GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
www.milas.org.tr  

KONUK YAZARLAR - 6

Canımsın zeytin

 

Ben bu hafta sonu, Milas’a ömrümü uzatmaya geliyorum!

Yarın  

ve  

öbür  

gün,  

zeytin  

içinde,  

zeytin  

dolu  

bir  

hafta  

sonu  

bekliyor  

beni  

3.  

Milas

Zeytin Hasat Şenliği’nde...

“Zeytin hayattır” demelere, yazmalara doyamadım sizlere.

Doyamam ki zaten.

Elim kolum zeytinyağı olsun, saçlarım zeytin koksun diye diye çıkıyorum yola.

Ölümsüz ağaçtır zeytin; ömrüne ömür, sağlık, bereket, şifa, deva katar.

Öyle bir ağaç ki, bakmaya doyamazsın. Baktıkça içine dalar gidersin.

Baktıkça bakasın, gidip sarılasın gelir.

Güçlüdür,   

dayanıklıdır,   

asildir...   

Sol   

bileğimdeki   

can   

damarımın   

üzerindeki

dövmemdir zeytin.

Barıştır... Tarihtir... Mitolojidir... Hikayedir... Çoook fazla şeydir zeytin.

Bu  

sene  

zeytin  

hakkında  

o  

kadar  

çok  

şey  

öğrendim  

ki  

Zeytin  

Dostu  

Derneği

sayesinde,  

minnetim  

sonsuz  

onlara.  

Öğrendiğim  

şeylerden  

biri  

de  

zeytin  

ağacının  

nasıl

budandığına dair şu sihirli cümle oldu:

“Öyle  

bir  

buduyorsun  

ki  

zeytinin  

dallarını;  

ağacın  

içinden  

hem  

güneş  

geçecek,

hem kuş rahatça uçup gidecek...”

Siz  

hiç  

bu  

kadar  

ihtişamlı,  

masalsı,  

dokunaklı  

bir  

budama  

tarifi  

duydunuz  

mu

hayatınızda?

Sürekli bu cümleyi düşünüyorum, zeytin ağaçlarına, dallarına bakarken...

Öyle bir budayacaksın ki, içinden güneş geçecek, kuşlar uçabilecek...

Şiir gibi değil mi?

İlk defa katılıyorum ben de Milas’taki bu hasat şenliğine.

Programda ne varsa hepsini yapmayı planlıyorum.

Zeytin  

yeme  

yarışından  

hasada;  

çocuklarla  

zeytin  

sıkımından  

büyüklerle  

zeytin

kırmaya, sohbet ve panellere kadar hepsinde varım.

Amaç   

zeytine   

dair   

tüm   

geleneklerimize   

sahip   

çıkmak.   

Yörenin   

zeytiniyle   

ilgili

farkındalık yaratmak.

Memecik zeytini, bu yörenin zeytini.

Antik çağlardan beri Milas topraklarında yetişiyor.

Bu  

sene  

ilk  

defa  

Yalıkavak’ta  

bahçemdeki  

9  

ağacımızdan  

hem  

zeytinlerimi,  

hem

zeytinyağımı  

almak  

nasip  

oldu  

bana  

da.  

Nasıl  

başka  

bir  

duygu  

anlatamam,  

sığmaz

buralara.

Bir insanın dikip büyütüp toplayıp tadına baktığı şeyin kıymeti bambaşka.

Hayatımı  

zeytine,  

zeytinle  

birlikte  

komple  

doğaya,  

toprağa,  

çiçeğe,  

böceğe,  

arıya

adasam yine doyamam.

Herkesin  

büyüyünce  

olmayı  

hayal  

ettiği  

bir  

şey  

vardır  

ya,  

benim  

de  

yaşlandıkça

hayallerim netleşti.

Sağlığımda   

toprağa   

yaklaşıp   

toprakla   

haşır   

neşir   

olacağım   

bir   

minik   

hayatçık

planlıyorum.

Sade,    

az,    

öz,    

kendime    

yetecek,    

kimselere    

muhtaç    

olmadan    

her    

şeyimi

paylaşabilecek    

olduğum    

bir    

toprak    

ana    

olmayı    

hayal    

ediyorum    

sürekli.    

Buna

çabalıyorum.

Yavaş   

yavaş   

yaklaşıyorum   

da   

hayalime,   

çocuklar   

büyüyüp   

kendi   

hayatlarına

uçmaya yakınlaştıkça ben de kendi hayalime yakınlaşıyorum.

Burnumda resmen zeytin kokusu yazıyorum bu yazıyı.

Muğla il sınırları içine girip, memlekete kavuşma vaktim gelmiş benim.

E hadin gari...

Zeytin vakti...

Yalçın BAYER - (1)

Dilara PEKEL

Yalçın BAYER - (2)

Celal BAŞLANGIÇ

Yonca TOKBAŞ - (1)

(17 Kasım 2016)

DİĞER YAZARLAR

Yonca TOKBAŞ - (2)

Prof. Dr. Adnan ERKUŞ - (1)

Kent

ve İnsan

Osman BERBEROĞLU

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017

KONUK YAZARLAR - 6

Canımsın zeytin

 

Ben    

bu    

hafta    

sonu,    

Milas’a    

ömrümü    

uzatmaya

geliyorum!

Yarın  

ve  

öbür  

gün,  

zeytin  

içinde,  

zeytin  

dolu  

bir  

hafta

sonu bekliyor beni 3. Milas Zeytin Hasat Şenliği’nde...

“Zeytin   

hayattır”   

demelere,   

yazmalara   

doyamadım

sizlere.

Doyamam ki zaten.

Elim  

kolum  

zeytinyağı  

olsun,  

saçlarım  

zeytin  

koksun

diye diye çıkıyorum yola.

Ölümsüz  

ağaçtır  

zeytin;  

ömrüne  

ömür,  

sağlık,  

bereket,

şifa, deva katar.

Öyle  

bir  

ağaç  

ki,  

bakmaya  

doyamazsın.  

Baktıkça  

içine

dalar gidersin.

Baktıkça bakasın, gidip sarılasın gelir.

Güçlüdür,   

dayanıklıdır,   

asildir...   

Sol   

bileğimdeki   

can

damarımın üzerindeki dövmemdir zeytin.

Barıştır...    

Tarihtir...    

Mitolojidir...    

Hikayedir...    

Çoook

fazla şeydir zeytin.

Bu  

sene  

zeytin  

hakkında  

o  

kadar  

çok  

şey  

öğrendim  

ki

Zeytin  

Dostu  

Derneği  

sayesinde,  

minnetim  

sonsuz  

onlara.

Öğrendiğim     

şeylerden     

biri     

de     

zeytin     

ağacının     

nasıl

budandığına dair şu sihirli cümle oldu:

“Öyle   

bir   

buduyorsun   

ki   

zeytinin   

dallarını;   

ağacın

içinden    

hem    

güneş    

geçecek,    

hem    

kuş    

rahatça    

uçup

gidecek...”

Siz   

hiç   

bu   

kadar   

ihtişamlı,   

masalsı,   

dokunaklı   

bir

budama tarifi duydunuz mu hayatınızda?

Sürekli   

bu   

cümleyi   

düşünüyorum,   

zeytin   

ağaçlarına,

dallarına bakarken...

Öyle   

bir   

budayacaksın   

ki,   

içinden   

güneş   

geçecek,

kuşlar uçabilecek...

Şiir gibi değil mi?

İlk    

defa    

katılıyorum    

ben    

de    

Milas’taki    

bu    

hasat

şenliğine.

Programda ne varsa hepsini yapmayı planlıyorum.

Zeytin   

yeme   

yarışından   

hasada;   

çocuklarla   

zeytin

sıkımından  

büyüklerle  

zeytin  

kırmaya,  

sohbet  

ve  

panellere

kadar hepsinde varım.

Amaç  

zeytine  

dair  

tüm  

geleneklerimize  

sahip  

çıkmak.

Yörenin zeytiniyle ilgili farkındalık yaratmak.

Memecik zeytini, bu yörenin zeytini.

Antik çağlardan beri Milas topraklarında yetişiyor.

Bu     

sene     

ilk     

defa     

Yalıkavak’ta     

bahçemdeki     

9

ağacımızdan   

hem   

zeytinlerimi,   

hem   

zeytinyağımı   

almak

nasip   

oldu   

bana   

da.   

Nasıl   

başka   

bir   

duygu   

anlatamam,

sığmaz buralara.

Bir  

insanın  

dikip  

büyütüp  

toplayıp  

tadına  

baktığı  

şeyin

kıymeti bambaşka.

Hayatımı   

zeytine,   

zeytinle   

birlikte   

komple   

doğaya,

toprağa, çiçeğe, böceğe, arıya adasam yine doyamam.

Herkesin  

büyüyünce  

olmayı  

hayal  

ettiği  

bir  

şey  

vardır

ya, benim de yaşlandıkça hayallerim netleşti.

Sağlığımda    

toprağa    

yaklaşıp    

toprakla    

haşır    

neşir

olacağım bir minik hayatçık planlıyorum.

Sade,   

az,   

öz,   

kendime   

yetecek,   

kimselere   

muhtaç

olmadan  

her  

şeyimi  

paylaşabilecek  

olduğum  

bir  

toprak  

ana

olmayı hayal ediyorum sürekli. Buna çabalıyorum.

Yavaş    

yavaş    

yaklaşıyorum    

da    

hayalime,    

çocuklar

büyüyüp   

kendi   

hayatlarına   

uçmaya   

yakınlaştıkça   

ben   

de

kendi hayalime yakınlaşıyorum.

Burnumda resmen zeytin kokusu yazıyorum bu yazıyı.

Muğla   

il   

sınırları   

içine   

girip,   

memlekete   

kavuşma

vaktim gelmiş benim.

E hadin gari...

Zeytin vakti...

Yalçın BAYER - (1)

Dilara PEKEL

Yalçın BAYER - (2)

Celal BAŞLANGIÇ

Yonca TOKBAŞ - (1)

(17 Kasım 2016)

DİĞER YAZARLAR

Yonca TOKBAŞ - (2)

www.milas.org.tr    

Prof. Dr.

Osman ERKUŞ - (1)

Facebook sayfamız yayına başladı.

Osman BERBEROĞLU

Kent ve İnsan

Diğer sayfalar için tıklayınız Diğer sayfalar için tıklayınız