GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
www.milas.org.tr  
MİLAS’TA YAŞAM SÜRENLER RUMLAR Birinci   Dünya   Savaşı   yıllarında   Milas’ta   3323   Rum   yaşıyordu.   Bu   Rumlar,   Birinci   Dünya Savaşı        sırasında        Adalara        sürülmüştür.        Bunların        2156’sı        merkezden,        429’u Mandalyat’tan(Selimiye’den),   383’ü   Güllük’ten   ve   355’i   Kuyucak’tandır.   Tüm   Batı   Anadolu’dan Adalara   sürülen   bu   Rumların   hayatta   kalan   yaklaşık   ¾’ü,   1919’dan   sonra   tekrar   Anadolu’daki yerlerine     dönmüşlerdir.     Bu     durumda,     2     bini     aşkın     Rum’un     Milas’a     döndüğü     tahmin edilmektedir.     1924     Türk-Yunan     nüfus     mübadelesi     sonucu,     Milas’taki     Rumların     hepsi Yunanistan’a   göç   etmiştir.   Cumhuriyet   döneminde   Milas’ta   hiç   Rum   kalmamıştır.   Şimdi   Hava Meydan    Komutanlığı    tarafından    askeri    gazino    olarak    kullanılan    eski    askerlik    şubesi    binası; Milas’ta   yaşayan   Ortodoks   Rumlar   tarafından(M.S.   5   yy’da   Milas’ta   Hıristiyanlığın   yayılması   için çalışan)    Azize    Osia    Kseninin    anısına    kilise    olarak    inşa    edilmiştir.    Bu    binanın    zemin    kattaki kapısının    üzerinde    yer    alan    bir    Rumca    kitabede    kilisenin    1840    yılında    onarım    gördüğü anlaşılmaktadır.     Tarihi     kayıtlarda,     bu     kilisenin     bahçesinde     Rum-Ortodoks     cemaatinin mezarlığının   bulunduğu   ve   bu   mezarlığın   içinde   ise   söz   konusu   cemaatin   ilkokulunun   olduğu belirtilmektedir. MUSEVİLER (YAHUDİLER) Yahudilerin,    18.    ve    19.    yüzyılda    Milas’ta    yaşadıkları    bilinmesine    rağmen,    bölgede Yahudilerin   geçmişi   daha   eskilere   uzanır.   Tarihi   kaynaklar   tarafından,   Milas   sınırları   içinde   yer alan   ve   o   dönemde   bir   liman   şehri   olan   İasos   antik   kentinde,   İ.Ö.   bir   Yahudi   cemaatinin   olduğu belirtilmektedir.    İ.Ö.    6.    yüzyılda,    yine    Milas’a    komşu    olan    Bodrum’un    Gümüşlük    limanında bulunan   bir   mezar   taşının   üzerindeki   İbranice   yazılardan   da   bu   bölgede   Yahudilerin   yaşadığı anlaşılmaktadır.  Anadolu’da     hüküm     süren     çok     sayıdaki     “Anadolu     Beylikleri”nde     olduğu     gibi     bu Beyliklerden    biri    olan    ve    başkenti    Milas    olan    Menteşe    Beyliği    döneminde,    1300’lü    yılarda, Milas’ta   Yahudilerin   yaşadığı   bilinmektedir.   Örneğin,   Milas’ta,   Musalla   diye   anılan   yerde   bulunan silindirdik   bir   mezar   taşının   üzerinde   İbranice   harflerle   Samuel   Behar   Yitzhak-1356   yazısının bulunduğu görülmüştür. Menteşe    Beyliği    döneminden    sonra    Osmanlı    dönemi    olan    19.yüzyıla    kadar    Milas’ta Yahudilerin   varlığına   ilişkin   elimizde   bir   veri   bulunmamaktadır.   19.   yüzyılda   Yahudiler   Milas’a; Rodos,   Aydın   ve   İzmir’den   gelmişlerdir.      19.   yüzyılın   ilk   yarısında   Milas’ta   10   aileden   oluşan   bir Yahudi   topluluğu   vardı.   Milas   Yahudi   Cemaatinin   nüfusu   1904-1905   yıllarında   542   olmuş,   bu sayı,   1914-1915   yıllarında   1005’e   ulaşmıştı.   Osmanlı   kayıtlarına   göre   14   Mart   1914   tarihinde Menteşe’de(Muğla    ilinde)    1615    Yahudi    yaşamaktadır.    Bu    dönemde    Muğla    ilinde    en    yoğun Yahudi   nüfusu   Milas’ta   bulunuyordu.   Milas’taki   Yahudi   nüfusunun   yoğunluğunun   iki   ana   nedeni var.     Bunlardan     birincisi,     1.     Dünya     Savaşında,     Bodrum’un     savaş     gemileri     tarafından bombalanma   tehlikesine   karşı   buradaki   Yahudilerin   bir   kısmının   Milas’a   taşınması.   Diğer   neden ise,   Milas’ın   verimli   topraklara   sahip   olması   ve   tarımsal   ürünlerinin   çokluğu…   Milas’ın   önemli oranda   ticari   potansiyele   sahip   olması   ve   ekonomik   hayatın   canlılığı;   pek   çok   Yahudi   açısından, Milas’ı cazip hale getiriyordu. Milaslı   Yahudiler,   Milas’ın   eski   kent   dokusunun   bulunduğu   Hoca   Bedrettin   ve   Hisarbaşı Mahallesinde   yaşamaktaydılar.   Bu   özelliğinden   dolayı,   Hoca   Bedrettin   Mahallesi,   halk   arasında, “Yahudi   Mahallesi”   olarak   bilinir.   Yahudiler,   bu   mahallelerde   genellikle,   bir   arada   ve   toplu   olarak yaşarlardı.      Osmanlı   Devletinin,   yönetimi   altında   bulunan   azınlıklara   sağladığı   din   ve   ibadet özgürlüğü   gereği,   Hoca   Bedrettin   Mahallesi   Çiçek   Sokakta   bulunan   birbirine   bitişik   durumda olan   iki   havrada(sinagog’da)   ibadetlerini   yaparlardı.   Bu   havralardan   biri   1850’de,   diğeri   1897’de yapıldı. Bu havraların yerinde şimdi Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü binası bulunmaktadır. Milas’ta   Yahudi   Cemaatinin   çocuklarının   eğitimi   önceleri   Tevrat   eğitimi   veren   Talmud   Tora gibi    dini    okullarda    sağlanıyordu.    Avram    Galanti,    1851    yılında    Milas’ta    ‘Talmud    Tora’nın varlığından   söz   etmektedir.   Havranın   hemen   yanındaki   Musevi   okulunda   1897’de   49   öğrenci öğrenim    görürken,    1908’de    95    öğrenci    öğrenim    görmektedir.    Kızlar    için    de    ayrı    bir    okul bulunmaktadır.    Ayrıca    bazı    Yahudi    çocukları    ilköğrenimlerini    Türkçe    eğitim-öğretim    veren Menteşe İlkokulunda, orta öğrenimlerini ise Milas Ortaokulunda sürdürmüşlerdir. Milas   Yahudileri   genelde   ticaretle   uğraşırlardı.   Yahudilerin   Milas’a   yerleşmesinde   ticari etkenler   başta   gelir.   Başta   tütün   ve   pamuk   olmak   üzere   tarımsal   ürünlerin   ticareti,   zeytin   ve zeytinyağı   ticareti,   manifatura   ve   kuyumculuk   gibi   işlerin   tümü   neredeyse   Yahudilerin   elindeydi. Madencilik(zımpara)    yine    onların    elindeydi.    “Milas    halısı”    dokuyan    halı    atölyeleri    işlettiler. Milas’ta   45   manifatura   mağazasından   42’si   Yahudilerindi.   Milaslı   Yahudi   tüccarlar,   Güllük   limanı üzerinden    İzmir’e    veya    Avrupa    ülkelerine    çeşitli    ürünler    gönderiyorlardı.    Yahudilerin    sahip oldukları       meslekler       şunlardı:       Tüccarlık,       Manifaturacılık,       Kuyumculuk,       Tenekecilik, Mumculuk(balmumu),    Tütün    Eksperliği,    Rakı    imalatçılığı,    Kebapçılık,    Ayakkabıcılık,    Ayakkabı imalatı,   Terzilik,   Eczacılık,   Mühendislik,   Doktorluk,   Avukatlık,   Öğretmenlik,   Zücaciyecilik,   Sabun imalatçılığı, Memurluk… Milas   Yahudileri,   küçük   olayların   dışında,   Milas   halkıyla   uyumlu   ve   huzurlu   bir   şekilde yaşamlarını   sürdürdüler.   Başka   bölgelerde   yaşanılanlar   gibi   Milas’ta   Yahudi   aleyhtarlığı   gibi   bir durum    yoktu.    1910    yılında    Milas’ta    157    Yahudi    ailesi    vardı.    Bu    tarihten    sonra    bazı    Milaslı Yahudiler   İzmir’e   göçerek   ticari   yaşamlarını   orada   sürdürdüler.   Okuyan   gençler,   bir   daha   geri dönmeyerek   yaşamlarına   İzmir,   İstanbul   gibi   büyük   kentlerde   devam   ettirdiler.   İzmir   ve   İstanbul dışında,    Aydın,    Söke,    Bursa,    Ankara,    Datça,    Bandırma,    Çanakkale,    Edirne,    Çorlu,    Tekirdağ, Mersin    ve    Adana’ya    göç    edenler    oldu.    Bir    kısma    da;    Avrupa    ülkelerine,    Amerika’ya    ve Afrika(Kongo)’ya   göç   etti.   1927’de   Milas’ta   80   aile   kalmıştı.      1932’den   sonra   nüfus   giderek   azaldı. Milas’tan    Yahudilerin    esas    göçü    1948’de    İsrail    devletinin    kurulmasıyla    oldu.    Önce    gençler, askerlik   için   İsrail’e   gitti.   Sonra   yaşlılar   ve   kadınlar,   İzmir   üzerinden   İsrail’e   göç   etti.   Şimdi   Milas’ta Yahudi    izlerini    taşıyan;    onların    kaldığı    evler,    Milas’ın    güneyinde    Sodra    dağının    eteklerinde bulunan    Yahudi    Mezarlığı    ve    bir    de    Yahudi    (Hoca    Bedrettin)    Mahallesindeki    Park    Caddesi üzerinde   bulunan   Madenci   Nissim   Tarica’nın   evinin   giriş   kapısının   üzerinde,   İbranice   yazıyla 5640 rakamı olan bir kitabe bulunmaktadır. ERMENİLER Milas’a   Ermenilerin   ne   zaman   ve   nereden   geldikleri   tam   olarak   bilinmemektedir.   Büyük bir    olasılıkla    ticaret    amaçlı    Milas’a    geldikleri    sanılmaktadır.    Pokocke,    Ermenilerin,    18.    yy’da ticaret    amaçlı    mevsimlik    ya    da    sezonluk    olarak    Milas’a    geldiklerini    yazmaktadır.    Gezgin Chandler,   Milas’taki   handa   çok   sayıda   Ermeni   ve   Rum   tüccarın   olduğundan   söz   etmektedir. Milas’ın   19.   yy’a   ait   nüfus   bilgilerini   veren   W.   Turner’e   göre   1818   yılında   Miilas’ın   nüfusu   2   bin haneydi. Bu hanelerden 130’u Rum, 30’u Ermeni ve 10’u Yahudilere ait bulunuyordu.

Milas Efe Ekibi

Davul - Zurna Kültürü

Milas Arastası

Efsaneleri

Geleneksel Sporlar

Milas’ta Yaşam Sürenler

Milas’ın Kültürü

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017

Milas’ın Kültürü

Milas Efe Ekibi

www.milas.org.tr    
Facebook sayfamız yayına başladı.
MİLAS’TA YAŞAM SÜRENLER RUMLAR Birinci   Dünya   Savaşı   yıllarında   Milas’ta   3323   Rum   yaşıyordu.   Bu Rumlar,   Birinci   Dünya   Savaşı   sırasında   Adalara   sürülmüştür.   Bunların 2156’sı       merkezden,       429’u       Mandalyat’tan(Selimiye’den),       383’ü Güllük’ten    ve    355’i    Kuyucak’tandır.    Tüm    Batı    Anadolu’dan    Adalara sürülen    bu    Rumların    hayatta    kalan    yaklaşık    ¾’ü,    1919’dan    sonra tekrar    Anadolu’daki    yerlerine    dönmüşlerdir.    Bu    durumda,    2    bini aşkın    Rum’un    Milas’a    döndüğü    tahmin    edilmektedir.    1924    Türk- Yunan      nüfus      mübadelesi      sonucu,      Milas’taki      Rumların      hepsi Yunanistan’a   göç   etmiştir.   Cumhuriyet   döneminde   Milas’ta   hiç   Rum kalmamıştır.    Şimdi    Hava    Meydan    Komutanlığı    tarafından    askeri gazino   olarak   kullanılan   eski   askerlik   şubesi   binası;   Milas’ta   yaşayan Ortodoks    Rumlar    tarafından(M.S.    5    yy’da    Milas’ta    Hıristiyanlığın yayılması   için   çalışan)   Azize   Osia   Kseninin   anısına   kilise   olarak   inşa edilmiştir.   Bu   binanın   zemin   kattaki   kapısının   üzerinde   yer   alan   bir Rumca       kitabede       kilisenin       1840       yılında       onarım       gördüğü anlaşılmaktadır.    Tarihi    kayıtlarda,    bu    kilisenin    bahçesinde    Rum- Ortodoks   cemaatinin   mezarlığının   bulunduğu   ve   bu   mezarlığın   içinde ise söz konusu cemaatin ilkokulunun olduğu belirtilmektedir. MUSEVİLER (YAHUDİLER) Yahudilerin,   18.   ve   19.   yüzyılda   Milas’ta   yaşadıkları   bilinmesine rağmen,    bölgede    Yahudilerin    geçmişi    daha    eskilere    uzanır.    Tarihi kaynaklar   tarafından,   Milas   sınırları   içinde   yer   alan   ve   o   dönemde   bir liman    şehri    olan    İasos    antik    kentinde,    İ.Ö.    bir    Yahudi    cemaatinin olduğu    belirtilmektedir.    İ.Ö.    6.    yüzyılda,    yine    Milas’a    komşu    olan Bodrum’un      Gümüşlük      limanında      bulunan      bir      mezar      taşının üzerindeki   İbranice   yazılardan   da   bu   bölgede   Yahudilerin   yaşadığı anlaşılmaktadır.  Anadolu’da   hüküm   süren   çok   sayıdaki   “Anadolu   Beylikleri”nde olduğu   gibi   bu   Beyliklerden   biri   olan   ve   başkenti   Milas   olan   Menteşe Beyliği    döneminde,    1300’lü    yılarda,    Milas’ta    Yahudilerin    yaşadığı bilinmektedir.   Örneğin,   Milas’ta,   Musalla   diye   anılan   yerde   bulunan silindirdik   bir   mezar   taşının   üzerinde   İbranice   harflerle   Samuel   Behar Yitzhak-1356 yazısının bulunduğu görülmüştür. Menteşe    Beyliği    döneminden    sonra    Osmanlı    dönemi    olan 19.yüzyıla   kadar   Milas’ta   Yahudilerin   varlığına   ilişkin   elimizde   bir   veri bulunmamaktadır.   19.   yüzyılda   Yahudiler   Milas’a;   Rodos,   Aydın   ve İzmir’den   gelmişlerdir.      19.   yüzyılın   ilk   yarısında   Milas’ta   10   aileden oluşan   bir   Yahudi   topluluğu   vardı.   Milas   Yahudi   Cemaatinin   nüfusu 1904-1905   yıllarında   542   olmuş,   bu   sayı,   1914-1915   yıllarında   1005’e ulaşmıştı.     Osmanlı     kayıtlarına     göre     14     Mart     1914     tarihinde Menteşe’de(Muğla   ilinde)   1615   Yahudi   yaşamaktadır.   Bu   dönemde Muğla     ilinde     en     yoğun     Yahudi     nüfusu     Milas’ta     bulunuyordu. Milas’taki    Yahudi    nüfusunun    yoğunluğunun    iki    ana    nedeni    var. Bunlardan   birincisi,   1.   Dünya   Savaşında,   Bodrum’un   savaş   gemileri tarafından    bombalanma    tehlikesine    karşı    buradaki    Yahudilerin    bir kısmının     Milas’a     taşınması.     Diğer     neden     ise,     Milas’ın     verimli topraklara    sahip    olması    ve    tarımsal    ürünlerinin    çokluğu…    Milas’ın önemli   oranda   ticari   potansiyele   sahip   olması   ve   ekonomik   hayatın canlılığı; pek çok Yahudi açısından, Milas’ı cazip hale getiriyordu. Milaslı    Yahudiler,    Milas’ın    eski    kent    dokusunun    bulunduğu Hoca    Bedrettin    ve    Hisarbaşı    Mahallesinde    yaşamaktaydılar.    Bu özelliğinden   dolayı,   Hoca   Bedrettin   Mahallesi,   halk   arasında,   “Yahudi Mahallesi”    olarak    bilinir.    Yahudiler,    bu    mahallelerde    genellikle,    bir arada    ve    toplu    olarak    yaşarlardı.        Osmanlı    Devletinin,    yönetimi altında   bulunan   azınlıklara   sağladığı   din   ve   ibadet   özgürlüğü   gereği, Hoca    Bedrettin    Mahallesi    Çiçek    Sokakta    bulunan    birbirine    bitişik durumda    olan    iki    havrada(sinagog’da)    ibadetlerini    yaparlardı.    Bu havralardan   biri   1850’de,   diğeri   1897’de   yapıldı.   Bu   havraların   yerinde şimdi Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü binası bulunmaktadır. Milas’ta   Yahudi   Cemaatinin   çocuklarının   eğitimi   önceleri   Tevrat eğitimi   veren   Talmud   Tora   gibi   dini   okullarda   sağlanıyordu.   Avram Galanti,     1851     yılında     Milas’ta     ‘Talmud     Tora’nın     varlığından     söz etmektedir.   Havranın   hemen   yanındaki   Musevi   okulunda   1897’de   49 öğrenci   öğrenim   görürken,   1908’de   95   öğrenci   öğrenim   görmektedir. Kızlar    için    de    ayrı    bir    okul    bulunmaktadır.    Ayrıca    bazı    Yahudi çocukları     ilköğrenimlerini     Türkçe     eğitim-öğretim     veren     Menteşe İlkokulunda,        orta        öğrenimlerini        ise        Milas        Ortaokulunda sürdürmüşlerdir. Milas    Yahudileri    genelde    ticaretle    uğraşırlardı.    Yahudilerin Milas’a    yerleşmesinde    ticari    etkenler    başta    gelir.    Başta    tütün    ve pamuk   olmak   üzere   tarımsal   ürünlerin   ticareti,   zeytin   ve   zeytinyağı ticareti,    manifatura    ve    kuyumculuk    gibi    işlerin    tümü    neredeyse Yahudilerin    elindeydi.    Madencilik(zımpara)    yine    onların    elindeydi. “Milas   halısı”   dokuyan   halı   atölyeleri   işlettiler.   Milas’ta   45   manifatura mağazasından    42’si    Yahudilerindi.    Milaslı    Yahudi    tüccarlar,    Güllük limanı    üzerinden    İzmir’e    veya    Avrupa    ülkelerine    çeşitli    ürünler gönderiyorlardı.     Yahudilerin     sahip     oldukları     meslekler     şunlardı: Tüccarlık,             Manifaturacılık,             Kuyumculuk,             Tenekecilik, Mumculuk(balmumu),   Tütün   Eksperliği,   Rakı   imalatçılığı,   Kebapçılık, Ayakkabıcılık,     Ayakkabı     imalatı,     Terzilik,     Eczacılık,     Mühendislik, Doktorluk,    Avukatlık,    Öğretmenlik,    Zücaciyecilik,    Sabun    imalatçılığı, Memurluk… Milas   Yahudileri,   küçük   olayların   dışında,   Milas   halkıyla   uyumlu ve    huzurlu    bir    şekilde    yaşamlarını    sürdürdüler.    Başka    bölgelerde yaşanılanlar   gibi   Milas’ta   Yahudi   aleyhtarlığı   gibi   bir   durum   yoktu. 1910   yılında   Milas’ta   157   Yahudi   ailesi   vardı.   Bu   tarihten   sonra   bazı Milaslı   Yahudiler   İzmir’e   göçerek   ticari   yaşamlarını   orada   sürdürdüler. Okuyan    gençler,    bir    daha    geri    dönmeyerek    yaşamlarına    İzmir, İstanbul    gibi    büyük    kentlerde    devam    ettirdiler.    İzmir    ve    İstanbul dışında,    Aydın,    Söke,    Bursa,    Ankara,    Datça,    Bandırma,    Çanakkale, Edirne,   Çorlu,   Tekirdağ,   Mersin   ve   Adana’ya   göç   edenler   oldu.   Bir kısma   da;   Avrupa   ülkelerine,   Amerika’ya   ve   Afrika(Kongo)’ya   göç   etti. 1927’de    Milas’ta    80    aile    kalmıştı.        1932’den    sonra    nüfus    giderek azaldı.    Milas’tan    Yahudilerin    esas    göçü    1948’de    İsrail    devletinin kurulmasıyla    oldu.    Önce    gençler,    askerlik    için    İsrail’e    gitti.    Sonra yaşlılar   ve   kadınlar,   İzmir   üzerinden   İsrail’e   göç   etti.   Şimdi   Milas’ta Yahudi   izlerini   taşıyan;   onların   kaldığı   evler,   Milas’ın   güneyinde   Sodra dağının   eteklerinde   bulunan   Yahudi   Mezarlığı   ve   bir   de   Yahudi   (Hoca Bedrettin)   Mahallesindeki   Park   Caddesi   üzerinde   bulunan   Madenci Nissim   Tarica’nın   evinin   giriş   kapısının   üzerinde,   İbranice   yazıyla   5640 rakamı olan bir kitabe bulunmaktadır. ERMENİLER Milas’a   Ermenilerin   ne   zaman   ve   nereden   geldikleri   tam   olarak bilinmemektedir.   Büyük   bir   olasılıkla   ticaret   amaçlı   Milas’a   geldikleri sanılmaktadır.     Pokocke,     Ermenilerin,     18.     yy’da     ticaret     amaçlı mevsimlik    ya    da    sezonluk    olarak    Milas’a    geldiklerini    yazmaktadır. Gezgin    Chandler,    Milas’taki    handa    çok    sayıda    Ermeni    ve    Rum tüccarın    olduğundan    söz    etmektedir.    Milas’ın    19.    yy’a    ait    nüfus bilgilerini   veren   W.   Turner’e   göre   1818   yılında   Miilas’ın   nüfusu   2   bin haneydi.   Bu   hanelerden   130’u   Rum,   30’u   Ermeni   ve   10’u   Yahudilere ait bulunuyordu.

Davul - Zurna Kültürü

Milas Arastası

Efsaneleri

Geleneksel Sporlar

Milas’ta Yaşam Sürenler

Diğer sayfalar için tıklayınız Diğer sayfalar için tıklayınız