GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
www.milas.org.tr  
Muğla   zeybek   kültürünün   yoğun   olarak   yaşandığı   bir   yerdir.   Milas   ve   köylerinde   de   Muğla zeybek    kültürünün    izlerine    rastlanır.    Milas    ve    çevresinde    çokça    oynanan    zeybek    oyunları şunlardır: - Muğla Zeybeği - Kerimoğlu - Harmandalı - Abdal Havası (Kocahava) - Sabah Namazı - Sürmelim - İndim daldan Budaktan (Baylan Zeybeği) Yöremizde,    seyrek    olarak    oynanan    ve    hatta    bazıları    unutulmaya    yüz    tutmuş    zeybek oyunlarımızdan bazılar şunlardır: - Dert Osman - Çıktım Tepe - Soğuk kuyu - Milas zeybeği - Yörük Kızı - Jandarma Zeybeği - Domuz Kızı - Eski Ferayi - Elifoğlu Zeybek Oyunları: İl   genelinde   oynanan   oyunlardır.   Oyun   havasının   çalınışına   göre,   çabuk   veya   yavaş,   basit veya   karmaşık   şekilde   oynanır.   Bu   oyun;   kol,   bacak   ve   gövde   hareketlerinden   oluşur.   Bu   oyunun ilerleme,    dönme,    hücum,    diz    çökme,    geri    gidiş,    tek    ayak    üzerinde    dönme;    oyunun    esas hareketlerini    meydana    getirir.    Oyuna    çıkan    kimse,    önceden    oynayanın    veya    bir    başkasının davetiyle   meydana   çıkar.   Oyuna   çıkan   kişi,   önce   elerlinin   terini   kurutuyormuş   gibi   yere   sürer,     ellerini   silkeler   ve   parmaklarının   güzel   çatlaması   için   olanca   gücünü   harcar.   Bundan   sonra, yalnız   ayakları   üzerinde   kısa   kısa   adım   atmalar   ve   dönmelerle   çalgının   seyrini   takip   ederek   oyun oynanır.      Beklenen   an   gelince,   kollar   yana   açılır,   omuzdan   dirseğe   kadar   olan   kısım   yere   paralel hale   getirilir   ve   parmaklar   müziğin   ritmine   göre   çıtlatılır.   Vücut   hareketleri,   müziğin   ritmine uygun olarak yapılır.  Günümüzde   halk   oyunları   genelde;   Çakdım   çakdım   yanmadı(Aydın   zeybeği),   Kadıoğlu zeybeği,   Ferayi   zeybeği,   İnceoğlu   zeybeği,   Tavas   zeybeği,   Çökertme   zeybeği,   Muğla   zeybeği, Kerimoğlu    zeybeği(Muğla    ve    Kerimoğlu    zeybeklerini,    kadınlar    da    oynar).        Bu    oyunlar    tekli oynandığı gibi; çiftli, dörtlü ve sekizli gruplar halinde de oynanır. Zeybek   oyunlarında   görülen,   esas   olarak   kol,   bacak   ve   gövde   hareketlerinden   oluşan; ilerleme,   dönme,   saldırma,   diz   çökme(dağda   gezen   zeybek,   gözetleme   anında   görünmemek   için bir   dizi   üzerine   çöker,   çöktüğü   dizdi   yorulunca   diğer   diziyle   değiştirir),   geri   çekilme,   tek   ayak üstünde   dönme,   seri   çaprazlar(atikliği   ve   çevikliği   ifade   eder),   bacak   çelme(zeybeğin   kendine olan    güvenini    ve    karşısındaki    kişiyi    hiçe    sayarak    meydan    okumasını    simgeler),    iki    zeybeğin karşılıklı   ayak   vurması(tozluklar   üzerinde   oluşan   tozları   silkmeyi   ifade   eder);   zeybek   oyunlarının ana figürleridir. Tek     başına     oyuna     çıkan     kimse,     kendine     özgü     bir     davranış     ile     çökerek,     terini kurutuyormuşçasına    ellerini    yere    sürterek,    ayağa    kalkar.    Asıl    amacı,    parmakların    daha    iyi çatlatılmasıdır.    Müziğin    temposuna    uyumlu    bir    şekilde    gezinmeye    başlar.    Gezinme,    oyuna konsantre   olma;   yürüyüş,   duruş   ve   davranışlarıyla   mertlik,   yiğitlik   sembolü   olan   efeyi   tanıtmaya çalışmasıdır.   Daha   sonra   müziğin   temposuna   uygun   olarak   kollar   yukarı   kaldırılır.   Parmaklar çıtlatılarak   dönme   hareketine   geçilir.   Ardından   tek   ayak   üzerinde   dönme,   bazen   de   oyunun etkisinde   kalınarak,   tempo   ve   müziği   bozmaksızın   oyunu   süsleyen   hoş   görünümlü   hareketlerle oynanmaya   devam   edilir.   Oyun   içersinde,   “hoppa”   demek,   oyunun   başlama   komutudur   ve   ekip başı   tarafından   söylenir.   “Haydi   efeler”,   oyun   anında   gür   ve   sert   bir   şekilde,   tüm   zeybekler   aynı anda   söylerler   ve   bu,   onların   birbirlerine   olan   güvenlerini   ve   saygılarını   ifade   eder.   “Hayda”, oyun   oynanırken   hep   beraber   anlamında,   coşkuyu   anlatır.   “Este”,   diz   çökerken,   tüm   zeybeklerce aynı   anda   gür   ve   sert   bir   şekilde   söylenir.      Naraları   ile   bacak   çelme,   sıçrama,   diz   çökme   gibi hareketlerle kişiler tüm güç ve yeteneklerini ortaya koymaya çalışırlar. Oyun   anında   ciddiyet   ve   sertlik   esastır.   Kişi   oynarken,   bu   ciddiyetini   ve   sertliği,   yüzündeki ifadelerden    anlaşılır.    Hiç    kimse,    oynamakta    olanların    iznini    almadan    oyuna    çıkamaz.    Eğer çıkarsa, saygısızlık yapmış olur. Daha sonra oyuncular, sırayla oyunlarını oynarlar. Kadın   Oyunları:   İnce   sazlar   dediğimiz;   cümbüş,   keman,   klarnet   ve   darbuka   eşliğinde oynanır.    Kadın    oyunlarında    genellikle    Sürmelim,    Karyolamın    demiri,    Deniz    üstü    köpürür, Eyübüm,   Keklik,   Muğla   zeybeği   ve   Kerimoğlu   oynanır.   Oyuncular,   düğün   ve   kına   gecelerinde, düğünü   idare   eden   yenge   veya   gelinin   en   yakın   akrabaları   tarafından,   kolundan   tutularak   veya çekilerek oyuna kaldırılır. Oynamak isteyenler sırayla oyunlarını oynarlar. KAYNAK:  Muğla İl Yıllıkları

Milas Efe Ekibi

Davul - Zurna Kültürü

Milas Arastası

Efsaneleri

Geleneksel Sporlar

Milas’ta Yaşam Sürenler

Milas’ın Kültürü

Türküler, Maniler, Deyimler

ve Atasözleri
HALK OYUNLARI

Geleneksel Halk Giysileri

Düğünler

Halk Oyunları

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017

Milas’ın Kültürü

www.milas.org.tr    
Facebook sayfamız yayına başladı.

Davul - Zurna Kültürü

Milas Arastası

Efsaneleri

Geleneksel Sporlar

Milas’ta Yaşam Sürenler

Türküler, maniler, Deyimler ve Atasözleri

Geleneksel Halk Giysileri

Düğünler

Muğla   zeybek   kültürünün   yoğun   olarak   yaşandığı   bir   yerdir. Milas   ve   köylerinde   de   Muğla   zeybek   kültürünün   izlerine   rastlanır. Milas ve çevresinde çokça oynanan zeybek oyunları şunlardır: - Muğla Zeybeği - Kerimoğlu - Harmandalı - Abdal Havası(Kocahava) - Sabah Namazı - Sürmelim - İndim daldan Budaktan (Baylan Zeybeği) Yöremizde,     seyrek     olarak     oynanan     ve     hatta     bazıları unutulmaya yüz tutmuş zeybek oyunlarımızdan bazılar şunlardır: - Dert Osman - Çıktım Tepe - Soğuk kuyu - Milas zeybeği - Yörük Kızı - Jandarma Zeybeği - Domuz Kızı - Eski Ferayi - Elifoğlu Zeybek Oyunları: İl   genelinde   oynanan   oyunlardır.   Oyun   havasının   çalınışına göre,   çabuk   veya   yavaş,   basit   veya   karmaşık   şekilde   oynanır.   Bu oyun;    kol,    bacak    ve    gövde    hareketlerinden    oluşur.    Bu    oyunun ilerleme,   dönme,   hücum,   diz   çökme,   geri   gidiş,   tek   ayak   üzerinde dönme;   oyunun   esas   hareketlerini   meydana   getirir.   Oyuna   çıkan kimse,   önceden   oynayanın   veya   bir   başkasının   davetiyle   meydana çıkar.    Oyuna    çıkan    kişi,    önce    elerlinin    terini    kurutuyormuş    gibi yere   sürer,      ellerini   silkeler   ve   parmaklarının   güzel   çatlaması   için olanca   gücünü   harcar.   Bundan   sonra,   yalnız   ayakları   üzerinde   kısa kısa    adım    atmalar    ve    dönmelerle    çalgının    seyrini    takip    ederek oyun   oynanır.      Beklenen   an   gelince,   kollar   yana   açılır,   omuzdan dirseğe   kadar   olan   kısım   yere   paralel   hale   getirilir   ve   parmaklar müziğin   ritmine   göre   çıtlatılır.   Vücut   hareketleri,   müziğin   ritmine uygun olarak yapılır.  Günümüzde      halk      oyunları      genelde;      Çakdım      çakdım yanmadı(Aydın      zeybeği),      Kadıoğlu      zeybeği,      Ferayi      zeybeği, İnceoğlu   zeybeği,   Tavas   zeybeği,   Çökertme   zeybeği,   Muğla   zeybeği, Kerimoğlu   zeybeği(Muğla   ve   Kerimoğlu   zeybeklerini,   kadınlar   da oynar).        Bu    oyunlar    tekli    oynandığı    gibi;    çiftli,    dörtlü    ve    sekizli gruplar halinde de oynanır. Zeybek    oyunlarında    görülen,    esas    olarak    kol,    bacak    ve gövde    hareketlerinden    oluşan;    ilerleme,    dönme,    saldırma,    diz çökme(dağda   gezen   zeybek,   gözetleme   anında   görünmemek   için bir    dizi    üzerine    çöker,    çöktüğü    dizdi    yorulunca    diğer    diziyle değiştirir),      geri      çekilme,      tek      ayak      üstünde      dönme,      seri çaprazlar(atikliği    ve    çevikliği    ifade    eder),    bacak    çelme(zeybeğin kendine   olan   güvenini   ve   karşısındaki   kişiyi   hiçe   sayarak   meydan okumasını   simgeler),   iki   zeybeğin   karşılıklı   ayak   vurması(tozluklar üzerinde   oluşan   tozları   silkmeyi   ifade   eder);   zeybek   oyunlarının ana figürleridir. Tek   başına   oyuna   çıkan   kimse,   kendine   özgü   bir   davranış   ile çökerek,   terini   kurutuyormuşçasına   ellerini   yere   sürterek,   ayağa kalkar.   Asıl   amacı,   parmakların   daha   iyi   çatlatılmasıdır.   Müziğin temposuna   uyumlu   bir   şekilde   gezinmeye   başlar.   Gezinme,   oyuna konsantre   olma;   yürüyüş,   duruş   ve   davranışlarıyla   mertlik,   yiğitlik sembolü   olan   efeyi   tanıtmaya   çalışmasıdır.   Daha   sonra   müziğin temposuna     uygun     olarak     kollar     yukarı     kaldırılır.     Parmaklar çıtlatılarak   dönme   hareketine   geçilir.   Ardından   tek   ayak   üzerinde dönme,   bazen   de   oyunun   etkisinde   kalınarak,   tempo   ve   müziği bozmaksızın      oyunu      süsleyen      hoş      görünümlü      hareketlerle oynanmaya   devam   edilir.   Oyun   içersinde,   “hoppa”   demek,   oyunun başlama    komutudur    ve    ekip    başı    tarafından    söylenir.    “Haydi efeler”,   oyun   anında   gür   ve   sert   bir   şekilde,   tüm   zeybekler   aynı anda    söylerler    ve    bu,    onların    birbirlerine    olan    güvenlerini    ve saygılarını    ifade    eder.    “Hayda”,    oyun    oynanırken    hep    beraber anlamında,   coşkuyu   anlatır.   “Este”,   diz   çökerken,   tüm   zeybeklerce aynı    anda    gür    ve    sert    bir    şekilde    söylenir.        Naraları    ile    bacak çelme,    sıçrama,    diz    çökme    gibi    hareketlerle    kişiler    tüm    güç    ve yeteneklerini ortaya koymaya çalışırlar. Oyun   anında   ciddiyet   ve   sertlik   esastır.   Kişi   oynarken,   bu ciddiyetini   ve   sertliği,   yüzündeki   ifadelerden   anlaşılır.   Hiç   kimse, oynamakta   olanların   iznini   almadan   oyuna   çıkamaz.   Eğer   çıkarsa, saygısızlık   yapmış   olur.   Daha   sonra   oyuncular,   sırayla   oyunlarını oynarlar. Kadın    Oyunları:    İnce    sazlar    dediğimiz;    cümbüş,    keman, klarnet   ve   darbuka   eşliğinde   oynanır.   Kadın   oyunlarında   genellikle Sürmelim,    Karyolamın    demiri,    Deniz    üstü    köpürür,    Eyübüm, Keklik,   Muğla   zeybeği   ve   Kerimoğlu   oynanır.   Oyuncular,   düğün   ve kına   gecelerinde,   düğünü   idare   eden   yenge   veya   gelinin   en   yakın akrabaları    tarafından,    kolundan    tutularak    veya    çekilerek    oyuna kaldırılır. Oynamak isteyenler sırayla oyunlarını oynarlar. KAYNAK:  Muğla İl Yıllıkları
HALK OYUNLARI

Halk Oyunları

Diğer sayfalar için tıklayınız Diğer sayfalar için tıklayınız