GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
www.milas.org.tr  

MİLAS İLE İLGİLİ RÖPORTAJLAR - 3

Bize kısaca özgeçmişinizden söz eder misiniz?

1946,   

Muğla   

doğumlu.   

Şiir   

ve   

edebi   

yazılarında   

çoğunlukla   

T.   

Ayhan   

ÇIKIN

imzasını  

kullandı.  

1970’lerde  

Tuğhan  

Ayhan,  

Ayhan  

Günhan,  

Âşık  

Köylü  

takma  

adlarıyla

da  

yazı  

ve  

şiirleri  

yayınlandı.  

Yatağan  

Cazkırlar  

Köyü  

İlkokulu  

(1956),  

Yatağan  

Ortaokulu

(1959),  

Aydın  

Lisesi  

(1962),  

Ege  

Üniversitesi  

Ziraat  

Fakültesi  

(1967)  

mezunu.  

1967’de

ziraat  

yüksek  

mühendisi  

olarak  

Uşak  

Tarım  

İl  

Müdürlüğünde  

6  

ay  

görev  

yaptı.  

  

1968’de

asistan  

olarak  

girdiği  

E.Ü.Ziraat  

Fakültesi  

Tarım  

Ekonomisi  

Bölümünde  

  

doktora  

(1974),

doçentlik   

(1980)   

ve   

profesörlük(1988)   

unvanlarını   

aldı..   

1978-1979   

arası   

Paris’te

mesleki    

çalışmalarda    

bulundu.    

Bir    

süre    

19    

Mayıs    

Üniversitesi    

ve    

Cumhuriyet

Üniversitesi’nde  

görev  

yaparak  

(1984-1985)  

eski  

görev  

yerine  

döndü.  

Burada  

Bölüm

Başkan    

Yardımcılığı,    

Tarım    

Politikası    

ve    

Yayım    

Anabilim    

Dalı    

başkanlığı    

ve

Kooperatifçilik  

bilim  

dalı  

başkanlığı  

görevlerinde  

bulundu.  

  

1999  

yılında  

emekli  

oldu.

Emekli  

olduktan  

sonra  

İzmir  

-  

Bornova’ya  

yerleşerek  

tüm  

zamanını  

çiftçilik  

ve  

edebiyat

çalışmalarına   

ayırdı.   

16   

Eylül   

2000’de   

geçirdiği   

kalp   

nakli   

ameliyatı   

biyolojik   

hayatı

kadar  

sanat  

ve  

düşünce  

hayatını  

da  

etkiledi.  

2007’de  

Muğla  

Üniversitesi’nde  

görev  

aldı.

Yüksek   

okul   

müdürlüğü,   

dekanlık,   

üniversite   

senato   

ve   

yönetim   

kurulu   

üyelikleri

görevlerinde  

bulundu.  

Kasım  

2010’da  

Türkiye’deki  

tüm  

GSF  

Resim  

Bölümü  

öğretim

elemanlarının   

eserlerinden   

oluşan   

“Büyük   

Buluşma”   

sergisinin   

organizatörlüğünü

yaptı.

Mesleki  

alanda,  

18’i  

kitap  

olmak  

üzere  

100’den  

fazla  

yayında  

imzası  

var.  

100

civarında   

ulusal   

ve   

uluslarası   

bilimsel   

toplantılara   

bildirili   

olarak   

katıldı.   

Pek   

çok

mesleki   

dergilerde   

danışmanlık   

ve   

hakemlik   

yaptı.   

1968’de   

Ege   

Telgraf   

şiir   

ikincilik

ödülünü,  

1994’de  

Türkiye  

Tütün  

Eksperleri  

Derneği  

  

ödülünü,  

1995’de  

“  

Fransız  

Tarım

ve    

Gıda    

Kalite    

Plaketi”    

ödülünü,    

2002’de    

    

Türkiye    

Milli    

Kooperatifler    

Birliği

Kooperatifçilik   

iletişim   

ödülünü   

aldı.Son   

yıllarda   

yazılarını   

ve   

şiirlerini   

   

internette   

 

“http://www.elelebizbize.com”,     

http://www.mylasa.net     

,vb..     

sitelerinde     

kendisine     

 

ayrılan  

sayfada  

yayımlamaktadır.  

Şiir  

kitapları  

:  

Zaman  

Çiçeği  

(2000),  

Ortak  

Kalpler

Türküsü (2005;Başka Yürek (Baskıya hazır).

Milas doğumlu değilsiniz ama çocukluğunuzun Milas’ını nasıl biliyorsunuz?

 

Ben   

aslen   

Yatağan,   

Cazkırlar   

Köyündenim.   

   

Çocukluğum   

1950’li   

yıllara,   

ilk

ergenlik  

çağım  

1960’lı  

yıllara  

denk  

gelir.  

O  

yıllarda  

Yatağan  

köylülerinin  

en  

önemli  

gelir

kaynağı  

tütündür.  

Bizim  

köyün  

tütünleri  

çoğunlukla  

Milas’ta  

oturan  

tütün  

tüccarlarına

satılırdı.  

Köyümüzün  

ekonomik  

ilişkileri  

Milas’la  

idi.  

Çoğunlukla  

babam  

ayda  

bir  

Milas’a

gider,  

ailenin  

ihtiyaçlarını  

tedarik  

ederdi.  

O  

zamanları  

bugünkü  

gibi  

araç-araba  

yoktu.

Ben,  

babamı  

çoğunlukla  

bugünkü  

Karaltı  

mevkiinde  

bekler,  

Milas’tan  

getirdiği  

eşyaları

eşekle  

köye  

taşırdım.  

Milas  

benim  

çocukluğumda  

gördüğüm  

en  

büyük  

kentti.  

1950-

60’lı   

yıllarda   

Milas   

Muğla’nın   

en   

büyük   

ilçesi   

idi.   

Muğla’nın   

siyasi   

çerçevesini   

Milas

oluştururdu.    

Ayrıca    

ortaokul    

sıralarında    

geleceğimi    

planlamada    

etkili    

olan    

üç

öğretmenim  

Milaslıydı:  

Ali  

Sonkul  

(Matematik  

öğretmenim),  

Nurhayat  

Sonkul  

(Coğrafya

öğretmenim),  

Dr.  

Tahir  

Çorbacıoğlu  

(Tabiat  

ve  

Fen  

Bilgisi  

öğretmenim).  

Bugünkü  

Beçin

ile   

Milas’ın   

Cumhuriyet   

Mahallesi,   

Sanayi   

Sitesinin   

olduğu   

yerler   

tütün   

tarlası   

ve

zeytinliklerle  

kaplıydı.  

O  

yıllarda  

Bodrum,  

2000’e  

ancak  

ulaşabilen  

nüfusuyla  

bir  

köy

yerleşimi konumundaydı.

Komşu  

ilçe  

Yatağan’dansınız.  

Milas’ta  

görev  

yaptınız  

bir  

süre.  

Milas’ın  

sizin

üzerinizde bıraktığı etki nedir?

Daha  

önce  

belirttiğim  

gibi  

Yatağanlıyım.  

Ancak  

yaşamımın  

son  

5  

yılını  

Milas’ta

geçirdim.    

Bu    

benim    

özelimde    

önemli    

bir    

olaydır.    

Öncelikle    

önemli    

bir    

sağlık

sorunundan    

sonra    

yeniden    

çalışma    

hayatına    

Milas’ta    

başladım.    

Hem    

de    

hiç

istemediğim   

halde   

bir   

kuruluşun   

müdürü   

olarak.   

Ben   

sadece   

yaşamla   

yeniden

bütünleşmenin  

yollarını  

ararken,  

o  

günkü  

Muğla  

Üniversitesi  

rektörü  

Sayın  

Prof.  

Dr.

Şener  

Oktik’in  

ısrarı  

ile  

Bodrum  

Güzel  

Sanatlar  

Fakültesi’ni  

de  

yönetmek  

durumunda

kaldım.  

Ben  

evimi  

Bodruma  

taşımadım,  

Milas’ta  

ikamet  

ettim.  

Bu  

süreç  

sağlığımı  

da

çok  

olumlu  

etkiledi.  

Özellikle  

çalışma  

arkadaşlarımın,  

beni  

kucaklayan  

Milaslı  

dostların

katkısıyla   

son   

5   

yılım   

mükemmel   

geçti:   

Evimin   

Balkonundan   

Sodra   

dağından   

gün

batımlarını    

izlemenin,    

Beçin    

Kalesi’nden    

gelen    

esintiye    

karşı    

bir    

kadeh    

rakı

yudumlamanın muhteşem tatlarını yaşadım.

Öncelikle,  

dışarıdan  

bakınca  

Milas  

nasıl  

görülüyor  

ve  

değerlendiriliyor?  

Bu

konudaki değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Milas  

dışarıdan  

her  

zaman  

övgüyle  

bahsedilen  

bir  

kenttir.  

Ancak  

Milas  

daha  

çok

geleneksel   

üretim   

ilişkilerinin   

egemen   

olduğu   

bir   

görünümünü   

hala   

muhafaza

etmektedir.  

Milas,  

sanırım  

Bodrum’un  

hızlı  

değişimi  

karşısında  

kendisini  

ifade  

etmekte

biraz  

zorlanmakta  

gibi  

geliyor  

bana.  

Örneğin  

bazı  

sahil  

kesimlerdeki  

turistik  

tesislerinin

adreslerini     

“Bodrum”     

şeklinde     

verdiklerini     

gözlemledim.     

Milas’ın     

kendisine,

kamuoyunda    

ve    

dünyada    

tanıtabilecek    

sürekli    

bir    

etkinlik    

yaratmalıdır    

diye

düşünüyorum.

Milas,   

yer   

altı   

ve   

yerüstü   

kaynakları   

açısından   

zengin   

bir   

ilçe.   

Özellikle

zeytin  

ağacı  

sayısı  

bakımından  

Türkiye’de  

potansiyeli  

çok  

yüksek  

olan  

yerlerden

birisi.  

Milas’ta  

zeytin  

ve  

zeytinyağı  

üretiminin  

gelişebilmesi  

için  

ne  

yapılmalı?

Bazı  

firmalar  

güzel  

ambalajlar  

içinde  

kendi  

markalarını  

yarattı.  

Fakat  

pazarlama

sorunları yaşıyorlar. Bu konudaki öneriniz/önerileriniz nedir?

Milas,  

yer  

altı,  

yerüstü  

zenginlikleri  

bakımından  

Muğla’nın,  

hatta  

Türkiye’nin  

önde

gelen    

ilçelerinden    

biridir.    

Temel    

hedef    

bu    

potansiyel    

kaynakları    

nihai    

ürüne

dönüştürebilecek,  

onları  

nihai  

pazarlara  

ulaştırabilecek  

sanayi  

ve  

ticari  

örgütlenmenin

sağlanabilmesidir.  

Ancak  

burada  

bir  

noktayı  

dikkate  

çekmek  

isterim:  

Muğla  

ili  

önemli

miktarda  

turist  

çeken  

bir  

yöredir.  

Bu  

yörede  

turizme  

dönük  

pek  

çok  

sanayi  

ve  

ticari

kuruluşlar  

mevcuttur.  

Muğla’nın  

resmi  

kuruluşları,  

sivil  

kuruluşlarının  

katkısıyla  

turizm

endüstrisinin  

arz  

ve  

talep  

desenlerini  

çıkarmalı;  

bu  

arz  

ve  

talep  

açısından  

Muğla  

ilinde

entegre  

çalışabilecek  

organizasyonlar  

geliştirmelidir.  

Milas  

için  

bunu  

Bodrum’la  

birlikte

düşünmek    

gerektiğini    

düşüyorum.    

Örneğin,    

Bodrum    

ve    

Muğla    

ilindeki    

turistik

tesislerinin   

zeytin,   

zeytinyağı   

talebi   

–   

özelliklerine   

göre-   

nedir?   

Bunlar   

nereden

karşılanmaktadır?  

Milas’ın  

bu  

arz-talep  

deseni  

içindeki  

payı  

nedir?  

Bunlar  

araştırılmalı;

turizm     

sanayinin     

talep     

ettiği     

zeytinyağının     

Milas’tan     

sağlanıp     

sağlanmadığı

saptanmalıdır.  

Daha  

sonra  

bu  

talebin  

Milas  

orijininden  

nasıl  

sağlanabileceği  

üzerinde

durulmalıdır.

Bunun  

yanında  

Milas  

zeytin  

ve  

zeytinyağları  

coğrafi  

işaret  

almalı;  

Milaslı  

firmalar

kendi   

özel   

markalarını   

bu   

coğrafi   

işaret   

çerçevesinde   

geliştirmelidirler.   

Ayrıca   

öne

çıkan   

firmalar   

etrafında,   

küçük   

firmaları   

(   

ve   

zeytin   

üreticilerini)   

toplayabilecek   

bir

örgütlenme  

yapısı  

geliştirmelilerdir:  

Böylece  

tek  

coğrafi  

işaretli,  

ancak  

üç  

beş  

önemli

alt-marka   

geliştirilerek   

yöre,   

ülke–dünya   

zeytinyağı   

piyasalarında   

yerini   

bulmaya

çalışmalıdır.

Milas  

önemli  

bir  

feldspat  

rezervine  

sahip  

bulunmaktadır.  

Çok  

sayıda  

firma

Milas’tan    

elde    

ettikleri    

feldspatı    

ön    

işlemden    

geçirdikten    

sonra    

üretim

merkezlerine    

gönderiyorlar.    

    

Buna    

bağlı    

olarak,    

iş    

ve    

istihdam    

yaratma

anlamında  

Milas’ta  

sanayi  

yatırımları  

yapılabilir  

mi?  

Milas’ın  

hava,  

kara  

ve  

deniz

ulaşım    

olanakları    

göz    

önüne    

alındığında,    

Milas’ta    

hangi    

tür    

yatırımların

yapılması önerilebilir?

Madenilik  

alanında  

yeterli  

bilgiye  

sahip  

değilim.  

Ancak,  

her  

ham  

maddenin  

kendi

bölgesinde,  

bu  

mümkün  

değilse,  

işgücü  

potansiyeli  

yüksek  

yakın  

bölgelerde,  

  

işleme

tesislerinin  

kurularak,  

hem  

istihdamın  

artırılması,  

hem  

de  

yaratılan  

katma  

değerlerin

Milas ve çevresinde kalması, yöre zenginliğini artıracaktır.

Milas  

tarihi  

ve  

kültürel  

değerler  

açısından  

çok  

zengin  

bir  

ilçe.  

Son  

yüzyılın

buluntusu  

olarak  

değerlendirilen  

Hekatomnos  

mezar  

anıtının  

ortaya  

çıkmasıyla

Milas’ın  

önemi  

daha  

da  

arttı.  

Gelecekte  

Milas  

turist  

hareketinin  

yoğun  

olarak

yaşandığı  

bir  

yer  

olacak.  

Milas’ın  

günübirlik  

uğranılıp  

geçilen  

bir  

yer  

olmaması

için   

Milas’ın   

geleceğinin   

şimdiden   

planlanılması   

gerekiyor.   

Bu   

konuda   

Milaslı

yerel  

yöneticilere  

önerileriniz  

neler  

olabilir?  

Milas’ın  

geleceğinin  

planlanılması  

ve

Milas’ın  

turizm  

sektörü  

içinde  

hak  

ettiği  

yerde  

olabilmesi  

için  

şimdiden  

yerine

getirilmesi gereken ev ödevleri nelerdir?

Kültürel  

amaçlı  

turist  

hareketleri  

gittikçe  

önem  

kazanan  

bir  

olgu.  

Milas’ın  

tarihi

zenginliğinin   

   

ona   

özel   

bir   

önem   

kazandırdığı   

da   

bir   

gerçek.   

Ancak,   

bu   

turizm

potansiyelinin     

harekete     

geçirilmesinde     

insan     

kaynağı     

son     

derecede     

önemli.

Müfredatda    

olup    

olmadığını    

bilmiyorum    

ama    

ilköğretim,    

hatta    

orta    

öğretim

programlarında   

Milas’ı   

tarihsel-kültürel-coğrafi   

olarak   

tanıtabilecek,   

ayrıca   

turizmle

ilgili   

dersler-kurslar   

konabilmeli.   

Bunun   

yanında   

Milaslı   

esnafın   

ve   

iş   

aleminin   

bu

çerçeve   

içinde   

eğitimi   

ve   

organize   

olmaları   

sağlanabilmeli.   

Otel-Motel   

yanında   

aile

pansiyonculuğu,  

yeme-içme  

yerleri  

turistin  

niteliğine  

ve  

niceliğine  

göre  

hazırlanmalı.

Kısacası,  

Milas’ın  

sivil,  

resmi  

organizasyonları  

Milaslıyı  

turizm  

açısından  

hazırlayıcı  

ve

bunu sürekli kılabilecek bir ev ödevinin alt yapısını kurmalı ve işletebilmelidir.

Bodrum  

turizmde  

bir  

marka.  

Milas’taki  

turizm  

hareketini  

Bodrum’dan  

ayrı

düşünmek     

mümkün     

değil.     

Milas     

ve     

Bodrum’un     

turizmdeki     

birlikteliği

bağlamında   

nasıl   

projeler   

geliştirilebilir?   

(Bodrum   

deniz   

ve   

eğlence   

turizmi

anlamında önde, Milas’ta ise tarih ve kültür turizmi belirleyici konumda…)

Sorunun  

yanıtını  

zaten  

sorunun  

içinde  

kendiniz  

vermişsiniz.  

Turistlerle  

doğrudan

temasta   

olan   

kuruluşlar,   

turistik   

bürolar   

ve   

turist   

rehberleridir.   

Bodrumdaki   

ve

Bodrum’a  

turist  

gelmesinde  

rol  

üstlenen  

turizm  

büroları-  

turist  

rehberleri  

ile  

Milas’taki

mevcut   

(   

veya   

oluşturulabilecek)   

turizm   

büroları-   

turist   

rehberlerinin   

koordineli

çalışmaları  

sağlanmalıdır.  

Bu  

bürolarca,  

farklı  

turistik  

gezi  

(coğrafi  

alanlar,  

tarihi  

ve

kültürel   

alanlar,   

vb..)   

için,   

turistlerin   

beklentilerine   

uygun   

olarak   

kısa/orta   

süreli

“turistik  

Milas  

paketleri”  

geliştirilmelidir.  

Örneğin  

Bodruma  

bir  

haftalığına  

gelen  

bir

turistik  

grubun  

ilgisini  

Milas’a  

çekebilecek  

tarihi  

ve  

kültürel  

ziyaretlerle  

ilgili  

etkinlikler

geliştirilebilir.

Milas  

kültür  

balıkçılığı  

konusunda  

da  

ileri  

düzeyde  

bir  

yer;  

hem  

denizde

kafes  

balıkçılığı  

hem  

de  

tarla  

balıkçılığı  

bakımından…  

Tarla  

balıkçılığı  

açısından

Milas,  

Türkiye’de  

en  

önemli  

üretim  

merkezi.  

Bu  

Milas’ın  

bir  

üstünlüğü,  

avantajı.

Milas’ta  

önemli  

bir  

iş  

ve  

kazanç  

alanı  

olan  

kültür  

balıkçılığı  

konusunda  

düşünce

ve önerilerinizi alabilir miyiz?

Son  

yıllarda  

turizmde  

yeni  

yaklaşımlar  

devreye  

girmiştir  

:  

“kaldığın  

yer  

önemli,

ancak  

yediğin  

şeyler  

daha  

da  

önemli”.  

Özellikle  

balık  

ve  

balık  

ürünleri  

beslenmede

odak  

gıdaların  

başlarında  

gelir.  

Milas’ta  

toprak  

havuzlarda  

yetiştirilen  

balıklar,  

özellikle

levrekler,  

deniz  

levrekleri  

kadar  

lezzetli.  

Hatta  

bazı  

lokantalarda  

deniz  

levreği  

olarak

satıldığını  

da  

gözlemledim.  

Ayrıca,  

bu  

toprak  

havuzlarda  

turistlerin  

olta  

ile  

balık  

tutup

kendilerine   

servis   

yapılmasından   

büyük   

haz   

duyduklarını   

da   

gözlemledim.   

Olta

balıkçılığı turizmi de alternatif bir turizm olarak geliştirilebilir.

Aydın ve Güllük Limanı demiryolu projesi bölgeye ne gibi yararlar sağlar?

Türkiye’nin  

en  

önemli  

açmazlarından  

biri  

de  

taşıma  

maliyetlerinin  

çok  

yüksek

olmasıdır.  

Bunun  

da  

en  

önemli  

nedeni,  

taşımacılığın  

petrol  

kaynaklı  

ürünlerle  

çalışan,

küçük    

hacimli    

araçlarla    

karayolundan    

yapılmasıdır.    

Oysa    

kitle    

taşımacılığının,

dolayısıyla   

birim   

taşıma   

maliyetlerinin   

karayollarından   

daha   

düşük   

olduğu   

taşıma

sistemleri   

demiryolları   

ve   

denizyolları   

taşımacılığıdır.   

Taşımacılık   

maliyetleri,   

ister

istemez  

ya  

ihracatçı,  

ya  

da  

ithalatçı  

firma  

tarafından  

karşılanacaktır.  

Özellikle  

petrol

fiyatlarının  

çok  

yüksek  

olduğu  

ülkemizde  

karayolu  

ile  

taşımacılık  

pahalıdır.  

Anadolu’dan

gelen    

ihraç    

ürünlerinin    

deniz    

yoluyla    

ithalatçı    

ülkelere    

gönderilmesi,    

taşıma

maliyetlerini  

azaltacaktır.  

Ayni  

şekilde,  

Limana  

gelen  

ithal  

ürünlerde  

Anadolu’nun  

içine

demiryolları    

ile    

taşınacağından,    

taşıma    

maliyetleri    

karayollarından    

daha    

ucuza

olacaktır.     

Özellikle     

Aydın-Güllük     

Demiryolu     

projesinin     

gerçekleşmesi,     

bölge

ekonomisine canlılık kazandıracaktır.

Bu röportajı siz benimle yapmış olsaydınız neler sorardınız?

Milas  

insanı,  

kendisiyle  

birlikte,  

  

Milas’a  

nasıl  

bakıyor?  

Kendisini  

ne  

ölçüde  

Milaslı

görüyor?  

  

Milas’ın  

ekonomik,  

sosyal,  

kültürel  

dokusu  

ne?  

Bu  

dokunun  

dinamikleri  

ne?

Bu   

dinamikler   

nasıl   

hareket   

ediyor?   

Bu   

dinamikler   

nasıl   

hareket   

etmeli?   

Bunların

ayrıntılı  

bir  

şekilde  

araştırılması  

ve  

tartışılması  

gerekir?  

Tabii,  

bu  

tarihi  

bir  

süreç  

içinde

gerçekleşir.  

Her  

adım,  

yeni  

bir  

adımın  

başlangıcını  

teşkil  

eder…  

Örneğin  

Nevzat  

Çağlar

Tüfekçi’nin   

Milas’la   

ilgili   

gözlemleri,   

röportajları,   

vb.   

bugünün   

Milas’ının   

geleceğe

yansıtılmasıdır.

Milas’ın   

sahip   

olduğu   

potansiyelleri   

doğrultusunda   

Milas’ın   

geleceğinin

planlanılması için neler yapılmalı?

İsterseniz    

bu    

sorunuzun    

yanıtını,    

biraz    

fantastik    

düşünmeyi    

seven    

bir

“Milassever”in “Milas Ütopyası” (özet olarak)  şeklinde yanıtlayayım:

MİLAS ÜTOPYASI

“Ütopya”  

hayal  

kurma,  

düş  

görme  

anlamında  

bir  

sözcük.  

Sevgili  

dostum  

rahmetli

Mahmut  

Türkmenoğlu,  

“hayal  

kurmak  

yaşamın  

tadı,  

geleceği  

planlamanın  

ilk  

adımıdır”.

Ayrıca,   

“aşılmayacak   

dağ   

yoktur;   

yeter   

ki   

basacağın   

yeri   

iyi   

seçmelisin”   

derdi.

Campenalla  

Ütopya  

edebiyatının  

ilk  

ürünü  

olan  

“Güneş  

Ülkesi”  

  

adlı  

kitabını  

1602’de

yayınlamıştır.  

  

Bu  

kitabı  

için  

zamanın  

Engizasyon  

Mahkemesinde  

papaz-  

yargıçların

kendisine  

yönelttiği  

suç,  

kiabındaki  

bilgilere  

şeytan  

vasıtasıyla  

ulaştığı  

yönündedir.  

O

dönemlerde  

Hıristiyanlığın  

en  

bağnaz  

yılları  

yaşanmakta,  

şeytanla  

işbirliği  

yapmanın  

(!)  

 

cezası  

ateşte  

yakmakla  

cezalandırılmaktadır.  

Campenalla’nın  

papaz-yargıçlara  

verdiği

yanıt   

çok   

ilginçtir   

:   

“bu   

bilgilere,   

sizin   

içtiğiniz   

şarabın   

onda   

biri   

kadar   

kandil   

yağı

yakarak okuduğum kitaplardan ulaşıyorum”.

“Milas  

Ütopyası”  

yazısı,  

Campenalla’nın  

“Güneş  

Ülkesi”  

kadar  

iddialı  

olmayacak

ama   

“Milas   

için   

hayal   

kurmak”   

ve   

bu   

hayallerini   

gerçekleştirme   

uğraşısı   

verenlere

umarım bir pencere açar.

*

Milas’ın   

kalkınması   

için   

onun   

kaynaklarını   

harekete   

geçirecek,   

elde   

edilen

sonuçların   

Milas’ta   

kullanılabilmesini   

sağlayabilecek   

bir   

yapılanmaya   

ihtiyaç   

var.   

 

Milas’ın  

kalkınmasını  

sağlayabilecek  

böyle  

bir  

kurumsal  

yapının  

temel  

öğelerini  

tarım,

sanayi  

ve  

hizmetler  

sektöründe  

faaliyet  

gösteren  

işletmeler  

ve  

bu  

işletmeler  

arasında

gerçekleştirilebilecek   

   

“karşılıklı   

yardımlaşma   

ve   

birbirilerini   

tamamlama”   

esprisi

çerçevesinde  

düşünmek  

gerek.  

  

Eğer  

böyle  

bir  

oluşum  

sağlanabilirse  

Milas  

(ve  

hatta

Muğla)   

yöresinde   

şu   

oluşumların   

gerçekleşmesi   

üzerinde   

durulabilir:   

finansal   

bir

özerkliği  

sağlayabilecek  

yerel  

ortaklıkların  

kurulması;  

kamu  

yetkilerinin  

bir  

bölümünün

yerel    

düzeyde    

gerçekleştirilebilmesi;    

    

ekonominin    

finanslaştırılmasından    

doğan

krizlerin   

hafifletilebilmesi;   

nüfus   

ve   

ekolojik   

sorunlardan   

kaynaklanan   

baskıların

azaltılması; Milas (Muğla) düzeyinde pazarın genişlemesi ve rekabetin geliştirilmesi.

Milas’ın   

kalkınması,   

özellikle   

tarım   

ve   

esnaf   

kesimindeki   

küçük   

işletmelerin

tedarik  

ve  

pazarlama  

aşamalarında  

arz  

ve  

taleplerini  

birleştirebilecek  

bir  

örgütlenmeye

gereksinimi  

vardır.  

Bunun  

için  

Milas  

düzeyinde  

oluşabilecek  

seçenekler  

araştırılmalı;

halkın  

güven  

kaybına  

neden  

olan  

sebepler  

ortaya  

çıkarılmalı;  

bireylerin  

özçıkarlarını

savunmaya iten sebepler ortaya konmalıdır.

Milas’ın  

kalkınması,  

küçük  

üreticilerin,  

özellikle  

çiftçilerin  

kooperatifleşmesinden

geçer.   

Kooperatifler,   

fakir   

köylü   

veya   

emeği   

ile   

geçinenleri   

piyasa   

süreci   

içine

sokabilen,  

bu  

grup  

insanların  

pazara  

giriş  

–  

çıkış  

noktalarını  

oluşturan  

çok  

özgül  

bir

şirket  

tipidir.  

Bu  

şirket  

tipini  

algılayan  

insanlar  

ve  

toplumlar  

kendi  

istihdamlarını  

ve

gelir  

potansiyellerini  

artırarak  

yeni  

bir  

toplumsal  

grup/  

yapı  

oluşturmuşlardır.  

  

Ayrıca

kooperatifleşme  

gelişebilirse,  

Milas  

ekonomisi,  

dolayısıyla  

toplum,  

demokratikleşecek;

Milas’ta  

toplumsal  

katılım  

ve  

kişisel  

sorumluluk  

üzerine  

oturmuş  

bir  

değerler  

sistemi

oluşacabilecektir;   

ortak   

hareket   

edebilen   

insan   

sayısı   

çoğaldıkça,   

toplumun   

güncel

özlemlerini, taleplerini etkili ve uygun yanıtları Milas’a taşıyabileceklerdir.

Milas ilçesinde çalışan insanlar için şunları sorgulamak gerekir:

İnsanların iş ve çalışma durumları nedir? Nasıl geliştirilebilirler?

Milas’ta   

üretim   

için   

kullanılan   

önemli   

ekipmanların   

kullanma   

durumu

nasıldır? Daha ekonomik kullanma durumu gerçekleştirilebilir mi?

Milas’ta  

ne  

üretiliyor?  

Ne  

miktar  

üretiliyor?  

Milas  

ilçesinde  

üretilen  

ürünler

nasıl ve nerelerde değerlendiriliyor?

Milas’ta  

geçmişten  

kalan  

tarihi  

mirasların  

bir  

envanteri  

çıkarılmış  

mı?  

  

Bu

miras nasıl değerlendiriliyor? Daha iyi değerlendirme seçenekleri nelerdir?

Milas’ta  

sektörler/  

firmalar  

arası  

kurulmuş  

iş  

zincir  

var  

mıdır?  

Bu  

zincir  

nasıl

devam ettirilebilir ve geliştirilebilir?

Milas’ta   

“herkesin   

ihtiyacı   

olan   

bir   

şeyi”   

saptamak   

ve   

ortak   

sorun   

(lar)

etrafında birleşebilecek insan grupları nasıl ortaya çıkarılabilir?

Milaslılara   

ait   

genel   

ihtiyaçları   

(konut   

edinme,   

gıda   

maddeleri   

tedariki,

seyahat  

etme,  

vb  

..)  

karşılayabilecek  

organizasyonlar  

  

nelerdir  

?  

Daha  

iyi  

seçenekler

mümkün müdür?

“Biz   

Milaslıların   

ihtiyacı   

olan   

her   

şeye   

ihtiyacımız   

sayarız”   

diyebilecek

“Milaslı yönetici/yönlendirici kadrolar yaratılabilir mi ?”.

İnsanlar   

Milas’ta   

nasıl   

yönetiliyor?   

Kendi   

kendini   

yöneten   

gruplar   

nasıl

yaratılabilir?

“Farklılığı     

yadsımadan”     

     

Milas’ın     

bütünlüğü     

için     

nasıl     

bir     

eylem

planlanabilir? Milas’ta özgürleşme ve demokrasi nasıl yaygınlaştırılabilir?

Vb…

Milas’ın  

kalkınması  

ve  

gelişmesi  

için  

  

«istihdamın  

korunması  

ve  

yeni  

iş  

alanlarının

yaratılması  

;  

toplumsal  

ve  

ekonomik  

dokunun  

korunması  

ve  

geliştirilmesi  

;  

Milas’ta

sürdürülebilir    

bir    

kalkınmanın    

devreye    

sokulması    

için    

gerekli    

kurumsal    

yapılar

oluşturulmalıdır»

Bunun   

için   

şu   

   

5   

hususun   

   

hayata   

nasıl   

geçirilebileceği   

üzerinde   

önemle

durulmalıdır :

1.Gücün paylaşılması :

Toplumsal  

ve  

ekonomik  

birimler  

arasında  

demokratik  

dayanışma  

stratejik  

bir

amaç   

olarak   

hedeflenmelidir.   

Toplumun   

örgütlenmesi,   

iş   

ve   

istihdam   

alanlarını

genişletecektir.  

Özellikle  

tarımsal  

kesimde  

ve  

küçük  

esnaf  

arasında  

kooperatifçiliğin

gelişmesi,   

Milas’lıların   

   

yöresel   

dinamiklerini   

harekete   

geçirerek   

,   

toplumsal   

ve

ekonomik   

karar   

alma   

süreçlerini   

demokratikleştirecektir.   

Genel   

olarak   

Milas’la   

ilgli

kararlar yerel olarak alınabilecektir.

2.Varlığın paylaşılması :

Milas’ta    

mevcut    

varlıkların    

işletilmesi    

ve    

sonuçlarının    

paylaşımı    

Milas’ın

geleceğine  

doğru  

yönlendirilmelidir.  

Böylece  

Milas  

ilçesinde  

geleceğin  

teminatı  

için

ekonomik   

bir   

süreklilik   

teşkil   

edilmiş   

olacaktır.   

Yatırımlar,   

işletmelerin,   

dolayısıyla

Milas’ın  

  

gelişmesine  

hizmet  

edecektir.  

  

Ayrıca,  

kaynak  

yaratabilecek  

  

sürekliliği  

olan  

bir

işletme  

yapısı  

  

ilçeye  

egemen  

kılınabilirse,  

yatırımlar  

süreklilik  

kazanırlar.  

Ekonomik

sonuçların  

,  

üretime  

katılan  

aktörler  

arasında  

dengeli  

dağılımını  

sağlayacak  

girişim

tipleri    

yaratılmalıdır.    

Böylece    

Milas    

düzeyinde    

yaşayanların    

satın    

alma    

gücü

iyileştirilebilecektir.

3.Bilginin paylaşımı :

Milaslılar,  

  

her  

düzeydeki  

  

yöneticileri  

kendi  

içinden  

çıkarabilmelidirler.  

Ekonomik

birimlerin,   

toplumsal   

birimlerin,   

meslek   

odalarının   

ve   

hatta   

kamu   

yöneticilerinin

Milaslı  

olmaları,  

formasyonlarının  

Milas’ı  

geliştirecek  

şekilde  

planlanması  

önemlidir.

Milaslılar  

,  

bilgi  

ve  

beceri  

değişimi  

konusunda  

organize  

olabilmelidirler.  

Milaslıların

oluşturacağı  

kurumsal  

doku  

ile,  

başta  

çiftçiler  

olmak  

üzere,  

küçük  

esnafın  

yeni  

tesisler

kurmalarını sağlayabilmeli ve sağlıklı işletme kurmalarına yardımcı olabilmelidirler.

4.« Milas’a  saygı» :

Milas   

yöresinde   

öyle   

bir   

ekonomik   

yapılanma   

oluşturulabilmeli   

ki,   

bu   

yapı,

yörede    

yaşayan    

insanları    

«    

karşılıklı    

yardımlaşma    

esprisi    

»    

içinde    

    

bir    

araya

toplayabilmelidir.   

Ayrıca   

çeşitli   

nedenlere   

dayalı   

olarak   

delik   

deşik   

edilmiş   

dağları,

kirletilmiş  

ovaları,  

akarsuları,  

denizleri  

;  

kısacası  

çevreyi  

ve  

yerel  

toplumsal  

dokuyu

korumalıdır.     

Bu     

yapılanma     

     

Milas’a     

özgü     

tarihsel     

ve     

     

toplumsal     

dokuyu

sürdürebilmelidir.

5.Milas’ın kalkınması :

Milas’ta  

bulunan  

yetenekler,  

kaynaklar,  

hammaddeler  

veya  

nihai  

ürünler  

nasıl

değerlendirilmektedir  

?  

Nasıl  

değerlendirilmelidir  

?  

  

Bu  

değerlendirme  

süreci  

nde  

rol

alan   

ekonomik   

birimlerin   

yapısı   

nedir   

?   

Bu   

değerlendirmeyi   

yapabilen   

işletmelerin

yapısı  

ne  

yönde  

ve  

nasıl  

  

geliştirilebilir  

?  

  

Miaslı  

iş  

ortakları  

ve  

iş  

sahipleri  

rekabet  

içinde

birbirleriyle  

nasıl  

yardımlaşabilirler  

?  

Özellikle  

küçük  

üreticiler,  

pazarla  

nasıl  

bir  

işletme

tipiyle  

bütünleşebilirler  

?  

Bu  

işletmelerin  

borsa  

ile  

ilişkileri  

nasıl  

olmalı  

?  

Borsaya  

kote

edilen  

işletmelerin  

  

Milas  

için  

avantajları  

veya  

dezavantajları  

nelerdir  

?  

İşletmelerin

demokratik  

yönetimi,  

  

ekonomiye  

ve  

topluma  

neler  

kazandırabilir  

?  

Milas’da  

sürekli  

ve

sürdürülebilir   

bir   

kalkınma   

için   

«   

yeni   

bir   

işletme   

modeli   

»   

oluşturulabilir   

mi   

?

İşletmeleri  

pazarla  

bütünleştirme  

  

ve  

yeni  

  

atılımlar  

için  

nasıl  

bir  

çözüm  

geliştirilebilir  

?

Bu  

çözüm  

için  

favori  

işletmecilik  

modeli  

nedir  

?  

Bu  

model  

Milaslılara  

  

nasıl  

anlatılabilir  

?

Ayrıca ekonomik faaliyetler, yatırımlar ve istihdam nasıl « milaslılaştırılabilir » ?

Milas içindeki ve dışındaki Milaslılara mesajınız ne olabilir?

Milas,   

yaşamın   

çoğu   

renklerine   

ulaşabilmek   

isteyenler   

için   

gerekli   

coğrafi   

ve

tarihi  

konuma  

sahip  

ender  

yerleşim  

yerlerinden  

biridir.  

Yaşamımın  

zor  

bir  

sürecinde

geldim  

Milas’a.  

Ve  

şunu  

söyleyebilirim  

:  

“  

Milas’ta  

yaşamış  

olmak  

ayrı  

bir  

renk  

katmıştır

yaşamıma.”

İlgin SAYLAM 

Ali Osman MENTEŞE 

Uğur TERZİOĞLU

Fuat GÜREL

Konuk: Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN (Akademisyen - Şair)

Röportaj: Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ

Muhammet TOKAT

DİĞER RÖPORTAJLAR

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017

MİLAS İLE İLGİLİ RÖPORTAJLAR - 3

Bize kısaca özgeçmişinizden söz eder misiniz?

1946,    

Muğla    

doğumlu.    

Şiir    

ve    

edebi    

yazılarında

çoğunlukla   

T.   

Ayhan   

ÇIKIN   

imzasını   

kullandı.   

1970’lerde

Tuğhan  

Ayhan,  

Ayhan  

Günhan,  

Âşık  

Köylü  

takma  

adlarıyla

da  

yazı  

ve  

şiirleri  

yayınlandı.  

Yatağan  

Cazkırlar  

Köyü  

İlkokulu

(1956),  

Yatağan  

Ortaokulu  

(1959),  

Aydın  

Lisesi  

(1962),  

Ege

Üniversitesi  

Ziraat  

Fakültesi  

(1967)  

mezunu.  

1967’de  

ziraat

yüksek  

mühendisi  

olarak  

Uşak  

Tarım  

İl  

Müdürlüğünde  

6  

ay

görev    

yaptı.    

    

1968’de    

asistan    

olarak    

girdiği    

E.Ü.Ziraat

Fakültesi   

Tarım   

Ekonomisi   

Bölümünde   

   

doktora   

(1974),

doçentlik   

(1980)   

ve   

profesörlük(1988)   

unvanlarını   

aldı..

1978-1979  

arası  

Paris’te  

mesleki  

çalışmalarda  

bulundu.  

Bir

süre  

19  

Mayıs  

Üniversitesi  

ve  

Cumhuriyet  

Üniversitesi’nde

görev  

yaparak  

(1984-1985)  

eski  

görev  

yerine  

döndü.  

Burada

Bölüm    

Başkan    

Yardımcılığı,    

Tarım    

Politikası    

ve    

Yayım

Anabilim    

Dalı    

başkanlığı    

ve    

Kooperatifçilik    

bilim    

dalı

başkanlığı  

görevlerinde  

bulundu.  

  

1999  

yılında  

emekli  

oldu.

Emekli  

olduktan  

sonra  

İzmir  

-  

Bornova’ya  

yerleşerek  

tüm

zamanını  

çiftçilik  

ve  

edebiyat  

çalışmalarına  

ayırdı.  

16  

Eylül

2000’de  

geçirdiği  

kalp  

nakli  

ameliyatı  

biyolojik  

hayatı  

kadar

sanat   

ve   

düşünce   

hayatını   

da   

etkiledi.   

2007’de   

Muğla

Üniversitesi’nde    

görev    

aldı.    

Yüksek    

okul    

müdürlüğü,

dekanlık,   

üniversite   

senato   

ve   

yönetim   

kurulu   

üyelikleri

görevlerinde  

bulundu.  

Kasım  

2010’da  

Türkiye’deki  

tüm  

GSF

Resim  

Bölümü  

öğretim  

elemanlarının  

eserlerinden  

oluşan

“Büyük Buluşma” sergisinin organizatörlüğünü yaptı.

Mesleki  

alanda,  

18’i  

kitap  

olmak  

üzere  

100’den  

fazla

yayında   

imzası   

var.   

100   

civarında   

ulusal   

ve   

uluslarası

bilimsel  

toplantılara  

bildirili  

olarak  

katıldı.  

Pek  

çok  

mesleki

dergilerde   

danışmanlık   

ve   

hakemlik   

yaptı.   

1968’de   

Ege

Telgraf    

şiir    

ikincilik    

ödülünü,    

1994’de    

Türkiye    

Tütün

Eksperleri   

Derneği   

   

ödülünü,   

1995’de   

“   

Fransız   

Tarım   

ve

Gıda    

Kalite    

Plaketi”    

ödülünü,    

2002’de    

    

Türkiye    

Milli

Kooperatifler  

Birliği  

Kooperatifçilik  

iletişim  

ödülünü  

aldı.Son

yıllarda         

yazılarını         

ve         

şiirlerini         

         

internette         

 

“http://www.elelebizbize.com”,   

http://www.mylasa.net   

,vb..

sitelerinde  

kendisine  

  

ayrılan  

sayfada  

yayımlamaktadır.  

Şiir

kitapları   

:   

Zaman   

Çiçeği   

(2000),   

Ortak   

Kalpler   

Türküsü

(2005;Başka Yürek (Baskıya hazır).

Milas   

doğumlu   

değilsiniz   

ama   

çocukluğunuzun

Milas’ını nasıl biliyorsunuz?

 

Ben       

aslen       

Yatağan,       

Cazkırlar       

Köyündenim.       

 

Çocukluğum  

1950’li  

yıllara,  

ilk  

ergenlik  

çağım  

1960’lı  

yıllara

denk  

gelir.  

O  

yıllarda  

Yatağan  

köylülerinin  

en  

önemli  

gelir

kaynağı  

tütündür.  

Bizim  

köyün  

tütünleri  

çoğunlukla  

Milas’ta

oturan   

tütün   

tüccarlarına   

satılırdı.   

Köyümüzün   

ekonomik

ilişkileri   

Milas’la   

idi.   

Çoğunlukla   

babam   

ayda   

bir   

Milas’a

gider,    

ailenin    

ihtiyaçlarını    

tedarik    

ederdi.    

O    

zamanları

bugünkü   

gibi   

araç-araba   

yoktu.   

Ben,   

babamı   

çoğunlukla

bugünkü    

Karaltı    

mevkiinde    

bekler,    

Milas’tan    

getirdiği

eşyaları  

eşekle  

köye  

taşırdım.  

Milas  

benim  

çocukluğumda

gördüğüm    

en    

büyük    

kentti.    

1950-60’lı    

yıllarda    

Milas

Muğla’nın  

en  

büyük  

ilçesi  

idi.  

Muğla’nın  

siyasi  

çerçevesini

Milas   

oluştururdu.   

Ayrıca   

ortaokul   

sıralarında   

geleceğimi

planlamada  

etkili  

olan  

üç  

öğretmenim  

Milaslıydı:  

Ali  

Sonkul

(Matematik     

öğretmenim),     

Nurhayat     

Sonkul     

(Coğrafya

öğretmenim),  

Dr.  

Tahir  

Çorbacıoğlu  

(Tabiat  

ve  

Fen  

Bilgisi

öğretmenim).    

Bugünkü    

Beçin    

ile    

Milas’ın    

Cumhuriyet

Mahallesi,   

Sanayi   

Sitesinin   

olduğu   

yerler   

tütün   

tarlası   

ve

zeytinliklerle   

kaplıydı.   

O   

yıllarda   

Bodrum,   

2000’e   

ancak

ulaşabilen nüfusuyla bir köy yerleşimi konumundaydı.

Komşu     

ilçe     

Yatağan’dansınız.     

Milas’ta     

görev

yaptınız  

bir  

süre.  

Milas’ın  

sizin  

üzerinizde  

bıraktığı  

etki

nedir?

Daha    

önce    

belirttiğim    

gibi    

Yatağanlıyım.    

Ancak

yaşamımın    

son    

5    

yılını    

Milas’ta    

geçirdim.    

Bu    

benim

özelimde   

önemli   

bir   

olaydır.   

Öncelikle   

önemli   

bir   

sağlık

sorunundan    

sonra    

yeniden    

çalışma    

hayatına    

Milas’ta

başladım.   

Hem   

de   

hiç   

istemediğim   

halde   

bir   

kuruluşun

müdürü       

olarak.       

Ben       

sadece       

yaşamla       

yeniden

bütünleşmenin      

yollarını      

ararken,      

o      

günkü      

Muğla

Üniversitesi  

rektörü  

Sayın  

Prof.  

Dr.  

Şener  

Oktik’in  

ısrarı  

ile

Bodrum     

Güzel     

Sanatlar     

Fakültesi’ni     

de     

yönetmek

durumunda    

kaldım.    

Ben    

evimi    

Bodruma    

taşımadım,

Milas’ta   

ikamet   

ettim.   

Bu   

süreç   

sağlığımı   

da   

çok   

olumlu

etkiledi.  

Özellikle  

çalışma  

arkadaşlarımın,  

beni  

kucaklayan

Milaslı   

dostların   

katkısıyla   

son   

5   

yılım   

mükemmel   

geçti:

Evimin    

Balkonundan    

Sodra    

dağından    

gün    

batımlarını

izlemenin,  

Beçin  

Kalesi’nden  

gelen  

esintiye  

karşı  

bir  

kadeh

rakı yudumlamanın muhteşem tatlarını yaşadım.

Öncelikle,  

dışarıdan  

bakınca  

Milas  

nasıl  

görülüyor

ve   

değerlendiriliyor?   

Bu   

konudaki   

değerlendirmenizi

alabilir miyiz?

Milas   

dışarıdan   

her   

zaman   

övgüyle   

bahsedilen   

bir

kenttir.  

Ancak  

Milas  

daha  

çok  

geleneksel  

üretim  

ilişkilerinin

egemen      

olduğu      

bir      

görünümünü      

hala      

muhafaza

etmektedir.     

Milas,     

sanırım     

Bodrum’un     

hızlı     

değişimi

karşısında  

kendisini  

ifade  

etmekte  

biraz  

zorlanmakta  

gibi

geliyor    

bana.    

Örneğin    

bazı    

sahil    

kesimlerdeki    

turistik

tesislerinin    

adreslerini    

“Bodrum”    

şeklinde    

verdiklerini

gözlemledim.  

Milas’ın  

kendisine,  

kamuoyunda  

ve  

dünyada

tanıtabilecek      

sürekli      

bir      

etkinlik      

yaratmalıdır      

diye

düşünüyorum.

Milas,   

yer   

altı   

ve   

yerüstü   

kaynakları   

açısından

zengin  

bir  

ilçe.  

Özellikle  

zeytin  

ağacı  

sayısı  

bakımından

Türkiye’de  

potansiyeli  

çok  

yüksek  

olan  

yerlerden  

birisi.

Milas’ta   

zeytin   

ve   

zeytinyağı   

üretiminin   

gelişebilmesi

için  

ne  

yapılmalı?  

Bazı  

firmalar  

güzel  

ambalajlar  

içinde

kendi   

markalarını   

yarattı.   

Fakat   

pazarlama   

sorunları

yaşıyorlar. Bu konudaki öneriniz/önerileriniz nedir?

Milas,    

yer    

altı,    

yerüstü    

zenginlikleri    

bakımından

Muğla’nın,  

hatta  

Türkiye’nin  

önde  

gelen  

ilçelerinden  

biridir.

Temel     

hedef     

bu     

potansiyel     

kaynakları     

nihai     

ürüne

dönüştürebilecek,    

onları    

nihai    

pazarlara    

ulaştırabilecek

sanayi   

ve   

ticari   

örgütlenmenin   

sağlanabilmesidir.   

Ancak

burada  

bir  

noktayı  

dikkate  

çekmek  

isterim:  

Muğla  

ili  

önemli

miktarda  

turist  

çeken  

bir  

yöredir.  

Bu  

yörede  

turizme  

dönük

pek   

çok   

sanayi   

ve   

ticari   

kuruluşlar   

mevcuttur.   

Muğla’nın

resmi    

kuruluşları,    

sivil    

kuruluşlarının    

katkısıyla    

turizm

endüstrisinin  

arz  

ve  

talep  

desenlerini  

çıkarmalı;  

bu  

arz  

ve

talep     

açısından     

Muğla     

ilinde     

entegre     

çalışabilecek

organizasyonlar  

geliştirmelidir.  

Milas  

için  

bunu  

Bodrum’la

birlikte     

düşünmek     

gerektiğini     

düşüyorum.     

Örneğin,

Bodrum    

ve    

Muğla    

ilindeki    

turistik    

tesislerinin    

zeytin,

zeytinyağı  

talebi  

–  

özelliklerine  

göre-  

nedir?  

Bunlar  

nereden

karşılanmaktadır?  

Milas’ın  

bu  

arz-talep  

deseni  

içindeki  

payı

nedir?   

Bunlar   

araştırılmalı;   

turizm   

sanayinin   

talep   

ettiği

zeytinyağının          

Milas’tan          

sağlanıp          

sağlanmadığı

saptanmalıdır.  

Daha  

sonra  

bu  

talebin  

Milas  

orijininden  

nasıl

sağlanabileceği üzerinde durulmalıdır.

Bunun  

yanında  

Milas  

zeytin  

ve  

zeytinyağları  

coğrafi

işaret   

almalı;   

Milaslı   

firmalar   

kendi   

özel   

markalarını   

bu

coğrafi   

işaret   

çerçevesinde   

geliştirmelidirler.   

Ayrıca   

öne

çıkan    

firmalar    

etrafında,    

küçük    

firmaları    

(    

ve    

zeytin

üreticilerini)      

toplayabilecek      

bir      

örgütlenme      

yapısı

geliştirmelilerdir:  

Böylece  

tek  

coğrafi  

işaretli,  

ancak  

üç  

beş

önemli  

alt-marka  

geliştirilerek  

yöre,  

ülke–dünya  

zeytinyağı

piyasalarında yerini bulmaya çalışmalıdır.

Milas     

önemli     

bir     

feldspat     

rezervine     

sahip

bulunmaktadır.     

Çok     

sayıda     

firma     

Milas’tan     

elde

ettikleri    

feldspatı    

ön    

işlemden    

geçirdikten    

sonra

üretim  

merkezlerine  

gönderiyorlar.  

  

Buna  

bağlı  

olarak,

iş   

ve   

istihdam   

yaratma   

anlamında   

Milas’ta   

sanayi

yatırımları  

yapılabilir  

mi?  

Milas’ın  

hava,  

kara  

ve  

deniz

ulaşım  

olanakları  

göz  

önüne  

alındığında,  

Milas’ta  

hangi

tür yatırımların yapılması önerilebilir?

Madenilik    

alanında    

yeterli    

bilgiye    

sahip    

değilim.

Ancak,  

her  

ham  

maddenin  

kendi  

bölgesinde,  

bu  

mümkün

değilse,  

işgücü  

potansiyeli  

yüksek  

yakın  

bölgelerde,  

  

işleme

tesislerinin  

kurularak,  

hem  

istihdamın  

artırılması,  

hem  

de

yaratılan   

katma   

değerlerin   

Milas   

ve   

çevresinde   

kalması,

yöre zenginliğini artıracaktır.

Milas   

tarihi   

ve   

kültürel   

değerler   

açısından   

çok

zengin     

bir     

ilçe.     

Son     

yüzyılın     

buluntusu     

olarak

değerlendirilen    

Hekatomnos    

mezar    

anıtının    

ortaya

çıkmasıyla   

Milas’ın   

önemi   

daha   

da   

arttı.   

Gelecekte

Milas  

turist  

hareketinin  

yoğun  

olarak  

yaşandığı  

bir  

yer

olacak.   

Milas’ın   

günübirlik   

uğranılıp   

geçilen   

bir   

yer

olmaması       

için       

Milas’ın       

geleceğinin       

şimdiden

planlanılması    

gerekiyor.    

Bu    

konuda    

Milaslı    

yerel

yöneticilere      

önerileriniz      

neler      

olabilir?      

Milas’ın

geleceğinin   

planlanılması   

ve   

Milas’ın   

turizm   

sektörü

içinde  

hak  

ettiği  

yerde  

olabilmesi  

için  

şimdiden  

yerine

getirilmesi gereken ev ödevleri nelerdir?

Kültürel    

amaçlı    

turist    

hareketleri    

gittikçe    

önem

kazanan  

bir  

olgu.  

Milas’ın  

tarihi  

zenginliğinin  

  

ona  

özel  

bir

önem    

kazandırdığı    

da    

bir    

gerçek.    

Ancak,    

bu    

turizm

potansiyelinin  

harekete  

geçirilmesinde  

insan  

kaynağı  

son

derecede  

önemli.  

Müfredatda  

olup  

olmadığını  

bilmiyorum

ama  

ilköğretim,  

hatta  

orta  

öğretim  

programlarında  

Milas’ı

tarihsel-kültürel-coğrafi  

olarak  

tanıtabilecek,  

ayrıca  

turizmle

ilgili   

dersler-kurslar   

konabilmeli.   

Bunun   

yanında   

Milaslı

esnafın  

ve  

iş  

aleminin  

bu  

çerçeve  

içinde  

eğitimi  

ve  

organize

olmaları       

sağlanabilmeli.       

Otel-Motel       

yanında       

aile

pansiyonculuğu,   

yeme-içme   

yerleri   

turistin   

niteliğine   

ve

niceliğine   

göre   

hazırlanmalı.   

Kısacası,   

Milas’ın   

sivil,   

resmi

organizasyonları   

Milaslıyı   

turizm   

açısından   

hazırlayıcı   

ve

bunu  

sürekli  

kılabilecek  

bir  

ev  

ödevinin  

alt  

yapısını  

kurmalı

ve işletebilmelidir.

Bodrum   

turizmde   

bir   

marka.   

Milas’taki   

turizm

hareketini  

Bodrum’dan  

ayrı  

düşünmek  

mümkün  

değil.

Milas  

ve  

Bodrum’un  

turizmdeki  

birlikteliği  

bağlamında

nasıl  

projeler  

geliştirilebilir?  

(Bodrum  

deniz  

ve  

eğlence

turizmi   

anlamında   

önde,   

Milas’ta   

ise   

tarih   

ve   

kültür

turizmi belirleyici konumda…)

Sorunun    

yanıtını    

zaten    

sorunun    

içinde    

kendiniz

vermişsiniz.  

Turistlerle  

doğrudan  

temasta  

olan  

kuruluşlar,

turistik   

bürolar   

ve   

turist   

rehberleridir.   

Bodrumdaki   

ve

Bodrum’a  

turist  

gelmesinde  

rol  

üstlenen  

turizm  

büroları-

turist       

rehberleri       

ile       

Milas’taki       

mevcut       

(       

veya

oluşturulabilecek)    

turizm    

büroları-    

turist    

rehberlerinin

koordineli   

çalışmaları   

sağlanmalıdır.   

Bu   

bürolarca,   

farklı

turistik  

gezi  

(coğrafi  

alanlar,  

tarihi  

ve  

kültürel  

alanlar,  

vb..)

için,  

turistlerin  

beklentilerine  

uygun  

olarak  

kısa/orta  

süreli

“turistik  

Milas  

paketleri”  

geliştirilmelidir.  

Örneğin  

Bodruma

bir   

haftalığına   

gelen   

bir   

turistik   

grubun   

ilgisini   

Milas’a

çekebilecek   

tarihi   

ve   

kültürel   

ziyaretlerle   

ilgili   

etkinlikler

geliştirilebilir.

Milas     

kültür     

balıkçılığı     

konusunda     

da     

ileri

düzeyde  

bir  

yer;  

hem  

denizde  

kafes  

balıkçılığı  

hem  

de

tarla  

balıkçılığı  

bakımından…  

Tarla  

balıkçılığı  

açısından

Milas,  

Türkiye’de  

en  

önemli  

üretim  

merkezi.  

Bu  

Milas’ın

bir  

üstünlüğü,  

avantajı.  

Milas’ta  

önemli  

bir  

iş  

ve  

kazanç

alanı   

olan   

kültür   

balıkçılığı   

konusunda   

düşünce   

ve

önerilerinizi alabilir miyiz?

Son    

yıllarda    

turizmde    

yeni    

yaklaşımlar    

devreye

girmiştir  

:  

“kaldığın  

yer  

önemli,  

ancak  

yediğin  

şeyler  

daha

da   

önemli”.   

Özellikle   

balık   

ve   

balık   

ürünleri   

beslenmede

odak  

gıdaların  

başlarında  

gelir.  

Milas’ta  

toprak  

havuzlarda

yetiştirilen  

balıklar,  

özellikle  

levrekler,  

deniz  

levrekleri  

kadar

lezzetli.    

Hatta    

bazı    

lokantalarda    

deniz    

levreği    

olarak

satıldığını   

da   

gözlemledim.   

Ayrıca,   

bu   

toprak   

havuzlarda

turistlerin     

olta     

ile     

balık     

tutup     

kendilerine     

servis

yapılmasından   

büyük   

haz   

duyduklarını   

da   

gözlemledim.

Olta    

balıkçılığı    

turizmi    

de    

alternatif    

bir    

turizm    

olarak

geliştirilebilir.

Aydın  

ve  

Güllük  

Limanı  

demiryolu  

projesi  

bölgeye

ne gibi yararlar sağlar?

Türkiye’nin  

en  

önemli  

açmazlarından  

biri  

de  

taşıma

maliyetlerinin  

çok  

yüksek  

olmasıdır.  

Bunun  

da  

en  

önemli

nedeni,    

taşımacılığın    

petrol    

kaynaklı    

ürünlerle    

çalışan,

küçük   

hacimli   

araçlarla   

karayolundan   

yapılmasıdır.   

Oysa

kitle  

taşımacılığının,  

dolayısıyla  

birim  

taşıma  

maliyetlerinin

karayollarından    

daha    

düşük    

olduğu    

taşıma    

sistemleri

demiryolları    

ve    

denizyolları    

taşımacılığıdır.    

Taşımacılık

maliyetleri,  

ister  

istemez  

ya  

ihracatçı,  

ya  

da  

ithalatçı  

firma

tarafından  

karşılanacaktır.  

Özellikle  

petrol  

fiyatlarının  

çok

yüksek  

olduğu  

ülkemizde  

karayolu  

ile  

taşımacılık  

pahalıdır.

Anadolu’dan  

gelen  

ihraç  

ürünlerinin  

deniz  

yoluyla  

ithalatçı

ülkelere    

gönderilmesi,    

taşıma    

maliyetlerini    

azaltacaktır.

Ayni   

şekilde,   

Limana   

gelen   

ithal   

ürünlerde   

Anadolu’nun

içine   

demiryolları   

ile   

taşınacağından,   

taşıma   

maliyetleri

karayollarından    

daha    

ucuza    

olacaktır.    

Özellikle    

Aydın-

Güllük      

Demiryolu      

projesinin      

gerçekleşmesi,      

bölge

ekonomisine canlılık kazandıracaktır.

Bu  

röportajı  

siz  

benimle  

yapmış  

olsaydınız  

neler

sorardınız?

Milas  

insanı,  

kendisiyle  

birlikte,  

  

Milas’a  

nasıl  

bakıyor?

Kendisini   

ne   

ölçüde   

Milaslı   

görüyor?   

   

Milas’ın   

ekonomik,

sosyal,  

kültürel  

dokusu  

ne?  

Bu  

dokunun  

dinamikleri  

ne?  

Bu

dinamikler    

nasıl    

hareket    

ediyor?    

Bu    

dinamikler    

nasıl

hareket  

etmeli?  

Bunların  

ayrıntılı  

bir  

şekilde  

araştırılması  

ve

tartışılması    

gerekir?    

Tabii,    

bu    

tarihi    

bir    

süreç    

içinde

gerçekleşir.   

Her   

adım,   

yeni   

bir   

adımın   

başlangıcını   

teşkil

eder…    

Örneğin    

Nevzat    

Çağlar    

Tüfekçi’nin    

Milas’la    

ilgili

gözlemleri,   

röportajları,   

vb.   

bugünün   

Milas’ının   

geleceğe

yansıtılmasıdır.

Milas’ın           

sahip           

olduğu           

potansiyelleri

doğrultusunda   

Milas’ın   

geleceğinin   

planlanılması   

için

neler yapılmalı?

İsterseniz    

bu    

sorunuzun    

yanıtını,    

biraz    

fantastik

düşünmeyi  

seven  

bir  

“Milassever”in  

“Milas  

Ütopyası”  

(özet

olarak)  şeklinde yanıtlayayım:

MİLAS ÜTOPYASI

“Ütopya”   

hayal   

kurma,   

düş   

görme   

anlamında   

bir

sözcük.   

Sevgili   

dostum   

rahmetli   

Mahmut   

Türkmenoğlu,

“hayal    

kurmak    

yaşamın    

tadı,    

geleceği    

planlamanın    

ilk

adımıdır”.    

Ayrıca,    

“aşılmayacak    

dağ    

yoktur;    

yeter    

ki

basacağın   

yeri   

iyi   

seçmelisin”   

derdi.   

Campenalla   

Ütopya

edebiyatının   

ilk   

ürünü   

olan   

“Güneş   

Ülkesi”   

   

adlı   

kitabını

1602’de  

yayınlamıştır.  

  

Bu  

kitabı  

için  

zamanın  

Engizasyon

Mahkemesinde  

papaz-  

yargıçların  

kendisine  

yönelttiği  

suç,

kiabındaki  

bilgilere  

şeytan  

vasıtasıyla  

ulaştığı  

yönündedir.  

O

dönemlerde   

Hıristiyanlığın   

en   

bağnaz   

yılları   

yaşanmakta,

şeytanla   

işbirliği   

yapmanın   

(!)   

   

cezası   

ateşte   

yakmakla

cezalandırılmaktadır.       

Campenalla’nın       

papaz-yargıçlara

verdiği  

yanıt  

çok  

ilginçtir  

:  

“bu  

bilgilere,  

sizin  

içtiğiniz  

şarabın

onda  

biri  

kadar  

kandil  

yağı  

yakarak  

okuduğum  

kitaplardan

ulaşıyorum”.

“Milas  

Ütopyası”  

yazısı,  

Campenalla’nın  

“Güneş  

Ülkesi”

kadar  

iddialı  

olmayacak  

ama  

“Milas  

için  

hayal  

kurmak”  

ve

bu  

hayallerini  

gerçekleştirme  

uğraşısı  

verenlere  

umarım  

bir

pencere açar.

*

Milas’ın   

kalkınması   

için   

onun   

kaynaklarını   

harekete

geçirecek,  

elde  

edilen  

sonuçların  

Milas’ta  

kullanılabilmesini

sağlayabilecek    

bir    

yapılanmaya    

ihtiyaç    

var.    

    

Milas’ın

kalkınmasını   

sağlayabilecek   

böyle   

bir   

kurumsal   

yapının

temel   

öğelerini   

tarım,   

sanayi   

ve   

hizmetler   

sektöründe

faaliyet    

gösteren    

işletmeler    

ve    

bu    

işletmeler    

arasında

gerçekleştirilebilecek  

  

“karşılıklı  

yardımlaşma  

ve  

birbirilerini

tamamlama”  

esprisi  

çerçevesinde  

düşünmek  

gerek.  

  

Eğer

böyle   

bir   

oluşum   

sağlanabilirse   

Milas   

(ve   

hatta   

Muğla)

yöresinde      

şu      

oluşumların      

gerçekleşmesi      

üzerinde

durulabilir:    

finansal    

bir    

özerkliği    

sağlayabilecek    

yerel

ortaklıkların   

kurulması;   

kamu   

yetkilerinin   

bir   

bölümünün

yerel      

düzeyde      

gerçekleştirilebilmesi;      

      

ekonominin

finanslaştırılmasından    

doğan    

krizlerin    

hafifletilebilmesi;

nüfus    

ve    

ekolojik    

sorunlardan    

kaynaklanan    

baskıların

azaltılması;  

Milas  

(Muğla)  

düzeyinde  

pazarın  

genişlemesi  

ve

rekabetin geliştirilmesi.

Milas’ın     

kalkınması,     

özellikle     

tarım     

ve     

esnaf

kesimindeki    

küçük    

işletmelerin    

tedarik    

ve    

pazarlama

aşamalarında     

arz     

ve     

taleplerini     

birleştirebilecek     

bir

örgütlenmeye     

gereksinimi     

vardır.     

Bunun     

için     

Milas

düzeyinde    

oluşabilecek    

seçenekler    

araştırılmalı;    

halkın

güven   

kaybına   

neden   

olan   

sebepler   

ortaya   

çıkarılmalı;

bireylerin   

özçıkarlarını   

savunmaya   

iten   

sebepler   

ortaya

konmalıdır.

Milas’ın     

kalkınması,     

küçük     

üreticilerin,     

özellikle

çiftçilerin  

kooperatifleşmesinden  

geçer.  

Kooperatifler,  

fakir

köylü    

veya    

emeği    

ile    

geçinenleri    

piyasa    

süreci    

içine

sokabilen,  

bu  

grup  

insanların  

pazara  

giriş  

–  

çıkış  

noktalarını

oluşturan   

çok   

özgül   

bir   

şirket   

tipidir.   

Bu   

şirket   

tipini

algılayan  

insanlar  

ve  

toplumlar  

kendi  

istihdamlarını  

ve  

gelir

potansiyellerini   

artırarak   

yeni   

bir   

toplumsal   

grup/   

yapı

oluşturmuşlardır.    

    

Ayrıca    

kooperatifleşme    

gelişebilirse,

Milas   

ekonomisi,   

dolayısıyla   

toplum,   

demokratikleşecek;

Milas’ta   

toplumsal   

katılım   

ve   

kişisel   

sorumluluk   

üzerine

oturmuş    

bir    

değerler    

sistemi    

oluşacabilecektir;    

ortak

hareket  

edebilen  

insan  

sayısı  

çoğaldıkça,  

toplumun  

güncel

özlemlerini,   

taleplerini   

etkili   

ve   

uygun   

yanıtları   

Milas’a

taşıyabileceklerdir.

Milas      

ilçesinde      

çalışan      

insanlar      

için      

şunları

sorgulamak gerekir:

İnsanların  

iş  

ve  

çalışma  

durumları  

nedir?  

Nasıl

geliştirilebilirler?

Milas’ta       

üretim       

için       

kullanılan       

önemli

ekipmanların  

kullanma  

durumu  

nasıldır?  

Daha  

ekonomik

kullanma durumu gerçekleştirilebilir mi?

Milas’ta    

ne    

üretiliyor?    

Ne    

miktar    

üretiliyor?

Milas     

ilçesinde     

üretilen     

ürünler     

nasıl     

ve     

nerelerde

değerlendiriliyor?

Milas’ta   

geçmişten   

kalan   

tarihi   

mirasların   

bir

envanteri  

çıkarılmış  

mı?  

  

Bu  

miras  

nasıl  

değerlendiriliyor?

Daha iyi değerlendirme seçenekleri nelerdir?

Milas’ta   

sektörler/   

firmalar   

arası   

kurulmuş   

zincir   

var   

mıdır?   

Bu   

zincir   

nasıl   

devam   

ettirilebilir   

ve

geliştirilebilir?

Milas’ta     

“herkesin     

ihtiyacı     

olan     

bir     

şeyi”

saptamak  

ve  

ortak  

sorun  

(lar)  

etrafında  

birleşebilecek  

insan

grupları nasıl ortaya çıkarılabilir?

Milaslılara   

ait   

genel   

ihtiyaçları   

(konut   

edinme,

gıda      

maddeleri      

tedariki,      

seyahat      

etme,      

vb      

..)

karşılayabilecek    

organizasyonlar    

    

nelerdir    

?    

Daha    

iyi

seçenekler mümkün müdür?

“Biz  

Milaslıların  

ihtiyacı  

olan  

her  

şeye  

ihtiyacımız

sayarız”   

diyebilecek   

“Milaslı   

yönetici/yönlendirici   

kadrolar

yaratılabilir mi ?”.

İnsanlar  

Milas’ta  

nasıl  

yönetiliyor?  

Kendi  

kendini

yöneten gruplar nasıl yaratılabilir?

“Farklılığı  

yadsımadan”  

  

Milas’ın  

bütünlüğü  

için

nasıl    

bir    

eylem    

planlanabilir?    

Milas’ta    

özgürleşme    

ve

demokrasi nasıl yaygınlaştırılabilir?

Vb…

Milas’ın   

kalkınması   

ve   

gelişmesi   

için   

   

«istihdamın

korunması  

ve  

yeni  

iş  

alanlarının  

yaratılması  

;  

toplumsal  

ve

ekonomik   

dokunun   

korunması   

ve   

geliştirilmesi   

;   

Milas’ta

sürdürülebilir    

bir    

kalkınmanın    

devreye    

sokulması    

için

gerekli kurumsal yapılar oluşturulmalıdır»

Bunun  

için  

şu  

  

5  

hususun  

  

hayata  

nasıl  

geçirilebileceği

üzerinde önemle durulmalıdır :

1.Gücün paylaşılması :

Toplumsal  

ve  

ekonomik  

birimler  

arasında  

demokratik

dayanışma    

stratejik    

bir    

amaç    

olarak    

hedeflenmelidir.

Toplumun     

örgütlenmesi,     

iş     

ve     

istihdam     

alanlarını

genişletecektir.  

Özellikle  

tarımsal  

kesimde  

ve  

küçük  

esnaf

arasında   

kooperatifçiliğin   

gelişmesi,   

Milas’lıların   

   

yöresel

dinamiklerini  

harekete  

geçirerek  

,  

toplumsal  

ve  

ekonomik

karar  

alma  

süreçlerini  

demokratikleştirecektir.  

Genel  

olarak

Milas’la ilgli kararlar yerel olarak alınabilecektir.

2.Varlığın paylaşılması :

Milas’ta  

mevcut  

varlıkların  

işletilmesi  

ve  

sonuçlarının

paylaşımı    

Milas’ın    

geleceğine    

doğru    

yönlendirilmelidir.

Böylece  

Milas  

ilçesinde  

geleceğin  

teminatı  

için  

ekonomik  

bir

süreklilik   

teşkil   

edilmiş   

olacaktır.   

Yatırımlar,   

işletmelerin,

dolayısıyla  

Milas’ın  

  

gelişmesine  

hizmet  

edecektir.  

  

Ayrıca,

kaynak   

yaratabilecek   

   

sürekliliği   

olan   

bir   

işletme   

yapısı   

 

ilçeye  

egemen  

kılınabilirse,  

yatırımlar  

süreklilik  

kazanırlar.

Ekonomik   

sonuçların   

,   

üretime   

katılan   

aktörler   

arasında

dengeli  

dağılımını  

sağlayacak  

girişim  

tipleri  

yaratılmalıdır.

Böylece   

Milas   

düzeyinde   

yaşayanların   

satın   

alma   

gücü

iyileştirilebilecektir.

3.Bilginin paylaşımı :

Milaslılar,  

  

her  

düzeydeki  

  

yöneticileri  

kendi  

içinden

çıkarabilmelidirler.       

Ekonomik       

birimlerin,       

toplumsal

birimlerin,  

meslek  

odalarının  

ve  

hatta  

kamu  

yöneticilerinin

Milaslı  

olmaları,  

formasyonlarının  

Milas’ı  

geliştirecek  

şekilde

planlanması  

önemlidir.  

Milaslılar  

,  

bilgi  

ve  

beceri  

değişimi

konusunda        

organize        

olabilmelidirler.        

Milaslıların

oluşturacağı  

kurumsal  

doku  

ile,  

başta  

çiftçiler  

olmak  

üzere,

küçük   

esnafın   

yeni   

tesisler   

kurmalarını   

sağlayabilmeli   

ve

sağlıklı işletme kurmalarına yardımcı olabilmelidirler.

4.« Milas’a  saygı» :

Milas     

yöresinde     

öyle     

bir     

ekonomik     

yapılanma

oluşturulabilmeli   

ki,   

bu   

yapı,   

yörede   

yaşayan   

insanları   

«

karşılıklı     

yardımlaşma     

esprisi     

»     

içinde     

     

bir     

araya

toplayabilmelidir.  

Ayrıca  

çeşitli  

nedenlere  

dayalı  

olarak  

delik

deşik  

edilmiş  

dağları,  

kirletilmiş  

ovaları,  

akarsuları,  

denizleri

;  

kısacası  

çevreyi  

ve  

yerel  

toplumsal  

dokuyu  

korumalıdır.  

Bu

yapılanma   

   

Milas’a   

özgü   

tarihsel   

ve   

   

toplumsal   

dokuyu

sürdürebilmelidir.

5.Milas’ın kalkınması :

Milas’ta  

bulunan  

yetenekler,  

kaynaklar,  

hammaddeler

veya    

nihai    

ürünler    

nasıl    

değerlendirilmektedir    

?    

Nasıl

değerlendirilmelidir  

?  

  

Bu  

değerlendirme  

süreci  

nde  

rol  

alan

ekonomik   

birimlerin   

yapısı   

nedir   

?   

Bu   

değerlendirmeyi

yapabilen     

işletmelerin     

yapısı     

ne     

yönde     

ve     

nasıl     

 

geliştirilebilir  

?  

  

Miaslı  

iş  

ortakları  

ve  

iş  

sahipleri  

rekabet

içinde  

birbirleriyle  

nasıl  

yardımlaşabilirler  

?  

Özellikle  

küçük

üreticiler,  

pazarla  

nasıl  

bir  

işletme  

tipiyle  

bütünleşebilirler  

?

Bu  

işletmelerin  

borsa  

ile  

ilişkileri  

nasıl  

olmalı  

?  

Borsaya  

kote

edilen  

işletmelerin  

  

Milas  

için  

avantajları  

veya  

dezavantajları

nelerdir  

?  

İşletmelerin  

demokratik  

yönetimi,  

  

ekonomiye  

ve

topluma     

neler     

kazandırabilir     

?     

Milas’da     

sürekli     

ve

sürdürülebilir  

bir  

kalkınma  

için  

«  

yeni  

bir  

işletme  

modeli  

»

oluşturulabilir  

mi  

?  

İşletmeleri  

pazarla  

bütünleştirme  

  

ve

yeni  

  

atılımlar  

için  

nasıl  

bir  

çözüm  

geliştirilebilir  

?  

Bu  

çözüm

için  

favori  

işletmecilik  

modeli  

nedir  

?  

Bu  

model  

Milaslılara  

 

nasıl  

anlatılabilir  

?  

Ayrıca  

ekonomik  

faaliyetler,  

yatırımlar  

ve

istihdam nasıl « milaslılaştırılabilir » ?

Milas   

içindeki   

ve   

dışındaki   

Milaslılara   

mesajınız

ne olabilir?

Milas,  

yaşamın  

çoğu  

renklerine  

ulaşabilmek  

isteyenler

için  

gerekli  

coğrafi  

ve  

tarihi  

konuma  

sahip  

ender  

yerleşim

yerlerinden   

biridir.   

Yaşamımın   

zor   

bir   

sürecinde   

geldim

Milas’a.  

Ve  

şunu  

söyleyebilirim  

:  

“  

Milas’ta  

yaşamış  

olmak

ayrı bir renk katmıştır yaşamıma.”

İlgin SAYLAM 

Konuk: Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN (Akademisyen - Şair)

Röportaj: Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ

Fuat GÜREL

Ali Osman MENTEŞE 

Uğur TERZİOĞLU

Muhammet TOKAT

DİĞER RÖPORTAJLAR

www.milas.org.tr    
Facebook sayfamız yayına başladı.
Diğer sayfalar için tıklayınız Diğer sayfalar için tıklayınız