GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
www.milas.org.tr  

MİLAS İLE İLGİLİ RÖPORTAJLAR - 6

MİLAS   

BELEDİYE   

BAŞKANI   

MUHAMMET   

TOKAT’LA,   

ZEYTİN   

HASAT   

ŞENLİĞİ

SÖYLEŞİSİ

(Söyleşi, 2015 yılı 2. zeytin hasat şenliği öncesinde yapılmıştır)

Milas  

önemli  

bir  

zeytincilik  

merkezi...  

Zeytin  

ve  

zeytinyağı  

Milas  

için  

önemli

bir  

ekonomik  

değer.  

Milas’ın  

bu  

önemli  

potansiyeli  

hakkında  

düşüncelerinizi,

değerlendirmelerinizi alabilir miyim?

Akıl   

ve   

bilim   

açısından   

baktığımızda,   

bir   

bölge,   

elindeki   

bütün   

olumlulukları,

bütün  

artıları  

ve  

bütün  

avantajlarını  

önce  

iyi  

algılamak,  

sonra  

iyi  

değerlendirmekle

yükümlüdür.   

Bu   

açıdan   

bölgemiz   

gerçekten   

Dünyanın   

çok   

önemli,   

çok   

müstesna

bölgelerden   

bir   

tanesi.   

Burada   

çok   

önemli   

avantajlarımız   

var.   

Bu   

avantajların   

tam

olarak   

kullanılıp-kullanılmadığı   

konusundaki   

tartışmalar   

ayrı   

bir   

konu.   

Ama   

zeytin

Dünyada  

ender  

olarak  

değerlendirilebilecek  

ürünlerden  

bir  

tanesi.  

Çünkü  

Dünyanın

her  

yerinde  

bulunabilen  

bir  

şey  

değil.  

Bizim  

bu  

yaşadığımız  

bölgeyi,  

bu  

anlamda,  

özel

bir  

bölge  

olarak  

değerlendirmek  

daha  

doğru  

olur.  

Bunun  

kıymetini,  

bunun  

avantajını

çok iyi bilmemiz lazım.

Zeytin   

ve   

zeytinyağı   

tüm   

insanlık   

tarihi   

boyunca,   

önemi   

hep   

kavranmış   

ve

olumluluk  

üzerine  

sembolize  

edilmiştir.  

Bir  

kere  

insanlık  

için  

çok  

önemli  

bir  

bitki  

ve

ürün.  

Bu  

ürünün  

sağlık-tıbbi-beslenme-ekonomik  

ve  

ticari  

yönü  

var.  

Bu  

özelliklerinin

hepsi  

bir  

bütün  

olarak  

değerlendirildiğinde,  

zeytinin  

çok  

önemli  

bir  

cevher  

olduğunu

hepimiz  

biliyoruz.  

Ağaç  

olarak  

çok  

dayanıklı,  

uzun  

yıllar  

yaşayabilen  

bir  

tür.  

Hatta

insandan  

beklentileri,  

insana  

verdiğinden  

çok  

az  

olan,  

yüzyıllar  

boyu  

barışın  

simgesi

olarak kabul edilmiş bir bitki zeytin.

Bölgesel   

değer   

olarak   

baktığımızda,   

Türkiye’de   

zeytin   

ağacı   

sayısı   

ve   

zeytin

piyasası  

bakımından  

en  

başlarda  

gelen  

bir  

bölgeyiz.  

Bunun  

ticari,  

ekonomik  

ve  

sosyal

olarak  

mutlaka  

kullanılması  

ve  

ilçemiz  

yararına  

bir  

avantaja  

dönüştürülmesi  

gerekir.

Bu  

anlamda,  

bir  

zeytin  

memleketinde  

yaşıyor  

olmak,  

zeytin  

memleketinin  

bir  

ferdi

olmaktan  

dolayı  

kendimi  

çok  

mutlu  

ve  

şanslı  

hissediyorum.  

Zeytini  

daha  

iyi  

anlamak  

ve

anlatmak  

zorunda  

olduğumuzu  

düşünüyorum.  

Bu  

açıdan  

üzerimize  

düşen  

görevler

neyse, onu da elimizden geldiği ölçüde yerine getirmeye çalışıyoruz.

Bir   

yerel   

yönetici   

olarak,   

Milas   

zeytinciliğinin   

içinde   

bulunduğu,   

karşı

karşıya olduğu sorunlar nelerdir size göre?

Karşı   

karşıya   

bulunduğumuz   

en   

önemli   

sorun,   

zeytincilik   

faaliyetini   

çağın

gerektirdiği  

bilimsellikten  

uzak  

ele  

almamızdır.  

Üretim  

teknikleri,  

zeytin  

ağaçlarının

bakımı,   

korunması   

ve   

bunun   

piyasaya   

sunuluncaya   

kadarki   

geçirdiği   

evrelerde;

geleneksel  

yöntemleri  

çağdaş  

yöntemlerle  

destekleme  

noktasında  

biraz  

sıkıntımız  

var.

Bu  

açıdan,  

gittikçe  

ağaçlarımızı,  

verim  

gücümüzü  

kaybediyoruz.  

Öncelikle  

ele  

alınması

gereken    

konunun    

bu    

olduğunu    

düşünüyorum.    

Halkalı    

leke    

hastalığına    

karşı

Büyükşehir  

Belediyemizle  

başlattığımız  

mücadelenin,  

başka  

alanlarda  

başka  

şekillerde

de   

sürdürülmesi   

gerektiğini   

düşünüyorum.   

Ben   

birinci   

temel   

sorun   

olarak   

bunu

görüyorum.  

İkincisi,  

tabi  

bir  

marka  

veya  

markalaşma  

sorunumuz  

var.  

Bunu  

sürekli

konuşuyor,   

görüşüyoruz.   

Günümüzün   

kapitalist   

ve   

liberal   

politikaları   

çerçevesinde

şansımız  

nedir,  

bunu  

tam  

olarak  

kestiremiyorum  

ama  

markalaşma  

konusunda  

tüm

olanaklara  

ve  

ortama  

sahip  

olduğumuzu  

düşünüyorum.  

Biraz  

cesarete,  

biraz  

yatırım

gücüne ihtiyacımız var.

Milas   

zeytinyağları   

son   

yıllarda   

kaliteyi   

yakaladı.   

Uluslararası   

alanda

ödüller  

alıyor,  

kataloglara  

giriyor  

ama  

bir  

pazarlama  

sıkıntısı  

var.  

Bunu  

aşmak

için ne yapmak gerekir?

Özellikle   

son   

dönemlerde,   

başta   

Ali   

Osman   

Menteşe   

olmak   

üzere   

ferdi   

bazı

çabalar  

görüyoruz.  

Bu  

bireysel  

çabalar,  

şu  

aşamada  

bize  

sadece,  

zeytinimizin  

Dünyaya

daha   

iyi   

anlatılmasını   

ve   

değerinin   

özellikle   

bizler   

tarafından   

daha   

iyi   

bilinmesini

sağlıyor.  

Yani  

aslında  

var  

olan  

bir  

değeri,  

ifade  

etme  

kolaylığı  

sağlıyor  

ama  

bu  

yeterli

mi,   

değil…   

Kaliteli   

üretimi   

yaygınlaştırma   

çalışması   

içinde   

olmadığımız   

sürece;   

o

çabaları  

başka  

çalışmalarla  

desteklemediğimiz  

sürece;  

evet  

belki  

bu  

bilimsel  

değeri

insanlara  

ifade  

etmiş  

olacağız  

ama  

hedeflediğimiz  

noktaya  

ulaşmamız  

biraz  

sıkıntılı

olabilir…    

Osman    

Menteşe    

gibi    

üreticilerin    

çoğalması,    

bu    

bireysel    

çabaların

genişletilmesi  

ve  

başka  

çalışmalarla  

desteklenmesi  

gerektiğini  

düşünüyorum.  

Çünkü

işimiz,   

o   

konuda   

çok   

zor   

değil.   

Bilimsel   

yöntemlerle   

hareket   

edildiğinde,   

yöremiz

memecik  

zeytininden  

çıkan  

yağın  

nasıl  

bir  

cevher  

olduğunu  

bütün  

Dünya  

kabul  

etmiş

durumda…  

Biz,  

var  

olan  

bir  

şeyi,  

insanlara  

sadece  

anlatmakla  

yükümlüyüz.  

Bölgemizde

Ali   

Osman   

Menteşe’nin   

açtığı   

yoldan   

diğer   

üreticilerimizin   

de   

gitmesi   

gerektiğini

düşünüyorum.  

İlçemizde  

kaliteli  

üretime  

önem  

verilmeli  

ve  

bilimsel  

yöntemler,  

zeytin

üreticisinin rehberi olmalı… Bunu sağlamak zorundayız.

Ali  

Osman  

Menteşe,  

Milas  

zeytinciliğinde  

çığır  

açan,  

yenilikleri  

getiren  

ve

uygulayan  

bir  

üretici…  

Zeytinyağında,  

Milas  

zeytinyağının  

makûs(kötü)  

talihini

yenen  

bir  

isim.  

Yağları  

her  

yıl,  

Flos  

Olei  

isimli  

uluslararası  

katalogda  

yer  

alıyor  

ve

yine  

uluslararası  

yarışmalarda  

ödüller  

kazanıyor.  

Ali  

Osman  

Menteşe  

için  

neler

söylemek istersiniz?

Ali  

Osman  

Menteşe,  

bu  

alanda,  

toplumumuzun  

şu  

anda  

bulunduğu  

noktanın

çok  

ilerisinde  

olan  

bir  

kişi…  

Bunu  

özellikle  

belirtmemiz  

lazım.  

O’nu  

bir  

öncü  

insan

olarak  

değerlendirmemiz  

gerekiyor.  

Ali  

Osman  

Menteşe  

ile  

görüştüğünüzde,  

ondaki

hem  

o  

birikimi,  

hem  

kararlılığı  

ve  

hem  

de  

o  

titizliği  

anlıyorsunuz.  

O,  

bunu  

hissettiriyor,

insanlara  

ve  

topluma…  

Zeytinciğimize  

ve  

ilçe  

ekonomisine,  

önder  

olarak  

çok  

büyük

katkısı   

var.   

Osman   

Bey’in,   

bu   

durumunu   

takdirle   

karşılıyoruz.   

Bence   

Ali   

Osman

Menteşe’nin  

bu  

yarattığı  

ortam  

ve  

açtığı  

yolun,  

bölgemiz  

zeytinciliği  

açısından,  

daha  

iyi

değerlendirilmesi  

ve  

kullanılması  

gerekiyor.  

Arkadan  

ona  

ayak  

uydurmaya  

çalışan  

yeni

isimler,  

yeni  

atılımlar  

var  

ama  

bu  

daha  

da  

yaygınlaştığı  

zaman  

zeytinciliğimiz  

hızlı  

bir

ilerleme kaydeder. Bizim, Ali Osman Menteşeleri çoğaltmamız lazım!..

Yağımız    

güzel    

diyoruz.    

Bir    

yanda    

Osman    

Menteşe    

gibi    

insanların

çabalarıyla  

Milas  

zeytinyağının  

imajı  

yenilenmeye  

çalışılıyor.  

Diğer  

yanda  

ise  

bu

güzel  

çabaların  

aksine,  

zeytinyağında  

tağşiş(zeytinyağına  

kanola  

yağı-çiçek  

yağı-

pamuk  

yağı  

karıştırma)  

yapanlar  

var.  

Bu,  

Milas  

pazarında  

da  

oluyor.  

Belediye

olarak, bu durumu önlemek için bir çalışmanız var mı?

Evet,    

var…    

Öncelikle,    

diğer    

alanlarda    

olduğu    

gibi    

zeytincilik    

ve    

tarımsal

faaliyetlerde  

de  

bazı  

açmazlarımız,  

sıkıntılarımız  

var.  

Bizim  

gerçek  

anlamda  

kazanç  

ve

kâr  

elde  

etmenin  

yöntemini  

ve  

usullerini  

tam  

olarak  

algılamamız  

lazım.  

Bu  

konuda  

etik

sahibi   

olmalıyız.   

Kendi   

değerimize,   

kendi   

cevherimize   

başka   

yağlar   

karıştırarak

sahtecilik  

yapmak,  

saf  

tüketicileri  

kandırmaya  

çalışmak,  

beş  

kuruşluk  

kâr  

edeyim  

diye

sıvı  

altınımızı  

değersizleştirmek;  

bizim  

kendi  

ayağımıza  

kurşun  

sıkmak,  

kendimize  

ve

geçimini  

bu  

işten  

sağlayan  

dürüst  

üreticilere  

ihanet  

etmekten  

başka  

bir  

şey  

değildir…

Bu,  

Milas’a  

ve  

bölgemize  

yapılabilecek  

en  

büyük  

kötülüktür.  

Bu,  

kaliteli  

bir  

madenin,

kalitesini  

düşürerek,  

onu  

daha  

da  

değersiz  

maden  

haline  

getirmekten  

başka  

bir  

şey

değildir.   

Bu   

nedenle   

biz,   

bu   

cevheri   

koruyup,   

bu   

cevherin   

nimetlerinden   

daha   

iyi

yararlanmayı   

bilmeliyiz.   

Sektörde   

bulunan   

ve   

bu   

işten   

geçimini   

sağlayan   

herkesin

dikkatinin    

çekilerek;    

bu    

güzel    

değere    

ihanet    

edilmemesi,    

bu    

değere    

kötülük

yapılmamasının insanlara belletilmesi gerekiyor. Bütün çabalarımız bu yönde olmalı.

Biz  

de,  

belediye  

olarak  

elimizden  

geldiğince,  

denetimlerde  

ve  

bu  

amaçla  

yapılan

tüm    

organizasyonlarda,    

yasaların    

bize    

tanıdığı    

yetki    

ve    

imkânları    

kullanmaya

çalışıyoruz.  

Bu  

anlamda,  

Milas’ta,  

özellikle  

pazarımızda  

ve  

bölgemizde  

bu  

tür  

olumsuz

satışları  

müdahale  

ederek  

önlemeye  

çalışıyoruz.  

Hatta  

şimdi  

buradan  

çağrı  

yapıyorum;

bu  

konuda  

herhangi  

bir  

tespiti  

olan  

vatandaşımız  

varsa,  

bize  

mutlaka  

bunları  

bildirsin.

Bu  

şekilde  

biz  

gözümüzden  

kaçanlara  

da  

müdahale  

etme  

olanağına  

sahip  

olabilelim.

Bu  

değeri  

korumak  

adına,  

yasaların  

bize  

tanıdığı  

yetkiyi  

kullanmaktan  

da  

hiçbir  

zaman

çekinmeyiz!

Zeytin  

Hasat  

Şenliği,  

ilçemizde,  

ilk  

defa  

geçen  

yıl  

düzenlenildi.  

Geçen  

yılki

şenlik size göre amacına ulaştı mı?

Başlangıç   

olarak   

çok   

iyiydi.   

İlk   

olmasının   

bazı   

eksiklikleri   

mutlaka   

vardır.   

İlk

etkinlikte    

yaşanılan    

eksikliklerin    

tespit    

edilerek,    

bir    

sonraki    

etkinliğin    

daha    

iyi

geçmesini  

sağlamaktır,  

amacımız…  

Bu  

sene  

ikinci  

etkinliği  

yapacağız.  

Bu  

etkinliğinde

eksikleri   

olacaktır   

mutlaka.   

Ama   

önemli   

olan,   

bir   

önceki   

eksikliklerin   

bir   

sonraki

etkinlikte   

yaşanılmamamsıdır.   

Bunu   

sağlamaya   

çalışıyoruz.   

Geçen   

yıl   

düzenlenen

etkinliğin    

en    

önemli    

etkisi,    

zeytinyağı    

ve    

yemek    

ilişkisinin    

görsellerle    

çok    

iyi

desteklenerek,  

Milas’ın  

ve  

kamuoyunun  

gündemine  

sokulabilmesiydi.  

Tadım  

eğitiminin

yapılması  

da;  

önemli  

unsurlardan  

birisi.  

Bu  

sene,  

daha  

iyi  

bir  

organizasyon  

olacağını

umuyoruz. Önümüzdeki yıllarda da, bunu geliştirerek devam ettireceğiz.

Bu  

yıl  

gıda-tarım  

ve  

hayvancılık  

fuarının  

yedincisi  

düzenlenecek.  

Geçen  

yıl

zeytin  

hasat  

şenliği  

düzenlenildi.  

Bu  

tür  

etkinliklerin;  

Milas’ın  

sosyal-toplumsal

ve  

ekonomik  

yaşamına  

katkıları  

nedir?  

Bu  

etkinliklerin  

üretici  

bilinçlenmesine

katkısı nasıl oluyor?

İlk   

göreve   

geldiğimiz   

2009   

yılında,   

biz   

bölgemizin   

bu   

avantajlarının,   

topluma

yansıtılması,    

ortaya    

çıkarılması    

ve    

tanıtılması    

için,    

görev    

alanımızda    

doğrudan

bulunmasa  

bile,  

birçok  

girişimi  

hem  

organize  

etmek  

hem  

desteklemek  

bakımından;

gayretli    

olacağımızı    

ifade    

etmiştik.    

Geçmişte    

bunu    

gösterdik.    

Ama    

Büyükşehir

yasasından  

sonra,  

bunların  

bazıları  

artık  

bize  

görev  

haline  

geldi,  

artık.  

  

İster  

bizim  

için

görev  

olsun,  

ister  

olmasın,  

bu  

bölgenin  

tarımının  

ki  

zeytin  

bunun  

içinde  

en  

önemli

konuma  

sahip.  

Bunların  

ele  

alınması,  

desteklenmesi,  

tanıtılması…  

Yani  

bunlar  

bizim

çok   

önem   

verdiğimiz   

konular…   

Ben   

özellikle,   

Milas’taki   

fuar   

olgusunun,   

sadece

tarımsal    

anlamda    

değil,    

sosyal    

ve    

toplumsal    

olarak    

da    

çok    

şeyi    

değiştirdiğini

düşünüyorum.   

Türkiye’de   

ve   

Dünyada   

birçok   

fuarlara   

gittim.   

Bizim   

buradaki   

gibi,

kucağında  

bebeğiyle,  

çoluğunu-çocuğunu  

koluna  

takıp,  

fuara  

gelen  

insan  

örneği  

bir

başka   

yerde   

yok.   

Burada   

insanlar,   

bir   

karnavala   

gelir   

gibi,   

fuara   

geliyorlar.   

Bu   

da

Milas’a özgü bir durum…

Fuar,  

zeytincilikte  

kendisini  

şöyle  

gösterdi.  

Zeytin  

hasat  

şenliğini  

de  

bu  

fuarın

doğurduğuna  

inanıyorum.  

Zeytin  

hasat  

şenliğini,  

fuarın  

oluşturduğu  

iklim  

doğurdu.

Fuarın,  

topluma  

en  

önemli  

yansıması,  

bana  

göre,  

makineleşme  

ve  

zeytincilik  

alanında

oldu.  

Fuara  

gelen  

tüm  

araçların,  

hemen  

alıcı  

bulması;  

bunun  

yanında  

zeytin  

tarımına

ilişkin   

olarak,   

küçüklü-büyüklü   

makinelere   

olan   

ilgi   

ve   

talep   

arttı.   

Zaten   

fuarda   

ilk

olarak,  

zeytinle  

ilgili  

olan  

araç  

ve  

gereçler  

tükeniyor.  

Ben  

bu  

durumdan  

hoşnudum.

Tarımcı  

bir  

ailenin  

çocuğu  

olarak,  

bu  

işlerin  

içinde  

bulunmaktan  

memnunum.  

Şunu

hep  

söylüyorum.  

Hepimiz  

bir  

takımız  

ve  

herkes  

o  

takımda  

iyi  

oyun  

oynamaya  

çalışıyor.

Biz  

de  

Milas  

belediyesi  

olarak,  

bu  

oyunda  

en  

iyi  

şekilde  

görevimizi  

yerine  

getirmenin

uğraşı ve çabası içindeyiz.

Fuar   

oldu,   

zeytin   

hasat   

şenliği   

oldu.   

Bunların   

yarattığı   

ortam   

ve   

iklimle,   

 

önümüzdeki  

dönemlerde  

yeni  

orijinal  

etkinlikler  

düşünmeliyiz.  

Benim  

hedefim  

hep

odur,   

önümüzdeki   

dönemlerde,   

hangi   

etkinliği   

düşünüyorsak,   

onları   

uluslararası

olarak düşünmek zorundayız artık...

Milas’ta   

fuar   

olgusu   

tuttu.   

Fuar   

şu   

anda   

geçici   

bir   

mekânda   

faaliyet

gösteriyor.  

Fuar  

için  

kalıcı  

bir  

mekân,  

kendisini  

ihtiyaç  

olarak  

hissettiriyor.  

Bu

konuda bir çalışmanız var mı?

Büyükşehir  

yasasıyla  

bu  

görev  

bizden  

Büyükşehir’e  

geçmiş  

durumda.  

İlçemizde

bu  

anlamda  

ayrılmış  

bir  

fuar  

alanı  

var.  

Ama  

bununla  

ilgili  

gerekli  

yasal  

koşullar,  

tam

oluşmuş   

değil.   

Nihai   

olarak   

önümüzdeki   

süreçte,   

Muğla’da   

mutlaka   

bir   

fuar   

alanı

olması,  

bunun  

da  

Milas’ta  

olması  

konusunda,  

Büyükşehir  

belediyemizle  

ve  

diğer  

resmi

kurum  

ve  

kuruluşlarla  

da  

görüşmelerimiz  

devam  

ediyor.  

Bu  

amaçla,  

Muğla’da,  

GEKA’ya

dönük  

olarak  

atılmış  

bir  

adım  

var.  

Ama  

bu,  

Büyükşehir  

yapılanmasından  

önce  

atılmış

bir  

adımdı.  

Şu  

anda  

herkes,  

hemfikir  

ki;  

bu  

fuar,  

hem  

organizasyon  

olarak  

hem  

alan

olarak,  

bunun  

en  

uygun  

ortamı  

Milas’ta  

oluşmuş  

durumda.  

Milas  

gerçekten  

erken

davranıp,   

bir   

de   

bu   

işi   

tutturmuş   

durumda.   

Başka   

yerlerde,   

bu   

girişimi   

yapıp   

da,

tutturamayanlar    

da    

var.    

Şunu    

net    

olarak    

söyleyebilirim.    

Bazı    

öncelikli    

altyapı

çalışmaları    

çözümlendikten    

sonra,    

Milas’ta    

en    

kısa    

zamanda    

bir    

fuar    

alanı

oluşturulmasıyla   

ilgili   

gündemimiz   

olacak.   

Önce   

halletmemiz   

gereken   

başka   

şeyler

var…  

Bu  

sene,  

önceki  

yıllara  

göre,  

fuara  

çok  

talep  

var.  

Fuarın  

biraz  

daha  

genişletilmesi

gerekecek.

Sabit bir fuar alanı olursa yıl 12 ay burada fuar etkinlikleri düzenlenebilir…

Tarım  

dışında  

bize  

sürekli  

fuar  

düzenleme  

talepleri  

geliyor,  

zaten...  

Öncelikle

tarım  

fuarına  

sahip  

çıkmak,  

onu  

geliştirmek  

istiyoruz.  

Biz  

şu  

anda  

TARİŞ’e  

ait  

alanı

kullanıyoruz.  

Zaman  

zaman  

TARİŞ  

de  

burayı  

kendi  

amaçları  

için  

kullanıyor.  

Bu  

nedenle

o  

fuar  

taleplerine  

olumlu  

yanıt  

veremedik.  

Söylediğinizde  

haklısınız.  

Sabit  

bir  

fuar  

alanı

olduktan  

sonra,  

değişik  

alanlarda,  

değişik  

sektörlerde,  

fuarlar  

organize  

etmememiz

için hiçbir neden yok! Milas’ta bu olgu yerleşti, maya tuttu…

Milas  

zeytin  

ve  

zeytinyağında  

bir  

pazarlama  

sıkıntısı  

var.  

Bu  

sorunu  

kısmen

de  

olsa  

aşabilmek  

için,  

Milas-Bodrum  

Karayolunun  

uygun  

bir  

yerinde,  

Bodrum’a

giden  

tatilcilere  

de  

hitap  

etmek  

üzere,  

zeytin  

ve  

zeytinyağı  

ile  

ilgili  

bir  

alışveriş

merkezi  

yaratılamaz  

mı?  

Örneğin  

bu  

konuda,  

Milas’ta,  

Şirince  

örneği  

bir  

mekân

oluşturulamaz mı?

Yaratılabilir.   

Bu,   

Arasta’da   

da   

yaratılabilir.   

Şu   

anda   

Arasta’nın   

birinci   

etabı

tamamlandı.  

Bodrum  

yolu  

üzerinde  

Süt  

Birliği  

ile  

birlikte  

kullandığımız  

o  

alan  

üzerinde

bazı  

düşüncelerimiz  

var.  

Bunu  

çarşı  

içinde  

veya  

bir  

ulaşım  

yolu  

üzerinde,  

hem  

bir

tanıtım  

aracı  

hem  

bir  

ticari  

unsur  

olarak  

mutlaka  

hayata  

geçirmemiz  

gerekiyor.  

Bu,

gündemde.  

Bununla  

ilgili  

ön  

çalışmalar  

var,  

yapılıyor.  

Yakın  

zaman  

içinde  

de  

mutlaka

böyle bir şeyi oluşturmayı amaçlıyoruz.

Zeytinyağımız,   

balımız,   

halımız   

var…   

Bu   

ürünler   

ise   

pazarda   

hak   

ettiği

yerde  

olamıyor.  

Pazarlama  

sorunlarının  

aşılması  

için  

Belediye  

ile  

diğer  

kurumlar

arasında  

nasıl  

bir  

işbirliği  

hayata  

geçirilebilir  

ve  

bu  

konuda  

ne  

gibi  

çözümler

üretilebilir?

Bizim    

şu    

yaşadığımız    

bölgede    

herhangi    

bir    

alanda    

pazarlama    

sıkıntısı

çekmememiz    

lazım.    

Havalimanımız    

var,    

denizyolumuz    

var,    

karayoluyla    

belli

merkezlere   

ulaşım   

kolaylıklarımız   

var…   

Hem   

Anadolu’ya   

hem   

Avrupa’ya   

dönük   

bir

konuma   

sahibiz.   

Yani   

pazarlama   

araçları   

olarak   

her   

imkâna   

sahip   

bulunuyoruz.

Burada   

iki   

sorun   

var.   

Birisi,   

birlikte   

davranma,   

organize   

olabilme   

durumu.   

Birçok

alanda   

sağlayabildiğimiz,   

birlikte   

hareket   

etme   

tavrını,   

maalesef   

bu   

alanda   

tam

yapabildiğimizi  

söyleyemiyorum.  

  

Ama  

mutlaka  

yapılmalı.  

İkinci  

eksikliğimiz  

ise,  

bizim

ufku  

açık  

özel  

girişimciye  

de  

ihtiyacımız  

var.  

Buradaki  

avantajları,  

hayata  

ve  

topluma,

Dünyaya  

yansıtabilecek  

girişimcilere  

ihtiyacımız  

var.  

Bir  

yandan  

kurumlar  

olarak  

bizler,

diğer  

yandan  

da  

özel  

girişimci  

elele  

verirse,  

birlikte  

hareket  

edebilirse;  

bu  

konuda

hareket  

yaratabileceğimizi,  

pazarlama  

sıkıntılarının  

aşılabileceğini  

düşünüyorum.  

Ben

hep  

şunu  

söylüyorum:  

biz  

hepimiz  

bir  

takımız  

ve  

Kaymakam  

da  

bu  

takımın  

kaptanı.

Ben  

bu  

çerçeve  

içinde  

oluşturulacak  

her  

organizasyonda,  

oluşumda,  

Milas  

Belediyesi

olarak rolüme/görevime hazırım. Bu konuda hiçbir sıkıntı yok…

Son olarak eklemek ve söylemek istedikleriniz…

Teşekkür  

ediyorum.  

Ben,  

önce  

sizi  

de  

bu  

konuda  

kutluyorum.  

Ben  

burada,  

fuar

bir   

iklim   

yarattı   

demiştim.   

Aslında   

bu   

iklimi   

yaratan   

sizin   

gibi   

özverili   

insanların

çabaları...  

  

Uzun  

dönemden  

bu  

yana  

hem  

Milas’ın  

sosyo-kültürel  

potansiyeliyle  

ilgili,

hem  

tarımsal  

ve  

özellikle  

son  

dönemlerde  

zeytincilikle  

ilgili  

bu  

çabalarınızı  

elimizden

geldiğince  

yakından  

izlemeye  

çalışıyoruz.  

Sizlere  

de  

bu  

anlamda  

teşekkür  

ediyorum.

Bence   

Ali   

Osman   

Menteşelerin   

vardığı   

ulusal   

ve   

uluslararası   

ufuklar   

kadar,   

ulusal

düzeyde   

siz   

de   

yazılarınızla   

bu   

işlerin   

öncülerisiniz.   

Şu   

andaki   

bu   

çabanız   

da,   

çok

önemli…  

Önümüzdeki  

hafta  

gerçekleşecek  

olan  

zeytin  

hasat  

şenliğimizin  

daha  

anlamlı

ve  

daha  

içerikli  

olması,  

kamuoyunun  

ilgisini  

ve  

dikkatini  

bu  

şenliğe  

çekmek  

için  

bu

çalışmayı(söyleşileri-YN)  

yapıyorsunuz.  

Teşekkür  

ediyoruz  

bu  

konuda.  

Sizlerin  

bu  

katkı

ve  

çabalarınızla,  

daha  

çok  

zeytin  

hasat  

şenlikleri  

ve  

içi  

daha  

dolu  

dolu  

bu  

tür  

etkinlikler

olacak. Bu vesileyle, bu imkânı, şenlikle ilgili konuşma fırsatı da verdiniz bize…

Özellikle,  

başta  

üreticiler  

olmak  

üzere,  

fabrika  

sahibinden  

tüccarına  

kadar  

bütün

sektörü;  

bu  

zeytin  

hasat  

şenliğini  

sahiplenmeye  

ve  

destek  

vermeye  

çağırıyorum.  

Bizim

halkımız  

bu  

tür  

organizasyonları,  

bu  

tip  

etkinlikleri  

sever…  

Önümüzdeki  

hafta  

iki  

gün

boyunca,  

Milas’ta  

yapılacak,  

şehir  

merkezinde  

ya  

da  

değişik  

mekânlarda  

olsun,  

zeytin

hasat   

şenliği   

ile   

ilgili   

yapılacak   

tüm   

etkinliklere   

halkımızı,   

vatandaşlarımızı   

davet

ediyorum.  

Sahip  

çıkmaya  

çağırıyorum.  

Onlar  

sahip  

çıktıkça,  

bu  

organizasyonlar  

daha

da  

gelişecek,  

daha  

fazla  

güçlenecek,  

daha  

fazla  

yerlere  

ulaşacak…  

Halkımız  

bu  

konuda

duyarlıdır. Sizin aracılığınızla onları davet ediyor ve bekliyorum…

İlgin SAYLAM 

Fuat GÜREL

Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN 

Ali Osman MENTEŞE 

Konuk: Muhammet TOKAT

(Milas Belediye Başkanı)

Röportaj: Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ

Uğur TERZİOĞLU

DİĞER RÖPORTAJLAR

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017

MİLAS İLE İLGİLİ RÖPORTAJLAR - 6

MİLAS  

BELEDİYE  

BAŞKANI  

MUHAMMET  

TOKAT’LA,

ZEYTİN HASAT ŞENLİĞİ SÖYLEŞİSİ

(Söyleşi,   

2015   

yılı   

2.   

zeytin   

hasat   

şenliği   

öncesinde

yapılmıştır)

Milas   

önemli   

bir   

zeytincilik   

merkezi...   

Zeytin   

ve

zeytinyağı    

Milas    

için    

önemli    

bir    

ekonomik    

değer.

Milas’ın         

bu         

önemli         

potansiyeli         

hakkında

düşüncelerinizi, değerlendirmelerinizi alabilir miyim?

Akıl  

ve  

bilim  

açısından  

baktığımızda,  

bir  

bölge,  

elindeki

bütün   

olumlulukları,   

bütün   

artıları   

ve   

bütün   

avantajlarını

önce  

iyi  

algılamak,  

sonra  

iyi  

değerlendirmekle  

yükümlüdür.

Bu  

açıdan  

bölgemiz  

gerçekten  

Dünyanın  

çok  

önemli,  

çok

müstesna    

bölgelerden    

bir    

tanesi.    

Burada    

çok    

önemli

avantajlarımız   

var.   

Bu   

avantajların   

tam   

olarak   

kullanılıp-

kullanılmadığı  

konusundaki  

tartışmalar  

ayrı  

bir  

konu.  

Ama

zeytin      

Dünyada      

ender      

olarak      

değerlendirilebilecek

ürünlerden    

bir    

tanesi.    

Çünkü    

Dünyanın    

her    

yerinde

bulunabilen  

bir  

şey  

değil.  

Bizim  

bu  

yaşadığımız  

bölgeyi,  

bu

anlamda,  

özel  

bir  

bölge  

olarak  

değerlendirmek  

daha  

doğru

olur.   

Bunun   

kıymetini,   

bunun   

avantajını   

çok   

iyi   

bilmemiz

lazım.

Zeytin   

ve   

zeytinyağı   

tüm   

insanlık   

tarihi   

boyunca,

önemi   

hep   

kavranmış   

ve   

olumluluk   

üzerine   

sembolize

edilmiştir.  

Bir  

kere  

insanlık  

için  

çok  

önemli  

bir  

bitki  

ve  

ürün.

Bu   

ürünün   

sağlık-tıbbi-beslenme-ekonomik   

ve   

ticari   

yönü

var.       

Bu       

özelliklerinin       

hepsi       

bir       

bütün       

olarak

değerlendirildiğinde,     

zeytinin     

çok     

önemli     

bir     

cevher

olduğunu  

hepimiz  

biliyoruz.  

Ağaç  

olarak  

çok  

dayanıklı,  

uzun

yıllar  

yaşayabilen  

bir  

tür.  

Hatta  

insandan  

beklentileri,  

insana

verdiğinden   

çok   

az   

olan,   

yüzyıllar   

boyu   

barışın   

simgesi

olarak kabul edilmiş bir bitki zeytin.

Bölgesel  

değer  

olarak  

baktığımızda,  

Türkiye’de  

zeytin

ağacı  

sayısı  

ve  

zeytin  

piyasası  

bakımından  

en  

başlarda  

gelen

bir    

bölgeyiz.    

Bunun    

ticari,    

ekonomik    

ve    

sosyal    

olarak

mutlaka    

kullanılması    

ve    

ilçemiz    

yararına    

bir    

avantaja

dönüştürülmesi      

gerekir.      

Bu      

anlamda,      

bir      

zeytin

memleketinde  

yaşıyor  

olmak,  

zeytin  

memleketinin  

bir  

ferdi

olmaktan  

dolayı  

kendimi  

çok  

mutlu  

ve  

şanslı  

hissediyorum.

Zeytini  

daha  

iyi  

anlamak  

ve  

anlatmak  

zorunda  

olduğumuzu

düşünüyorum.  

Bu  

açıdan  

üzerimize  

düşen  

görevler  

neyse,

onu     

da     

elimizden     

geldiği     

ölçüde     

yerine     

getirmeye

çalışıyoruz.

Bir    

yerel    

yönetici    

olarak,    

Milas    

zeytinciliğinin

içinde     

bulunduğu,     

karşı     

karşıya     

olduğu     

sorunlar

nelerdir size göre?

Karşı     

karşıya     

bulunduğumuz     

en     

önemli     

sorun,

zeytincilik  

faaliyetini  

çağın  

gerektirdiği  

bilimsellikten  

uzak  

ele

almamızdır.   

Üretim   

teknikleri,   

zeytin   

ağaçlarının   

bakımı,

korunması  

ve  

bunun  

piyasaya  

sunuluncaya  

kadarki  

geçirdiği

evrelerde;     

geleneksel     

yöntemleri     

çağdaş     

yöntemlerle

destekleme   

noktasında   

biraz   

sıkıntımız   

var.   

Bu   

açıdan,

gittikçe     

ağaçlarımızı,     

verim     

gücümüzü     

kaybediyoruz.

Öncelikle    

ele    

alınması    

gereken    

konunun    

bu    

olduğunu

düşünüyorum.   

Halkalı   

leke   

hastalığına   

karşı   

Büyükşehir

Belediyemizle   

başlattığımız   

mücadelenin,   

başka   

alanlarda

başka  

şekillerde  

de  

sürdürülmesi  

gerektiğini  

düşünüyorum.

Ben   

birinci   

temel   

sorun   

olarak   

bunu   

görüyorum.   

İkincisi,

tabi   

bir   

marka   

veya   

markalaşma   

sorunumuz   

var.   

Bunu

sürekli  

konuşuyor,  

görüşüyoruz.  

Günümüzün  

kapitalist  

ve

liberal   

politikaları   

çerçevesinde   

şansımız   

nedir,   

bunu   

tam

olarak   

kestiremiyorum   

ama   

markalaşma   

konusunda   

tüm

olanaklara   

ve   

ortama   

sahip   

olduğumuzu   

düşünüyorum.

Biraz cesarete, biraz yatırım gücüne ihtiyacımız var.

Milas  

zeytinyağları  

son  

yıllarda  

kaliteyi  

yakaladı.

Uluslararası   

alanda   

ödüller   

alıyor,   

kataloglara   

giriyor

ama   

bir   

pazarlama   

sıkıntısı   

var.   

Bunu   

aşmak   

için   

ne

yapmak gerekir?

Özellikle  

son  

dönemlerde,  

başta  

Ali  

Osman  

Menteşe

olmak   

üzere   

ferdi   

bazı   

çabalar   

görüyoruz.   

Bu   

bireysel

çabalar,   

şu   

aşamada   

bize   

sadece,   

zeytinimizin   

Dünyaya

daha  

iyi  

anlatılmasını  

ve  

değerinin  

özellikle  

bizler  

tarafından

daha  

iyi  

bilinmesini  

sağlıyor.  

Yani  

aslında  

var  

olan  

bir  

değeri,

ifade   

etme   

kolaylığı   

sağlıyor   

ama   

bu   

yeterli   

mi,   

değil…

Kaliteli  

üretimi  

yaygınlaştırma  

çalışması  

içinde  

olmadığımız

sürece;   

o   

çabaları   

başka   

çalışmalarla   

desteklemediğimiz

sürece;  

evet  

belki  

bu  

bilimsel  

değeri  

insanlara  

ifade  

etmiş

olacağız    

ama    

hedeflediğimiz    

noktaya    

ulaşmamız    

biraz

sıkıntılı  

olabilir…  

Osman  

Menteşe  

gibi  

üreticilerin  

çoğalması,

bu   

bireysel   

çabaların   

genişletilmesi   

ve   

başka   

çalışmalarla

desteklenmesi   

gerektiğini   

düşünüyorum.   

Çünkü   

işimiz,   

o

konuda    

çok    

zor    

değil.    

Bilimsel    

yöntemlerle    

hareket

edildiğinde,  

yöremiz  

memecik  

zeytininden  

çıkan  

yağın  

nasıl

bir  

cevher  

olduğunu  

bütün  

Dünya  

kabul  

etmiş  

durumda…

Biz,    

var    

olan    

bir    

şeyi,    

insanlara    

sadece    

anlatmakla

yükümlüyüz.    

Bölgemizde    

Ali    

Osman    

Menteşe’nin    

açtığı

yoldan     

diğer     

üreticilerimizin     

de     

gitmesi     

gerektiğini

düşünüyorum.  

İlçemizde  

kaliteli  

üretime  

önem  

verilmeli  

ve

bilimsel  

yöntemler,  

zeytin  

üreticisinin  

rehberi  

olmalı…  

Bunu

sağlamak zorundayız.

Ali   

Osman   

Menteşe,   

Milas   

zeytinciliğinde   

çığır

açan,    

yenilikleri    

getiren    

ve    

uygulayan    

bir    

üretici…

Zeytinyağında,  

Milas  

zeytinyağının  

makûs(kötü)  

talihini

yenen    

bir    

isim.    

Yağları    

her    

yıl,    

Flos    

Olei    

isimli

uluslararası   

katalogda   

yer   

alıyor   

ve   

yine   

uluslararası

yarışmalarda  

ödüller  

kazanıyor.  

Ali  

Osman  

Menteşe  

için

neler söylemek istersiniz?

Ali   

Osman   

Menteşe,   

bu   

alanda,   

toplumumuzun   

şu

anda  

bulunduğu  

noktanın  

çok  

ilerisinde  

olan  

bir  

kişi…  

Bunu

özellikle   

belirtmemiz   

lazım.   

O’nu   

bir   

öncü   

insan   

olarak

değerlendirmemiz     

gerekiyor.     

Ali     

Osman     

Menteşe     

ile

görüştüğünüzde,  

ondaki  

hem  

o  

birikimi,  

hem  

kararlılığı  

ve

hem    

de    

o    

titizliği    

anlıyorsunuz.    

O,    

bunu    

hissettiriyor,

insanlara  

ve  

topluma…  

Zeytinciğimize  

ve  

ilçe  

ekonomisine,

önder   

olarak   

çok   

büyük   

katkısı   

var.   

Osman   

Bey’in,   

bu

durumunu     

takdirle     

karşılıyoruz.     

Bence     

Ali     

Osman

Menteşe’nin   

bu   

yarattığı   

ortam   

ve   

açtığı   

yolun,   

bölgemiz

zeytinciliği     

açısından,     

daha     

iyi     

değerlendirilmesi     

ve

kullanılması    

gerekiyor.    

Arkadan    

ona    

ayak    

uydurmaya

çalışan   

yeni   

isimler,   

yeni   

atılımlar   

var   

ama   

bu   

daha   

da

yaygınlaştığı     

zaman     

zeytinciliğimiz     

hızlı     

bir     

ilerleme

kaydeder.    

Bizim,    

Ali    

Osman    

Menteşeleri    

çoğaltmamız

lazım!..

Yağımız  

güzel  

diyoruz.  

Bir  

yanda  

Osman  

Menteşe

gibi   

insanların   

çabalarıyla   

Milas   

zeytinyağının   

imajı

yenilenmeye    

çalışılıyor.    

Diğer    

yanda    

ise    

bu    

güzel

çabaların     

aksine,     

zeytinyağında     

tağşiş(zeytinyağına

kanola  

yağı-çiçek  

yağı-pamuk  

yağı  

karıştırma)  

yapanlar

var.  

Bu,  

Milas  

pazarında  

da  

oluyor.  

Belediye  

olarak,  

bu

durumu önlemek için bir çalışmanız var mı?

Evet,   

var…   

Öncelikle,   

diğer   

alanlarda   

olduğu   

gibi

zeytincilik   

ve   

tarımsal   

faaliyetlerde   

de   

bazı   

açmazlarımız,

sıkıntılarımız  

var.  

Bizim  

gerçek  

anlamda  

kazanç  

ve  

kâr  

elde

etmenin   

yöntemini   

ve   

usullerini   

tam   

olarak   

algılamamız

lazım.  

Bu  

konuda  

etik  

sahibi  

olmalıyız.  

Kendi  

değerimize,

kendi    

cevherimize    

başka    

yağlar    

karıştırarak    

sahtecilik

yapmak,  

saf  

tüketicileri  

kandırmaya  

çalışmak,  

beş  

kuruşluk

kâr  

edeyim  

diye  

sıvı  

altınımızı  

değersizleştirmek;  

bizim  

kendi

ayağımıza  

kurşun  

sıkmak,  

kendimize  

ve  

geçimini  

bu  

işten

sağlayan  

dürüst  

üreticilere  

ihanet  

etmekten  

başka  

bir  

şey

değildir…  

Bu,  

Milas’a  

ve  

bölgemize  

yapılabilecek  

en  

büyük

kötülüktür.   

Bu,   

kaliteli   

bir   

madenin,   

kalitesini   

düşürerek,

onu  

daha  

da  

değersiz  

maden  

haline  

getirmekten  

başka  

bir

şey   

değildir.   

Bu   

nedenle   

biz,   

bu   

cevheri   

koruyup,   

bu

cevherin   

nimetlerinden   

daha   

iyi   

yararlanmayı   

bilmeliyiz.

Sektörde  

bulunan  

ve  

bu  

işten  

geçimini  

sağlayan  

herkesin

dikkatinin  

çekilerek;  

bu  

güzel  

değere  

ihanet  

edilmemesi,  

bu

değere     

kötülük     

yapılmamasının     

insanlara     

belletilmesi

gerekiyor. Bütün çabalarımız bu yönde olmalı.

Biz     

de,     

belediye     

olarak     

elimizden     

geldiğince,

denetimlerde  

ve  

bu  

amaçla  

yapılan  

tüm  

organizasyonlarda,

yasaların    

bize    

tanıdığı    

yetki    

ve    

imkânları    

kullanmaya

çalışıyoruz.  

Bu  

anlamda,  

Milas’ta,  

özellikle  

pazarımızda  

ve

bölgemizde   

bu   

tür   

olumsuz   

satışları   

müdahale   

ederek

önlemeye  

çalışıyoruz.  

Hatta  

şimdi  

buradan  

çağrı  

yapıyorum;

bu  

konuda  

herhangi  

bir  

tespiti  

olan  

vatandaşımız  

varsa,  

bize

mutlaka    

bunları    

bildirsin.    

Bu    

şekilde    

biz    

gözümüzden

kaçanlara  

da  

müdahale  

etme  

olanağına  

sahip  

olabilelim.  

Bu

değeri    

korumak    

adına,    

yasaların    

bize    

tanıdığı    

yetkiyi

kullanmaktan da hiçbir zaman çekinmeyiz!

Zeytin  

Hasat  

Şenliği,  

ilçemizde,  

ilk  

defa  

geçen  

yıl

düzenlenildi.  

Geçen  

yılki  

şenlik  

size  

göre  

amacına  

ulaştı

mı?

Başlangıç    

olarak    

çok    

iyiydi.    

İlk    

olmasının    

bazı

eksiklikleri      

mutlaka      

vardır.      

İlk      

etkinlikte      

yaşanılan

eksikliklerin   

tespit   

edilerek,   

bir   

sonraki   

etkinliğin   

daha   

iyi

geçmesini  

sağlamaktır,  

amacımız…  

Bu  

sene  

ikinci  

etkinliği

yapacağız.  

Bu  

etkinliğinde  

eksikleri  

olacaktır  

mutlaka.  

Ama

önemli   

olan,   

bir   

önceki   

eksikliklerin   

bir   

sonraki   

etkinlikte

yaşanılmamamsıdır.  

Bunu  

sağlamaya  

çalışıyoruz.  

Geçen  

yıl

düzenlenen  

etkinliğin  

en  

önemli  

etkisi,  

zeytinyağı  

ve  

yemek

ilişkisinin    

görsellerle    

çok    

iyi    

desteklenerek,    

Milas’ın    

ve

kamuoyunun        

gündemine        

sokulabilmesiydi.        

Tadım

eğitiminin  

yapılması  

da;  

önemli  

unsurlardan  

birisi.  

Bu  

sene,

daha  

iyi  

bir  

organizasyon  

olacağını  

umuyoruz.  

Önümüzdeki

yıllarda da, bunu geliştirerek devam ettireceğiz.

Bu  

yıl  

gıda-tarım  

ve  

hayvancılık  

fuarının  

yedincisi

düzenlenecek.      

Geçen      

yıl      

zeytin      

hasat      

şenliği

düzenlenildi.    

Bu    

tür    

etkinliklerin;    

Milas’ın    

sosyal-

toplumsal   

ve   

ekonomik   

yaşamına   

katkıları   

nedir?   

Bu

etkinliklerin     

üretici     

bilinçlenmesine     

katkısı     

nasıl

oluyor?

İlk  

göreve  

geldiğimiz  

2009  

yılında,  

biz  

bölgemizin  

bu

avantajlarının,   

topluma   

yansıtılması,   

ortaya   

çıkarılması   

ve

tanıtılması  

için,  

görev  

alanımızda  

doğrudan  

bulunmasa  

bile,

birçok   

girişimi   

hem   

organize   

etmek   

hem   

desteklemek

bakımından;   

gayretli   

olacağımızı   

ifade   

etmiştik.   

Geçmişte

bunu     

gösterdik.     

Ama     

Büyükşehir     

yasasından     

sonra,

bunların  

bazıları  

artık  

bize  

görev  

haline  

geldi,  

artık.  

  

İster

bizim  

için  

görev  

olsun,  

ister  

olmasın,  

bu  

bölgenin  

tarımının

ki  

zeytin  

bunun  

içinde  

en  

önemli  

konuma  

sahip.  

Bunların

ele  

alınması,  

desteklenmesi,  

tanıtılması…  

Yani  

bunlar  

bizim

çok  

önem  

verdiğimiz  

konular…  

Ben  

özellikle,  

Milas’taki  

fuar

olgusunun,    

sadece    

tarımsal    

anlamda    

değil,    

sosyal    

ve

toplumsal  

olarak  

da  

çok  

şeyi  

değiştirdiğini  

düşünüyorum.

Türkiye’de  

ve  

Dünyada  

birçok  

fuarlara  

gittim.  

Bizim  

buradaki

gibi,  

kucağında  

bebeğiyle,  

çoluğunu-çocuğunu  

koluna  

takıp,

fuara   

gelen   

insan   

örneği   

bir   

başka   

yerde   

yok.   

Burada

insanlar,   

bir   

karnavala   

gelir   

gibi,   

fuara   

geliyorlar.   

Bu   

da

Milas’a özgü bir durum…

Fuar,    

zeytincilikte    

kendisini    

şöyle    

gösterdi.    

Zeytin

hasat   

şenliğini   

de   

bu   

fuarın   

doğurduğuna   

inanıyorum.

Zeytin   

hasat   

şenliğini,   

fuarın   

oluşturduğu   

iklim   

doğurdu.

Fuarın,     

topluma     

en     

önemli     

yansıması,     

bana     

göre,

makineleşme  

ve  

zeytincilik  

alanında  

oldu.  

Fuara  

gelen  

tüm

araçların,    

hemen    

alıcı    

bulması;    

bunun    

yanında    

zeytin

tarımına  

ilişkin  

olarak,  

küçüklü-büyüklü  

makinelere  

olan  

ilgi

ve  

talep  

arttı.  

Zaten  

fuarda  

ilk  

olarak,  

zeytinle  

ilgili  

olan  

araç

ve    

gereçler    

tükeniyor.    

Ben    

bu    

durumdan    

hoşnudum.

Tarımcı    

bir    

ailenin    

çocuğu    

olarak,    

bu    

işlerin    

içinde

bulunmaktan  

memnunum.  

Şunu  

hep  

söylüyorum.  

Hepimiz

bir  

takımız  

ve  

herkes  

o  

takımda  

iyi  

oyun  

oynamaya  

çalışıyor.

Biz   

de   

Milas   

belediyesi   

olarak,   

bu   

oyunda   

en   

iyi   

şekilde

görevimizi yerine getirmenin uğraşı ve çabası içindeyiz.

Fuar  

oldu,  

zeytin  

hasat  

şenliği  

oldu.  

Bunların  

yarattığı

ortam   

ve   

iklimle,   

   

önümüzdeki   

dönemlerde   

yeni   

orijinal

etkinlikler     

düşünmeliyiz.     

Benim     

hedefim     

hep     

odur,

önümüzdeki    

dönemlerde,    

hangi    

etkinliği    

düşünüyorsak,

onları uluslararası olarak düşünmek zorundayız artık...

Milas’ta  

fuar  

olgusu  

tuttu.  

Fuar  

şu  

anda  

geçici  

bir

mekânda  

faaliyet  

gösteriyor.  

Fuar  

için  

kalıcı  

bir  

mekân,

kendisini   

ihtiyaç   

olarak   

hissettiriyor.   

Bu   

konuda   

bir

çalışmanız var mı?

Büyükşehir   

yasasıyla   

bu   

görev   

bizden   

Büyükşehir’e

geçmiş  

durumda.  

İlçemizde  

bu  

anlamda  

ayrılmış  

bir  

fuar

alanı   

var.   

Ama   

bununla   

ilgili   

gerekli   

yasal   

koşullar,   

tam

oluşmuş  

değil.  

Nihai  

olarak  

önümüzdeki  

süreçte,  

Muğla’da

mutlaka   

bir   

fuar   

alanı   

olması,   

bunun   

da   

Milas’ta   

olması

konusunda,  

Büyükşehir  

belediyemizle  

ve  

diğer  

resmi  

kurum

ve    

kuruluşlarla    

da    

görüşmelerimiz    

devam    

ediyor.    

Bu

amaçla,   

Muğla’da,   

GEKA’ya   

dönük   

olarak   

atılmış   

bir   

adım

var.  

Ama  

bu,  

Büyükşehir  

yapılanmasından  

önce  

atılmış  

bir

adımdı.    

Şu    

anda    

herkes,    

hemfikir    

ki;    

bu    

fuar,    

hem

organizasyon   

olarak   

hem   

alan   

olarak,   

bunun   

en   

uygun

ortamı  

Milas’ta  

oluşmuş  

durumda.  

Milas  

gerçekten  

erken

davranıp,  

bir  

de  

bu  

işi  

tutturmuş  

durumda.  

Başka  

yerlerde,

bu   

girişimi   

yapıp   

da,   

tutturamayanlar   

da   

var.   

Şunu   

net

olarak    

söyleyebilirim.    

Bazı    

öncelikli    

altyapı    

çalışmaları

çözümlendikten  

sonra,  

Milas’ta  

en  

kısa  

zamanda  

bir  

fuar

alanı    

oluşturulmasıyla    

ilgili    

gündemimiz    

olacak.    

Önce

halletmemiz   

gereken   

başka   

şeyler   

var…   

Bu   

sene,   

önceki

yıllara    

göre,    

fuara    

çok    

talep    

var.    

Fuarın    

biraz    

daha

genişletilmesi gerekecek.

Sabit  

bir  

fuar  

alanı  

olursa  

yıl  

12  

ay  

burada  

fuar

etkinlikleri düzenlenebilir…

Tarım   

dışında   

bize   

sürekli   

fuar   

düzenleme   

talepleri

geliyor,  

zaten...  

Öncelikle  

tarım  

fuarına  

sahip  

çıkmak,  

onu

geliştirmek    

istiyoruz.    

Biz    

şu    

anda    

TARİŞ’e    

ait    

alanı

kullanıyoruz.  

Zaman  

zaman  

TARİŞ  

de  

burayı  

kendi  

amaçları

için  

kullanıyor.  

Bu  

nedenle  

o  

fuar  

taleplerine  

olumlu  

yanıt

veremedik.   

Söylediğinizde   

haklısınız.   

Sabit   

bir   

fuar   

alanı

olduktan    

sonra,    

değişik    

alanlarda,    

değişik    

sektörlerde,

fuarlar  

organize  

etmememiz  

için  

hiçbir  

neden  

yok!  

Milas’ta

bu olgu yerleşti, maya tuttu…

Milas    

zeytin    

ve    

zeytinyağında    

bir    

pazarlama

sıkıntısı  

var.  

Bu  

sorunu  

kısmen  

de  

olsa  

aşabilmek  

için,

Milas-Bodrum      

Karayolunun      

uygun      

bir      

yerinde,

Bodrum’a  

giden  

tatilcilere  

de  

hitap  

etmek  

üzere,  

zeytin

ve  

zeytinyağı  

ile  

ilgili  

bir  

alışveriş  

merkezi  

yaratılamaz

mı?   

Örneğin   

bu   

konuda,   

Milas’ta,   

Şirince   

örneği   

bir

mekân oluşturulamaz mı?

Yaratılabilir.   

Bu,   

Arasta’da   

da   

yaratılabilir.   

Şu   

anda

Arasta’nın  

birinci  

etabı  

tamamlandı.  

Bodrum  

yolu  

üzerinde

Süt   

Birliği   

ile   

birlikte   

kullandığımız   

o   

alan   

üzerinde   

bazı

düşüncelerimiz  

var.  

Bunu  

çarşı  

içinde  

veya  

bir  

ulaşım  

yolu

üzerinde,  

hem  

bir  

tanıtım  

aracı  

hem  

bir  

ticari  

unsur  

olarak

mutlaka    

hayata    

geçirmemiz    

gerekiyor.    

Bu,    

gündemde.

Bununla   

ilgili   

ön   

çalışmalar   

var,   

yapılıyor.   

Yakın   

zaman

içinde de mutlaka böyle bir şeyi oluşturmayı amaçlıyoruz.

Zeytinyağımız,   

balımız,   

halımız   

var…   

Bu   

ürünler

ise    

pazarda    

hak    

ettiği    

yerde    

olamıyor.    

Pazarlama

sorunlarının   

aşılması   

için   

Belediye   

ile   

diğer   

kurumlar

arasında   

nasıl   

bir   

işbirliği   

hayata   

geçirilebilir   

ve   

bu

konuda ne gibi çözümler üretilebilir?

Bizim   

şu   

yaşadığımız   

bölgede   

herhangi   

bir   

alanda

pazarlama  

sıkıntısı  

çekmememiz  

lazım.  

Havalimanımız  

var,

denizyolumuz    

var,    

karayoluyla    

belli    

merkezlere    

ulaşım

kolaylıklarımız  

var…  

Hem  

Anadolu’ya  

hem  

Avrupa’ya  

dönük

bir   

konuma   

sahibiz.   

Yani   

pazarlama   

araçları   

olarak   

her

imkâna   

sahip   

bulunuyoruz.   

Burada   

iki   

sorun   

var.   

Birisi,

birlikte  

davranma,  

organize  

olabilme  

durumu.  

Birçok  

alanda

sağlayabildiğimiz,  

birlikte  

hareket  

etme  

tavrını,  

maalesef  

bu

alanda  

tam  

yapabildiğimizi  

söyleyemiyorum.  

  

Ama  

mutlaka

yapılmalı.    

İkinci    

eksikliğimiz    

ise,    

bizim    

ufku    

açık    

özel

girişimciye  

de  

ihtiyacımız  

var.  

Buradaki  

avantajları,  

hayata

ve  

topluma,  

Dünyaya  

yansıtabilecek  

girişimcilere  

ihtiyacımız

var.  

Bir  

yandan  

kurumlar  

olarak  

bizler,  

diğer  

yandan  

da  

özel

girişimci  

elele  

verirse,  

birlikte  

hareket  

edebilirse;  

bu  

konuda

hareket       

yaratabileceğimizi,       

pazarlama       

sıkıntılarının

aşılabileceğini   

düşünüyorum.   

Ben   

hep   

şunu   

söylüyorum:

biz  

hepimiz  

bir  

takımız  

ve  

Kaymakam  

da  

bu  

takımın  

kaptanı.

Ben   

bu   

çerçeve   

içinde   

oluşturulacak   

her   

organizasyonda,

oluşumda,     

Milas     

Belediyesi     

olarak     

rolüme/görevime

hazırım. Bu konuda hiçbir sıkıntı yok…

Son olarak eklemek ve söylemek istedikleriniz…

Teşekkür   

ediyorum.   

Ben,   

önce   

sizi   

de   

bu   

konuda

kutluyorum.   

Ben   

burada,   

fuar   

bir   

iklim   

yarattı   

demiştim.

Aslında    

bu    

iklimi    

yaratan    

sizin    

gibi    

özverili    

insanların

çabaları...  

  

Uzun  

dönemden  

bu  

yana  

hem  

Milas’ın  

sosyo-

kültürel  

potansiyeliyle  

ilgili,  

hem  

tarımsal  

ve  

özellikle  

son

dönemlerde    

zeytincilikle    

ilgili    

bu    

çabalarınızı    

elimizden

geldiğince   

yakından   

izlemeye   

çalışıyoruz.   

Sizlere   

de   

bu

anlamda  

teşekkür  

ediyorum.  

Bence  

Ali  

Osman  

Menteşelerin

vardığı  

ulusal  

ve  

uluslararası  

ufuklar  

kadar,  

ulusal  

düzeyde

siz   

de   

yazılarınızla   

bu   

işlerin   

öncülerisiniz.   

Şu   

andaki   

bu

çabanız  

da,  

çok  

önemli…  

Önümüzdeki  

hafta  

gerçekleşecek

olan  

zeytin  

hasat  

şenliğimizin  

daha  

anlamlı  

ve  

daha  

içerikli

olması,  

kamuoyunun  

ilgisini  

ve  

dikkatini  

bu  

şenliğe  

çekmek

için    

bu    

çalışmayı(söyleşileri-YN)    

yapıyorsunuz.    

Teşekkür

ediyoruz  

bu  

konuda.  

Sizlerin  

bu  

katkı  

ve  

çabalarınızla,  

daha

çok   

zeytin   

hasat   

şenlikleri   

ve   

içi   

daha   

dolu   

dolu   

bu   

tür

etkinlikler   

olacak.   

Bu   

vesileyle,   

bu   

imkânı,   

şenlikle   

ilgili

konuşma fırsatı da verdiniz bize…

Özellikle,     

başta     

üreticiler     

olmak     

üzere,     

fabrika

sahibinden  

tüccarına  

kadar  

bütün  

sektörü;  

bu  

zeytin  

hasat

şenliğini   

sahiplenmeye   

ve   

destek   

vermeye   

çağırıyorum.

Bizim   

halkımız   

bu   

tür   

organizasyonları,   

bu   

tip   

etkinlikleri

sever…    

Önümüzdeki    

hafta    

iki    

gün    

boyunca,    

Milas’ta

yapılacak,   

şehir   

merkezinde   

ya   

da   

değişik   

mekânlarda

olsun,  

zeytin  

hasat  

şenliği  

ile  

ilgili  

yapılacak  

tüm  

etkinliklere

halkımızı,  

vatandaşlarımızı  

davet  

ediyorum.  

Sahip  

çıkmaya

çağırıyorum.  

Onlar  

sahip  

çıktıkça,  

bu  

organizasyonlar  

daha

da   

gelişecek,   

daha   

fazla   

güçlenecek,   

daha   

fazla   

yerlere

ulaşacak…  

Halkımız  

bu  

konuda  

duyarlıdır.  

Sizin  

aracılığınızla

onları davet ediyor ve bekliyorum…

Konuk: Muhammet TOKAT

(Milas Belediye Başkanı)

Röportaj: Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ

Uğur TERZİOĞLU

Ali Osman MENTEŞE 

Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN 

İlgin SAYLAM 

Fuat GÜREL

DİĞER RÖPORTAJLAR

www.milas.org.tr