GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     

Milas  

ile  

ilgili  

yazı,  

görsel  

ve  

işitsel

içerik  

desteği  

vermek  

için  

bize  

ulaşabilir-

siniz.

İnsan   ve   insanın   ürettiği,   tükettiği   her şey,      kültür      kavramının      içini      dolduruyor. Kültürün   yelpazesine   yer   alan   binlerce   yıllık yaşanmışlıkların   acı   ve   tatlı      öyküleri   gerçek hayata   sanat   olarak   yansır.   Bazen   bir   şiir,   bir türkü,   bir   destan,   bazen   halı   ve   kilim   motifi, bazende   bir   tablo   yada   mimari   bir   eser   olarak çıkar    karşımıza.    Burada    bize    düşen,    hayata sanatın    penceresinden    bakarak,    bu    güzel- liklerin    değerini    bilmek    ve    devamında    yeni güzellikler     üretmektir.     Kendi     yöremize     ait farkettiğimiz    kayda    değer,    örnek    olabilecek tüm   kültürel   değerleri   ve   güzellikleri   birlikte bir araya toplayalım. Bu   amaçla,   Milas   ile   ilgili,   Türkiye’de   ve Dünya’da   herhangi   bir   yerde   var   olan   ve   sizin bildiğiniz     bilgi,     görsel     ve     işitsel     belgeleri bizimle paylaşmanızı rica ederiz. Birlikte başarmanın heyecanını ve haklı gururunu paylaşmak üzere. Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
(Deneme Sayfası)
www.milas.org.tr  

Milas’ın Türküleri

Şu Milas’ın İçinde

Söz: Nazmi Yükselen   Beste: Zeki Duygulu

Şu Milas’ın İçinde

Notası: ?

Dinlemek  için tıklayınız:

Şu Milas'ın içinde ben bir tek güldüm Goncelerim açmadan soldum döküldüm Gençliğime doymadan yar için öldüm Hazan yaprağı gibi birden döküldüm Gönül verdiğim kızın adı Yüksel'di Can verirken feryadı da arşa yükseldi Kabahat ne ondaydı ne de bendeydi Alnımıza yazılmış bu bir eceldi Sevda neler getirdi dertsiz başıma, Elimle zehir kattım tatlı aşıma, Kimse merhem olmadı kanlı yaşıma, Talihim destan oldu mezar taşıma.

Öyküsü:

Yüksel,     Milas     Orta     Okulu’nda     okuyan körpecik    güzeller    güzeli    bir    kızdır.    İbrahim    ise astsubay      okuluna      gitmeye      hazırlanan      bir delikanlı. İbrahim   genç   kızın   güzelliğine   hayran   kalır ve     ona     delicesine     aşık     olur.     Aşkını     kabul ettirebilmek   için   aylarca   okul   çıkışlarında   Yükseli bekler.   Her   akşam   onu   evine   kadar   takip   eder   ve yolun    sonuna    geldiğinde    arkasından    buruk    bir şekilde bakarak sessizce geri döner. Her   karşılaştığında   genç   kıza   aşkına   ısrarla anlatır   ama   hiçbir   zaman   karşılık   bulamaz.   Tek taraflı    platonik    bir    aşktır    İbrahim’in    aşkı.    Öte yandan   kızın   aile   yapısıyla   delikanlının   aile   yapısı arasında   dağlar   kadar   fark   vardır.   Üstelik   Yüksel, İbrahim’e    hiçbir    zaman    yakınlık    duymaz,    hiçbir zaman    olumlu    cevap    vermez.    Durumu    ailesine bildirir,   rahatsızlık   duyduğunu,   önlem   alınmasını ister. Gönlü      genç      kızın      gönlüdür.      Sevmez sevmez. Ama    işin    içinde    bir    kara    sevda    vardır. Zaten  nedenleri  olmasa  bazı   sevdalara   "kara
sevda" denir miydi hiç? İbrahim’in   Yüksel’e   yaklaşması   yasak,   ama gönül    ferman    dinlemiyor    ki.    Bir    gün    İbrahim’i Askeri   okuldan   ararlar.   Astsubay   olmak   için   her şey    hazırdır.    İbrahim    gitmeden    önce    son    kez Yüksel’in    yolunu    keser    ve    onu    ne    kadar    çok sevdiğini      defalarca      söyler,      ısrarla      kendisini beklemesini   ister.   Ama   kızın   cevabı   her   zamanki gibi     çok     sert     ve     net     olur;     "Hayır!...     Seni istemiyorum. Zorla güzellik olmaz." Bundan    sonra    her    şeyi    göze    almış    olan İbrahim    kızın    evinin    kapısını    zorlayarak    açar, mutluluktan   ve   yaşamdan   ümidini   kesmiş,   gözü kararmıştır.    Elindeki    bıçağı    genç    kıza    defalarca saplar. Ortaokul        öğrencisi        güzeller        güzeli, körpecik   bir   kız   olan   Yüksel   hayatının   baharında ölümle   kucaklaşır.   İbrahim   ise   sonucu   biliyormuş gibi   yanında   getirdiği   zehiri   içerek   kendi   hayatına da sonlandırır ve acılar içinde can verir. Nazmi YÜKSELEN
GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017
Deneme Sayfası

Şu Milas’ın İçinde

Söz: Nazmi Yükselen   Beste: Zeki Duygulu

Şu Milas’ın İçinde

Notası: ?

Dinlemek  için tıklayınız:

Şu Milas'ın içinde ben bir tek güldüm Goncelerim açmadan soldum döküldüm Gençliğime doymadan yar için öldüm Hazan yaprağı gibi birden döküldüm Gönül verdiğim kızın adı Yüksel'di Can verirken feryadı da arşa yükseldi Kabahat ne ondaydı ne de bendeydi Alnımıza yazılmış bu bir eceldi Sevda neler getirdi dertsiz başıma, Elimle zehir kattım tatlı aşıma, Kimse merhem olmadı kanlı yaşıma, Talihim destan oldu mezar taşıma.

Öyküsü:

Yüksel,   Milas   Orta   Okulu’nda   okuyan   körpecik   güzeller   güzeli   bir kızdır. İbrahim ise astsubay okuluna gitmeye hazırlanan bir delikanlı. İbrahim   genç   kızın   güzelliğine   hayran   kalır   ve   ona   delicesine   aşık olur.    Aşkını    kabul    ettirebilmek    için    aylarca    okul    çıkışlarında    Yükseli bekler.    Her    akşam    onu    evine    kadar    takip    eder    ve    yolun    sonuna geldiğinde arkasından buruk bir şekilde bakarak sessizce geri döner. Her   karşılaştığında   genç   kıza   aşkına   ısrarla   anlatır   ama   hiçbir zaman   karşılık   bulamaz.   Tek   taraflı   platonik   bir   aşktır   İbrahim’in   aşkı. Öte   yandan   kızın   aile   yapısıyla   delikanlının   aile   yapısı   arasında   dağlar kadar    fark    vardır.    Üstelik    Yüksel,    İbrahim’e    hiçbir    zaman    yakınlık duymaz,   hiçbir   zaman   olumlu   cevap   vermez.   Durumu   ailesine   bildirir, rahatsızlık duyduğunu, önlem alınmasını ister. Gönlü genç kızın gönlüdür. Sevmez sevmez. Ama   işin   içinde   bir   kara   sevda   vardır.   Zaten      nedenleri      olmasa     bazı   sevdalara   "kara sevda" denir miydi hiç? İbrahim’in     Yüksel’e     yaklaşması     yasak,     ama     gönül     ferman dinlemiyor   ki.   Bir   gün   İbrahim’i   Askeri   okuldan   ararlar.   Astsubay   olmak için   her   şey   hazırdır.   İbrahim   gitmeden   önce   son   kez   Yüksel’in   yolunu keser   ve   onu   ne   kadar   çok   sevdiğini   defalarca   söyler,   ısrarla   kendisini beklemesini   ister.   Ama   kızın   cevabı   her   zamanki   gibi   çok   sert   ve   net olur; "Hayır!... Seni istemiyorum. Zorla güzellik olmaz." Bundan    sonra    her    şeyi    göze    almış    olan    İbrahim    kızın    evinin kapısını    zorlayarak    açar,    mutluluktan    ve    yaşamdan    ümidini    kesmiş, gözü kararmıştır. Elindeki bıçağı genç kıza defalarca saplar. Ortaokul   öğrencisi   güzeller   güzeli,   körpecik   bir   kız   olan   Yüksel hayatının   baharında   ölümle   kucaklaşır.   İbrahim   ise   sonucu   biliyormuş gibi    yanında    getirdiği    zehiri    içerek    kendi    hayatına    da    sonlandırır    ve acılar içinde can verir. Nazmi YÜKSELEN  

Milas’ın Türküleri

www.milas.org.tr