GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
Milas’ı   karakterize   eden,   tanımlayan   çok yönlü    özellikleri    vardır.    Bunlar;    tarih-kültür- ekonomi   ve   ekonomik   değerler   içindeki   zeytin! İlkçağlardan   bu   yana   zeytinin   hâkim   ürün   ve geçim   kaynağı   olduğu   Milas;   bu   alanda   ismini yeni    yeni    duyurmaya    başladı.    Çünkü    Milas zeytinyağlarının     daha     yakın     zamana     kadar sektördeki    imajı    kötüydü    ve    yemeklik    değil, rafinerilik     ya     da     sabunluk     olarak     bilinirdi. Menteşe’nin    ifadesiyle,    Körfez    Bölgesi    zeytin üreticileri,    Milas    zeytinyağının    adı    geçtiğinde, ağız-burun        kıvırırlar,        Milas        zeytinyağını küçümserlermiş. Bu    küçümsemelerin    doğal    olarak    haklı nedenleri     vardı.     Bir     kere,     memecik     türü zeytinlerden   elde   edilen   yağın   benzerlerinden daha    kaliteli    olması    gerekirken;    tablo    neden böyle görülüyor, değerlendiriliyordu? Çünkü    Milaslı    zeytin    üreticileri    bilimsel ve       çağdaş       zeytin       üreticiliği       bilincinden yoksundu.   Dünyadaki   zeytin   tarımında   yapılan yeniliklerden        haberdar        değildi.        Kaliteli zeytinyağı   elde   etmek   için   ne   yapmak   gerekir, bunları     bilmiyordu.     Onlar,     ne     gördülerse büyüklerinden,        o        gelenekselliği        devam ettiriyorlardı.   Milas   bir   zeytin   diyarı   olmasına rağmen,       zeytinyağında       adını       iyi       olarak duyuramamıştı.    Besleyici    özelliği    çok    yüksek olan     yağımız     da,     pazarda     hak     ettiği     ilgiyi göremiyordu. KARAHAVYAR     ZEYTİN’İN     ALTIN     SARISI YAĞI Sanki   Milas   zeytinleri   ve   zeytin   üreticileri bir      kurtarıcı      bekliyorlardı;      ufuklarını      ve gözlerini       açacak…       Milas       zeytinyağlarının üzerinde   sektörel   bakış   açısı   olan   ‘karabulutlar’ dolaşıyordu.    Karahavyar    zeytinin    altın    sarısı yağı     bir     gün     hak     ettiği     değeri     bulmayı umuyordu.   Böyle   gelmiş,   böyle   gitmemeliydi! Milas           zeytinyağı,           kalitesine           uygun değerlendirilmeyi,     içselleştirilmeyi,     pelifenol yönünden        zengin        özellikleriyle,        insan bedeninde    sağlık    unsuru    olarak    yer    almayı hayal    ediyordu.    Bilinçsiz    üreticilerin    elinden kurtulup,   çağdaş   teknolojileri   kullanan,   zeytin tarımında   bilimsel   yöntemleri   uygulayan   aydın üreticilerin      elinde      ulusal      ve      uluslararası alanlara   açılmayı   umut   ediyordu.   Kendisi   için güzel   günlerin   özlemi   içindeydi.   O   gün,   bir   gün gelecekti. Kara gün kararıp kalmayacaktı… ÖNDER ÜRETİCİ Bir   gün,   1999   yılında,   iktisatçı   Ali   Osman Menteşe      (ALOSMEN),      İstanbul’da      çalıştığı fabrikadan   emekli   olduktan   sonra,   baba-dede topraklarının-zeytinliklerinin               bulunduğu Milas’a     geldi.     Düşüncesi,     Ata     topraklarında bilimsel   zeytin   üreticiliği   yapmaktı.   Çok   kaliteli olan     ve     sadece     Güneybatı     Ege’de     yetişen memecik     zeytinlerinin     sahip     olduğu     altın değerindeki         yağın         kalitesini         herkese kanıtlayacaktı.   Bu   konuda   Avrupa   ülkelerinde, İtalya-İspanya    ve    Yunanistan’da    bu    iş    nasıl yapılıyor,    araştırdı    ve    inceledi.    Oraları    gezdi. Zeytinyağı fuarlarını takip etti.
ALOSMEN ÖĞRETİSİ Menteşe    önce    yaşlı    zeytin    ağaçlarını gençleştirmek   istiyordu.   Bunun   için   ilk   olarak budama       tekniğinde       bir       devrim       yaptı. Geleneksel      olarak      yapılan      kuru      dalların kesildiği     aralamaydı.     Oysa     budama     farklı şeydi.    Yaşlı    ağaçlar,    gövdelerinin    üzerinden kesilerek     yeni     filizlerin     çıkmasına     olanak yaratıldı.    Ağaçların    içi    güneş    alacak    şekilde aralandı/budandı. İlaçlama,     bakım     ve     sulamaya     önem verildi.    Sonra    hasat    şeklinde    devrim    yaptı. Geleneksel     olarak     ağaçlar     sırıkla     dövülür, ağlatılır   ve   filizleri   kırılırdı.   Bu,   ağacın   öbür   yıl ürün      vermemesine,      sahibine      küsmesine neden    oluyordu.    Menteşe,    Makineli    hasadı getirdi.    Ağaç    filizleri    zarar    görmedi.    Ağaçlar öbür yıl da ürün verdi, yok yılında ürün alındı. Erken   hasat   yapıldı.   Zeytin   alacalıyken, siyah    ve    yeşil    tonlara    sahipken    hasat    edildi. Hasat     edilen     zeytin     çuvallara     konulmadı, günlerce              kümelerde              bekletilmedi. Toplanıldıktan   en   geç   24   saat   içinde   hava   alan kasalarla fabrikaya getirilerek sıkıma girdi. Menteşe’nin    yenilikleri    bitmedi.    Soğuk sıkımı       getirdi       Milas’a.       Eskiden       zeytin hamurunda    yağ    kalmasın    diye    70-80 0 C’de sıcak    su    verilirdi.    Böyle    olunca    zeytinyağının içindeki   besleyici   minerallerin   hepsi   ölüyordu. Oysa   kaliteli,   besleyici   özellikli   yağ   25-30 0 C’de elde edilen yağdı. Tüm        bu        Menteşe        öğretisi        ve uygulamalarıyla;    Memecik    zeytinyağı    gerçek kalitesini   buldu,   ulusal   ve   uluslararası   alanda ödül      üstüne      ödül      aldı,      Dünyadan      500 markanın   yer   aldığı   İtalya   merkezli   Flos   Olei kataloğuna    girdi    ve    her    yıl    oradaki    yerini korudu.    Menteşe’yi    izleyenler    de    onun    gibi güzel    yağlar    elde    etmeye    başladı.    Menteşe öğreti    ve    uygulamaları,    yörede    halka    halka yayılarak bir üretici bilincine dönüştü… ZEYTİN HASAT ŞENLİKLERİ İş   bu   kadarla   kalmadı.   Milas   Ticaret   ve Sanayi    Odası    da    TPE’ye    başvurarak,    Milas Zeytinyağının    coğrafi    işaretini    aldı.    Şimdi    de Coğrafi       İşaretin       korunması       için       AB’ye başvuruda   bulundu.   Yine   MİTSO,   Milas   yağlı zeytin için de TPE’ye başvuru yaptı. Milas’ın    2014    yılından    bu    yana    zeytin hasat   şenlikleri   de   gerçekleştiriliyor.   İlki   2014 yılında      eski      Kaymakamımız      Fuat      Gürel öncülüğünde         başlayan         zeytin         hasat şenliklerinin,       bu       sene       25-26       Kasım’da Dördüncüsü    gerçekleştirilecek.    Zeytin    hasat şenlikleri     de     Milas     için     güçbirliği     sonucu gerçekleşen           etkinlikler           oldu.           Yeni kaymakamımız   Eren   Arslan   da   şenliğin   en   iyi şekilde   geçmesi   için   Kaymakamlığın   kurumsal önderliğini    en    iyi    şekilde    hayata    geçiriyor. Şenlik   her   yıl   bir   öncekini   aşarak   gelişiyor   ve kurumsallaşıyor.      Milas      Belediye      Başkanı Muhammet    Tokat    ta,    bu    şenliklerin    en    aktif aktörlerinden birisi… Milaslılar         ellele         verdiği         zaman kentlerinin      ürünlerini      marka      yapma      ve tanıtmada    önemli    başarılar    elde    ediyorlar. Zeytin   hasat   şenlikleri   bunun   en   güzel   örneği. Bu      sayede      Milas      kabuğunu      kıracak      ve gelişecektir!  (19.11.2017) Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Araştırmacı - Yazar
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
www.milas.org.tr  

BİZİM GÜZEL ZEYTİNYAĞIMIZ VAR!

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ’nin Milas Yazıları (3)

NÇT’nin Milas Yazıları

NÇT’nin Öyküleri

NÇT’nin Kitapları

NÇT’nin Özyaşamı

NÇT

NÇT’nin Makaleleri

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ’nin Milas Yazıları (3)

BİZİM GÜZEL ZEYTİNYAĞIMIZ VAR!

Milas’ı    karakterize    eden,    tanımlayan    çok    yönlü    özellikleri vardır.     Bunlar;     tarih-kültür-ekonomi     ve     ekonomik     değerler içindeki    zeytin!    İlkçağlardan    bu    yana    zeytinin    hâkim    ürün    ve geçim     kaynağı     olduğu     Milas;     bu     alanda     ismini     yeni     yeni duyurmaya    başladı.    Çünkü    Milas    zeytinyağlarının    daha    yakın zamana     kadar     sektördeki     imajı     kötüydü     ve     yemeklik     değil, rafinerilik   ya   da   sabunluk   olarak   bilinirdi.   Menteşe’nin   ifadesiyle, Körfez   Bölgesi   zeytin   üreticileri,   Milas   zeytinyağının   adı   geçtiğinde, ağız-burun kıvırırlar, Milas zeytinyağını küçümserlermiş. Bu   küçümsemelerin   doğal   olarak   haklı   nedenleri   vardı.   Bir kere,   memecik   türü   zeytinlerden   elde   edilen   yağın   benzerlerinden daha    kaliteli    olması    gerekirken;    tablo    neden    böyle    görülüyor, değerlendiriliyordu? Çünkü    Milaslı    zeytin    üreticileri    bilimsel    ve    çağdaş    zeytin üreticiliği     bilincinden     yoksundu.     Dünyadaki     zeytin     tarımında yapılan    yeniliklerden    haberdar    değildi.    Kaliteli    zeytinyağı    elde etmek    için    ne    yapmak    gerekir,    bunları    bilmiyordu.    Onlar,    ne gördülerse   büyüklerinden,   o   gelenekselliği   devam   ettiriyorlardı. Milas   bir   zeytin   diyarı   olmasına   rağmen,   zeytinyağında   adını   iyi olarak   duyuramamıştı.   Besleyici   özelliği   çok   yüksek   olan   yağımız da, pazarda hak ettiği ilgiyi göremiyordu. KARAHAVYAR ZEYTİN’İN ALTIN SARISI YAĞI Sanki    Milas    zeytinleri    ve    zeytin    üreticileri    bir    kurtarıcı bekliyorlardı;        ufuklarını        ve        gözlerini        açacak…        Milas zeytinyağlarının   üzerinde   sektörel   bakış   açısı   olan   ‘karabulutlar’ dolaşıyordu.   Karahavyar   zeytinin   altın   sarısı   yağı   bir   gün   hak   ettiği değeri    bulmayı    umuyordu.    Böyle    gelmiş,    böyle    gitmemeliydi! Milas         zeytinyağı,         kalitesine         uygun         değerlendirilmeyi, içselleştirilmeyi,    pelifenol    yönünden    zengin    özellikleriyle,    insan bedeninde    sağlık    unsuru    olarak    yer    almayı    hayal    ediyordu. Bilinçsiz      üreticilerin      elinden      kurtulup,      çağdaş      teknolojileri kullanan,   zeytin   tarımında   bilimsel   yöntemleri   uygulayan   aydın üreticilerin   elinde   ulusal   ve   uluslararası   alanlara   açılmayı   umut ediyordu.   Kendisi   için   güzel   günlerin   özlemi   içindeydi.   O   gün,   bir gün gelecekti. Kara gün kararıp kalmayacaktı… ÖNDER ÜRETİCİ Bir     gün,     1999     yılında,     iktisatçı     Ali     Osman     Menteşe (ALOSMEN),     İstanbul’da     çalıştığı     fabrikadan     emekli     olduktan sonra,   baba-dede   topraklarının-zeytinliklerinin   bulunduğu   Milas’a geldi.    Düşüncesi,    Ata    topraklarında    bilimsel    zeytin    üreticiliği yapmaktı.   Çok   kaliteli   olan   ve   sadece   Güneybatı   Ege’de   yetişen memecik     zeytinlerinin     sahip     olduğu     altın     değerindeki     yağın kalitesini   herkese   kanıtlayacaktı.   Bu   konuda   Avrupa   ülkelerinde, İtalya-İspanya   ve   Yunanistan’da   bu   iş   nasıl   yapılıyor,   araştırdı   ve inceledi. Oraları gezdi. Zeytinyağı fuarlarını takip etti. ALOSMEN ÖĞRETİSİ Menteşe      önce      yaşlı      zeytin      ağaçlarını      gençleştirmek istiyordu.    Bunun    için    ilk    olarak    budama    tekniğinde    bir    devrim yaptı.      Geleneksel      olarak      yapılan      kuru      dalların      kesildiği aralamaydı.   Oysa   budama   farklı   şeydi.   Yaşlı   ağaçlar,   gövdelerinin üzerinden    kesilerek    yeni    filizlerin    çıkmasına    olanak    yaratıldı. Ağaçların içi güneş alacak şekilde aralandı/budandı. İlaçlama,    bakım    ve    sulamaya    önem    verildi.    Sonra    hasat şeklinde   devrim   yaptı.   Geleneksel   olarak   ağaçlar   sırıkla   dövülür, ağlatılır   ve   filizleri   kırılırdı.   Bu,   ağacın   öbür   yıl   ürün   vermemesine, sahibine   küsmesine   neden   oluyordu.   Menteşe,   Makineli   hasadı getirdi.   Ağaç   filizleri   zarar   görmedi.   Ağaçlar   öbür   yıl   da   ürün   verdi, yok yılında ürün alındı. Erken    hasat    yapıldı.    Zeytin    alacalıyken,    siyah    ve    yeşil tonlara    sahipken    hasat    edildi.    Hasat    edilen    zeytin    çuvallara konulmadı,   günlerce   kümelerde   bekletilmedi.   Toplanıldıktan   en geç   24   saat   içinde   hava   alan   kasalarla   fabrikaya   getirilerek   sıkıma girdi. Menteşe’nin   yenilikleri   bitmedi.   Soğuk   sıkımı   getirdi   Milas’a. Eskiden   zeytin   hamurunda   yağ   kalmasın   diye   70-80 0 C’de   sıcak   su verilirdi.   Böyle   olunca   zeytinyağının   içindeki   besleyici   minerallerin hepsi   ölüyordu.   Oysa   kaliteli,   besleyici   özellikli   yağ   25-30 0 C’de elde edilen yağdı. Tüm    bu    Menteşe    öğretisi    ve    uygulamalarıyla;    Memecik zeytinyağı   gerçek   kalitesini   buldu,   ulusal   ve   uluslararası   alanda ödül   üstüne   ödül   aldı,   Dünyadan   500   markanın   yer   aldığı   İtalya merkezli    Flos    Olei    kataloğuna    girdi    ve    her    yıl    oradaki    yerini korudu.    Menteşe’yi    izleyenler    de    onun    gibi    güzel    yağlar    elde etmeye   başladı.   Menteşe   öğreti   ve   uygulamaları,   yörede   halka halka yayılarak bir üretici bilincine dönüştü… ZEYTİN HASAT ŞENLİKLERİ İş   bu   kadarla   kalmadı.   Milas   Ticaret   ve   Sanayi   Odası   da TPE’ye   başvurarak,   Milas   Zeytinyağının   coğrafi   işaretini   aldı.   Şimdi de   Coğrafi   İşaretin   korunması   için   AB’ye   başvuruda   bulundu.   Yine MİTSO, Milas yağlı zeytin için de TPE’ye başvuru yaptı. Milas’ın   2014   yılından   bu   yana   zeytin   hasat   şenlikleri   de gerçekleştiriliyor.   İlki   2014   yılında   eski   Kaymakamımız   Fuat   Gürel öncülüğünde   başlayan   zeytin   hasat   şenliklerinin,   bu   sene   25-26 Kasım’da   Dördüncüsü   gerçekleştirilecek.   Zeytin   hasat   şenlikleri   de Milas    için    güçbirliği    sonucu    gerçekleşen    etkinlikler    oldu.    Yeni kaymakamımız   Eren   Arslan   da   şenliğin   en   iyi   şekilde   geçmesi   için Kaymakamlığın     kurumsal     önderliğini     en     iyi     şekilde     hayata geçiriyor.     Şenlik     her     yıl     bir     öncekini     aşarak     gelişiyor     ve kurumsallaşıyor.   Milas   Belediye   Başkanı   Muhammet   Tokat   ta,   bu şenliklerin en aktif aktörlerinden birisi… Milaslılar   ellele   verdiği   zaman   kentlerinin   ürünlerini   marka yapma   ve   tanıtmada   önemli   başarılar   elde   ediyorlar.   Zeytin   hasat şenlikleri    bunun    en    güzel    örneği.    Bu    sayede    Milas    kabuğunu kıracak ve gelişecektir!  (19.11.2017) Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Araştırmacı - Yazar
www.milas.org.tr    
Facebook sayfamız yayına başladı.

NÇT’nin Milas Yazıları

NÇT’nin Öyküleri

NÇT’nin Kitapları

NÇT’nin Özyaşamı

NÇT

NÇT’nin Makaleleri

Diğer sayfalar için tıklayınız Diğer sayfalar için tıklayınız