GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
Bazı    şeyler    almak    için    büyük    markete girdim.         Alacaklarımı,         aldım.         Çıkıştaki kasalardan   birindeyim.   Diğer   kasada   ise   anne ile   6-7   yaşlarında   kızı,   aldıklarını   kasiyer   kızın önüne   koydular.   Küçük   kız,   kendisi   için   çikolata gibi    çok    sayıda    tatlı    yiyecekler    seçmişti.    Her çeşitten    2’şer,    3’er    tane    almıştı.    Kasiyer    kız, bunları    barkod    makinesine    okutacağı    sırada, anne ile kızı tartışmaya başladı: Anne:    “Bu    çikolata    olmaz,    bunlar    çok. Hem bunlar sana zararlı!” Kız     nazlanmaya     başladı;     dudaklarını büzdü,   yüzünü   astı,   boynunu   büktü,   kollarını göğsünde kenetledi;       “Anneee yaaa!” Anne        kızının        boyun        bükmesine, üzülmesine dayanamadı.  “Hadi madem bir tane olsun.” Sıra    başkasına    geldi,    anne    yine    olmaz dedi.   Kız  yine  boynunu  büktü,   yüzünü  astı, dudaklarını  büzdü.  Anne  kızının   üzülmesine 
 yine dayanamadı. “Hadi   madem   ondan   da   bir   tane   olsun,” dedi, kızını üzmemek için. Küçük    kızın    seçtiklerinin    hepsinde    bu diyaloglar yaşandı, anne ile kızı arasında. Küçük   kız   marketten   alışveriş   sepetine doldurduklarının             hepsini             annesine aldıramamıştı      ama      az      da      olsa      hoşuna gidenlerden   birer   tanesi   alınmıştı.   Bu   market ziyaretinden kârlıydı. Aldıklarını,    poşetlere    koydular.    Küçük kız      marketten      neşe      içinde      çıktı.      Yüzü gülüyordu.    Ellerinde    alışveriş    poşetleri,    yan yana     yürürlerken,     annesine     bakarak     şöyle dedi;  “Bu çocuklar da çok oluyor, yani!” Anne,   kızına   gülümseyerek   baktı,   bir   şey demedi. İçinden,   “Seni   gidi   küçük   cadı,   seni!”   diye geçirdi. Kasiyer   kız,   küçük   kızın   bu   söylediklerini duymuştu. Gülümseyerek şöyle dedi: “Şimdiki çocuklar başka!” Kız,   oyun   oynar   gibi   hopluyor   zıplıyor; eteklerini    savurarak,    neşe    içinde    annesinin yanında   şehrin   en   işlek   caddesi   olan   Süsü   Yolu olarak      bilinen      Atatürk      Bulvarına      doğru yürüyordu… Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
www.milas.org.tr  

BU ÇOCUKLAR DA ÇOK OLUYOR!

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ’nin Öyküleri (13)

NÇT’nin Milas Yazıları

NÇT’nin Öyküleri

NÇT’nin Kitapları

NÇT’nin Özyaşamı

NÇT

NÇT’nin Makaleleri

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017

BU ÇOCUKLAR DA ÇOK OLUYOR!

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ’nin Öyküleri (13)

Bazı   şeyler   almak   için   büyük   markete   girdim.   Alacaklarımı, aldım.   Çıkıştaki   kasalardan   birindeyim.   Diğer   kasada   ise   anne   ile 6-7   yaşlarında   kızı,   aldıklarını   kasiyer   kızın   önüne   koydular.   Küçük kız,   kendisi   için   çikolata   gibi   çok   sayıda   tatlı   yiyecekler   seçmişti. Her   çeşitten   2’şer,   3’er   tane   almıştı.   Kasiyer   kız,   bunları   barkod makinesine okutacağı sırada, anne ile kızı tartışmaya başladı: Anne:    “Bu    çikolata    olmaz,    bunlar    çok.    Hem    bunlar    sana zararlı!” Kız    nazlanmaya    başladı;    dudaklarını    büzdü,    yüzünü    astı, boynunu büktü, kollarını göğsünde kenetledi;       “Anneee yaaa!” Anne kızının boyun bükmesine, üzülmesine dayanamadı.  “Hadi madem bir tane olsun.” Sıra    başkasına    geldi,    anne    yine    olmaz    dedi.            Kız        yine      boynunu  büktü,   yüzünü  astı, dudaklarını  büzdü.  Anne  kızının   üzülmesine yine dayanamadı. “Hadi    madem    ondan    da    bir    tane    olsun,”    dedi,    kızını üzmemek için. Küçük   kızın   seçtiklerinin   hepsinde   bu   diyaloglar   yaşandı, anne ile kızı arasında. Küçük    kız    marketten    alışveriş    sepetine    doldurduklarının hepsini     annesine     aldıramamıştı     ama     az     da     olsa     hoşuna gidenlerden     birer     tanesi     alınmıştı.     Bu     market     ziyaretinden kârlıydı. Aldıklarını,   poşetlere   koydular.   Küçük   kız   marketten   neşe içinde   çıktı.   Yüzü   gülüyordu.   Ellerinde   alışveriş   poşetleri,   yan   yana yürürlerken, annesine bakarak şöyle dedi;  “Bu çocuklar da çok oluyor, yani!” Anne, kızına gülümseyerek baktı, bir şey demedi. İçinden, “Seni gidi küçük cadı, seni!” diye geçirdi. Kasiyer     kız,     küçük     kızın     bu     söylediklerini     duymuştu. Gülümseyerek şöyle dedi: “Şimdiki çocuklar başka!” Kız,   oyun   oynar   gibi   hopluyor   zıplıyor;   eteklerini   savurarak, neşe   içinde   annesinin   yanında   şehrin   en   işlek   caddesi   olan   Süsü Yolu olarak bilinen Atatürk Bulvarına doğru yürüyordu… Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ
www.milas.org.tr    
Facebook sayfamız yayına başladı.

NÇT’nin Milas Yazıları

NÇT’nin Öyküleri

NÇT’nin Kitapları

NÇT’nin Özyaşamı

NÇT

NÇT’nin Makaleleri

Diğer sayfalar için tıklayınız Diğer sayfalar için tıklayınız