GSM: 0.542.535 51 71   |   e-Posta:                     
Huri,   Milas’ın   ilginç   tiplerinden   birisiydi. Onu,       Cumhuriyet       Caddesinde,       Kadıağa Caddesinde    veya    herhangi    bir    yerde    avazı çıktığı      kadar      bağırırken      duyardınız…      O, birilerine   bağırırken,   etrafındaki   insanlar   onu ilgiyle    seyrederler.    Onu    tanımayanlar,    acaba bu   kadın   kime   ve   neden   bağırıyor   diye   merak ederdi.   Onun   ağzından   çıkan   sözler   ise   öfke   ve nefret   doludur.   Küfürlü   sözlerdir,   onlar.   Onu tanıyanlar,   onun   kime   niçin   bağırdığını   bilirler. Onu     tanımayanlar     ise     onun     bu     canhıraş bağırmalarına,     yerden     taş     alıp     karşısındaki masum     hedefinin     üzerine     fırlatmasına     bir anlam    veremezler.    Huri’nin,    sanki    karşısında bir     düşmanı     varmış     gibi     yerden     taş     alıp fırlatması    ise,    bazen    tehlikeli    durumlar    da yaratıyordu. Ona    “Deli    Huri”    de    derler.    İsmi    belki Huriye    ama    kısaltılmışı    olarak    Huri    derlerdi. Yaşlıca   ve   zayıf   bir   kadındı.   Sol   tarafına   doğru kaykılarak     dururdu.     Yürürken     sol     tarafına doğru      aksayarak      yürürdü.      Belki      de      sol ayağında    aksama    olduğu    için    böyleydi,    bu. Başında,    kirli,    omuzlarından    aşağıya    beline doğru    sarkan    damalı    basmadan    başörtüsü olurdu     hep.     Sigarası     ağzından     hiç     eksik olmazdı.    O    caddede    gayet    sakin    yürürken birini   gördüğü   zaman   hemen   parlar,   öfkelenir ve    bağırmaya    başlardı.    Onun    bu    şekilde    ani çıkışları,    karşındakine    bağırmaya    başlaması, caddede     yürüyenler     arasında     bir     şaşkınlık dalgası yaratırdı. Onun      tepkisinin      ve      bağırmalarının sözleri          şöyle          olurdu:          “Orospuuuu!, Kaltaaakkkkk!”       Bu,       onun       hemcinslerine, kadınlara     karşı     kullandığı     tepki     sözleriydi. Onun     erkeklere     karşı     bir     tavrı,     bağırması olmazdı.      O      bu      tepkisini      kadınlara      karşı gösterirdi   hep.   Huri,   caddede   yürürken;   güzel, makyajlı    ve    şık    giyimli    bir    bayan    gördüğü zaman,   avazı   çıktığı   kadar   bağırırdı:   “Or..puuu!, K..taaakkkk!”   Huri,   ayakta   durur,   hafif   soluna doğru    yaslanarak,    bu    sözler    ağzından    ardı ardına   dökülürdü   onun.   Huri   bağırırken,   onun bu   haykırışları,   Milas’ın   bir  başka  yerinden
rahatlıkla    duyulurdu.    Huri,    o    anda,    yerde, bağırdığı   kişiye   fırlatacağı   bir   şey   bulursa,   onu alır   var   gücüyle,   karşısındakinin   üzerine   doğru atardı.   Attığı   sert   bir   cisimse,   o   anda   tehlikeli bir durum yaratırdı Huri… Huri’nin   bu   bağırış-çığırışları   uzun   süre Milas   cadde   ve   sokaklarında   yankılandı.   Huri’yi gören   bayanlar   onun   hışmına   uğramamak   için ya    hızlı    hızlı    yanından    geçer    ya    da    yolunu değiştirirdi.     Güzel     ve     şık     bir     bayanın     her zaman   Huri’nin   hışmına   uğraması   olasıydı.   Bir bayanın    onunla    karşılaşması,    bir    tehlikeyle karşı      karşıya      gelmesi      demekti.      Tehlikeyi herhangi         bir         tepkiyle         karşılaşmadan           savuşturanlar,    derin    bir    oh    çekiyordu.    Ben Huri’nin   bu   bağırışlarına   hep   Ziraat   Bankasının önünde    rastlardım.    Huri,    Bankanın    önünde durur,        karşısındakine        doğru        bağırırdı: “Or..puuuu!,    K..taaakkkk!”    Ziraat    Bankasının önü,     sanki     onun     saldırı     üssüydü…     Etrafta herkes      toplanmış,      tek      kişilik      bir      tiyatro oyununu      izler      gibi      onu      izlerdi.      Huri’nin tepkisini   çeken   o   güzel   ve   şık   giyimli   bayanlar ise   hiçbir   şeyden   habersiz   onun   etki   alanında bulunuyorlardı… “Deli     Huri”,     güzel     bayanları     görünce neden   böyle   davranıyor,   neden   onlara   zarar verecek    kadar    bir    tepkide    bulunuyor,    bunu kimse        bilmiyor.        O        sadece,        Milas’ın caddelerinde     avazı     çıktığı     kadar     bağıran, ağzından   o   küfürlü   sözlerin   çıktığı   bir   figürdür veya    bir    oyuncudur…            Vaktiyle    mutlu    bir evliliği   varken,   bu   evlilik   mutsuzlukla,   kötü   bir olayla      mı      sonuçlanmıştı?      Onun      yuvası, bağırdığı   güzel   ve   şık   bayanların   örneğindeki biri    tarafından    mı    yıkılmıştı    acaba?    Bunları kimse    bilmiyor.    Bu    tür    soruları,    Huri’nin    bu davranışının       nedeni       ne       olabilir       diye, çoğaltmak    mümkün…    Huri’nin    başından    ne geçti,   Huri   nasıl   bir   travma   yaşadı   da   Milas’ın caddelerindeki    o    şık    giyimli,    kibar    ve    güzel bayanlar   farkında   olmadan   onun   düşmanı   ve hedefi olmuşlardı… Huri,     şimdi     Milas’ta     yok.     Onun     bir Huzurevine    yerleştirildiği    söylenildi.    Hayatta mıdır, değil midir, bilinmiyor. Milas,   ilginç   insan   tiplerinin   yer   aldığı   bir yer...   Bu   insan   tipleri,   bizim   şehrimizin   insan manzaralarıdır.     Bu     konuda,     yazılacak/tasvir edilecek    çok    insanımız    var.    Aslında    onlar; bizim    toplumsal    yaşam    kültürümüzün    birer parçası,      yaşantımızın      farklı      renkleri      ve desenleri… Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ
© Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ / Milas - 2017
www.milas.org.tr  

HURİ…

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ’nin Öyküleri (5)

NÇT’nin Milas Yazıları

NÇT’nin Öyküleri

NÇT’nin Kitapları

NÇT’nin Özyaşamı

NÇT

NÇT’nin Makaleleri

GSM: +90.542.535 51 71   |   e-Posta: nctmilas@gmail.com
© Nevzat Çağlar Tüfekçi / Milas - 2017
Huri,   Milas’ın   ilginç   tiplerinden   birisiydi.   Onu,   Cumhuriyet Caddesinde,   Kadıağa   Caddesinde   veya   herhangi   bir   yerde   avazı çıktığı    kadar    bağırırken    duyardınız…    O,    birilerine    bağırırken, etrafındaki    insanlar    onu    ilgiyle    seyrederler.    Onu    tanımayanlar, acaba   bu   kadın   kime   ve   neden   bağırıyor   diye   merak   ederdi.   Onun ağzından     çıkan     sözler     ise     öfke     ve     nefret     doludur.     Küfürlü sözlerdir,    onlar.    Onu    tanıyanlar,    onun    kime    niçin    bağırdığını bilirler.   Onu   tanımayanlar   ise   onun   bu   canhıraş   bağırmalarına, yerden      taş      alıp      karşısındaki      masum      hedefinin      üzerine fırlatmasına   bir   anlam   veremezler.   Huri’nin,   sanki   karşısında   bir düşmanı   varmış   gibi   yerden   taş   alıp   fırlatması   ise,   bazen   tehlikeli durumlar da yaratıyordu. Ona   “Deli   Huri”   de   derler.   İsmi   belki   Huriye   ama   kısaltılmışı olarak   Huri   derlerdi.   Yaşlıca   ve   zayıf   bir   kadındı.   Sol   tarafına   doğru kaykılarak     dururdu.     Yürürken     sol     tarafına     doğru     aksayarak yürürdü.   Belki   de   sol   ayağında   aksama   olduğu   için   böyleydi,   bu. Başında,   kirli,   omuzlarından   aşağıya   beline   doğru   sarkan   damalı basmadan    başörtüsü    olurdu    hep.    Sigarası    ağzından    hiç    eksik olmazdı.   O   caddede   gayet   sakin   yürürken   birini   gördüğü   zaman hemen   parlar,   öfkelenir   ve   bağırmaya   başlardı.   Onun   bu   şekilde ani      çıkışları,      karşındakine      bağırmaya      başlaması,      caddede yürüyenler arasında bir şaşkınlık dalgası yaratırdı. Onun    tepkisinin    ve    bağırmalarının    sözleri    şöyle    olurdu: “Orospuuuu!,   Kaltaaakkkkk!”   Bu,   onun   hemcinslerine,   kadınlara karşı   kullandığı   tepki   sözleriydi.   Onun   erkeklere   karşı   bir   tavrı, bağırması   olmazdı.   O   bu   tepkisini   kadınlara   karşı   gösterirdi   hep. Huri,   caddede   yürürken;   güzel,   makyajlı   ve   şık   giyimli   bir   bayan gördüğü      zaman,      avazı      çıktığı      kadar      bağırırdı:      “Or..puuu!, K..taaakkkk!”   Huri,   ayakta   durur,   hafif   soluna   doğru   yaslanarak, bu   sözler   ağzından   ardı   ardına   dökülürdü   onun.   Huri   bağırırken, onun   bu         haykırışları,         Milas’ın         bir      başka      yerinden   rahatlıkla duyulurdu.   Huri,   o   anda,   yerde,   bağırdığı   kişiye   fırlatacağı   bir   şey bulursa,    onu    alır    var    gücüyle,    karşısındakinin    üzerine    doğru atardı.   Attığı   sert   bir   cisimse,   o   anda   tehlikeli   bir   durum   yaratırdı Huri… Huri’nin    bu    bağırış-çığırışları    uzun    süre    Milas    cadde    ve sokaklarında    yankılandı.    Huri’yi    gören    bayanlar    onun    hışmına uğramamak    için    ya    hızlı    hızlı    yanından    geçer    ya    da    yolunu değiştirirdi.   Güzel   ve   şık   bir   bayanın   her   zaman   Huri’nin   hışmına uğraması   olasıydı.   Bir   bayanın   onunla   karşılaşması,   bir   tehlikeyle karşı    karşıya    gelmesi    demekti.    Tehlikeyi    herhangi    bir    tepkiyle karşılaşmadan          savuşturanlar,     derin     bir     oh     çekiyordu.     Ben Huri’nin      bu      bağırışlarına      hep      Ziraat      Bankasının      önünde rastlardım.   Huri,   Bankanın   önünde   durur,   karşısındakine   doğru bağırırdı:   “Or..puuuu!,   K..taaakkkk!”   Ziraat   Bankasının   önü,   sanki onun   saldırı   üssüydü…   Etrafta   herkes   toplanmış,   tek   kişilik   bir tiyatro   oyununu   izler   gibi   onu   izlerdi.   Huri’nin   tepkisini   çeken   o güzel   ve   şık   giyimli   bayanlar   ise   hiçbir   şeyden   habersiz   onun   etki alanında bulunuyorlardı… “Deli      Huri”,      güzel      bayanları      görünce      neden      böyle davranıyor,     neden     onlara     zarar     verecek     kadar     bir     tepkide bulunuyor,   bunu   kimse   bilmiyor.   O   sadece,   Milas’ın   caddelerinde avazı   çıktığı   kadar   bağıran,   ağzından   o   küfürlü   sözlerin   çıktığı   bir figürdür   veya   bir   oyuncudur…         Vaktiyle   mutlu   bir   evliliği   varken, bu   evlilik   mutsuzlukla,   kötü   bir   olayla   mı   sonuçlanmıştı?   Onun yuvası,     bağırdığı     güzel     ve     şık     bayanların     örneğindeki     biri tarafından    mı    yıkılmıştı    acaba?    Bunları    kimse    bilmiyor.    Bu    tür soruları,     Huri’nin     bu     davranışının     nedeni     ne     olabilir     diye, çoğaltmak   mümkün…   Huri’nin   başından   ne   geçti,   Huri   nasıl   bir travma   yaşadı   da   Milas’ın   caddelerindeki   o   şık   giyimli,   kibar   ve güzel     bayanlar     farkında     olmadan     onun     düşmanı     ve     hedefi olmuşlardı… Huri,   şimdi   Milas’ta   yok.   Onun   bir   Huzurevine   yerleştirildiği söylenildi. Hayatta mıdır, değil midir, bilinmiyor. Milas,   ilginç   insan   tiplerinin   yer   aldığı   bir   yer...   Bu   insan tipleri,     bizim     şehrimizin     insan     manzaralarıdır.     Bu     konuda, yazılacak/tasvir   edilecek   çok   insanımız   var.   Aslında   onlar;   bizim toplumsal   yaşam   kültürümüzün   birer   parçası,   yaşantımızın   farklı renkleri ve desenleri… Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ

HURİ…

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ’nin Öyküleri (5)

www.milas.org.tr    
Facebook sayfamız yayına başladı.

NÇT’nin Milas Yazıları

NÇT’nin Öyküleri

NÇT’nin Kitapları

NÇT’nin Özyaşamı

NÇT

NÇT’nin Makaleleri

Diğer sayfalar için tıklayınız Diğer sayfalar için tıklayınız